71 milyon seyirci, 870 milyon TL gişe!

71 milyon seyirci, 870 milyon TL gişe!

Ali Rıza ÖzkanSözleri ve bestesi İlhan Şeşen’in “Ankara’dan abim gelmiş, evde bir bayram havası'' kıvamına geldi Türk sineması. 2014’den beri “beklenen çıkışı'' yapıp, 2017’de tam 71.188.594 seyirci ve 870.773.224...

Ali Rıza Özkan

Sözleri ve bestesi İlhan Şeşen’in “Ankara’dan abim gelmiş, evde bir bayram havası'' kıvamına geldi Türk sineması. 2014’den beri “beklenen çıkışı'' yapıp, 2017’de tam 71.188.594 seyirci ve 870.773.224 TL gelirle bir önceki seneye göre % 22.1 artış kaydederek tüm zamanların en büyük kazancına ulaşmış, sinemamız.

Sevinelim mi? Bayram etmek için yeterli sebebimiz var mı? O halde; çalsın sazlar, oynasın kızlar mı?

Hayır, hayır! Türk sinemasının başarısını üç kuruşluk kazanca bağlayanların bu yazıyı bundan sonra okumasına gerek yok. Sinema parayla yapılır, ama sinema para demek değildir. Bunu anlamayan, onaylamayan için bu yazının bundan sonraki kısmı, “felsefesine taban tabana zıt'' görüşler içerecektir. O nedenle, yol yakınken, dönmesini tavsiye ederim. Biz, sinemayı paradan daha değerli, daha yüksek değerlerin işlendiği sanat alanı olarak gören okuyucularla devam edelim.

İSTATİSTİK YANILGISI: KÂR DEĞİL, ZARARDAYIZ!
Ama, önce, istatistik yanılgısını ortaya koyalım. 2010 ile 2017 yılları arasında sinemamızın büyümesi paçal olarak % 9’dur. Bu demektir ki, eğer ekonomik krizden ve terörden etkilenmese idi, 2010’da 41.534.146 olan seyirci sayımız şu anda en az 75.229.474 olması gerekirdi. Yani, seyirci sayımız kendi mecrasındaki doğal gelişimi ile gerçekte olması gereken yerden ortalama % 5 daha az bir seyirci sayısına ancak ulaşabilmiş. Gelirlerde de, doğal artışı içerisinde en az 920 milyon TL’ye ulaşması gereken kazancın yaklaşık % 6 daha aşağı bir seviyede kaldı. Ekonomik durum ve özellikle de son iki yılın terör saldırılarının verdiği tahribat olarak bu veriyi kayda geçirelim. Ve, “zamanında'' terör tahribatını öngörerek, Sayın Nabi Avcı’ya sinemaya ek fon ayrılması yönündeki önerimizin dikkate alınmadığını da!

İktisadi incelemede, Türk Sineması’nın ortalama gelişimini yakalayamadığını gördük. Peki, sanatsal yaratıcılık alanında neler oldu, oradaki başarılarımıza da bakalım.

FESTİVALLER İPTAL REKORU DA 2017’NİN!
Türk Sineması’nın “emekçisi'' sıfatını her yönüyle hak eden Hayri Çölaşan’ın uzun yılların birikimi ve emeği ile her yıl yayınladığı verilerden aldığım bazı bilgileri paylaşmak istiyorum. Daha detaylı olarak incelemek isteyenler, çalışmayı (

Önceki ve Sonraki Haberler
ABC Kritik