ABC Kitap / Yeni Çıkanlar - 10 Eylül 2018

ABC Kitap / Yeni Çıkanlar - 10 Eylül 2018

ABC Kitap''a ulaşmak için iletişim: [email protected]

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için "Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" oluşturdular. Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan, tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

YENİ ÇIKANLAR

Nikolay Semyonoviç Leskov

ÇELİK PİRE

Çeviren:Kayhan Yükseler

Yapı Kredi Yayınları

“Lütfen, gelip bakın! Bu kerataların İngiliz piresinin ayaklarını nasıl nalladıklarını bir görün!”

Maksim Gorki'nin, adını Tolstoy, Gogol, Gonçarov gibi Rus edebiyatının ünlü tür yaratıcılarıyla birlikte andığı Leskov, Rus hayatının geniş bir panoramasını yaratan ilk yazarlardan biriydi; metinleri folklorla, masallarla, efsanelerle, şarkı ve atasözleriyle doluydu. Eserlerinde toprak sahipleri, aydınlar, askerler, köylüler, tüccarlar, Çingeneler, nihilistler, rahipler gibi farklı sosyal sınıflardan insanlara yer veren Leskov, “anlatıcı”-“skaz” tekniği kullanarak Rus edebiyatına canlı ve renkli bir anlatım dili kazandırmıştı. Değeri uzun zaman sonra anlaşılan Leskov'un pek çok eseri sinemaya ve tiyatroya uyarlandı.

On bir öykünün yer aldığı bu derlemede, Rus ulusal duygularının yoğun biçimde hissedildiği “Solak”ta emeğin, alın terinin kutsallığı ve yurt sevgisi; “Nöbetçi”de özveri ve iyilik; “Vahşi Hayvan”da ayı ile bakıcısı arasında derin dostluk ve vahşet; “Peruk Sanatçısı”nda toprağa bağlı kölelik sistemi ve “Mühürlü Melek”te dostluk, inanç ve mezhep farklılığının getirdiği hoşgörüsüzlük temaları yer alıyor.

348 s.

İstanbul 2018

*

Henry James

YÜREK BURGUSU

Çeviren:Egemen Özkan

İhaki Yayınları

“Son yüz senede yazılmış en iyi doğaüstü korku romanlarından biri.”

- Stephen King

Üç kere Nobel Edebiyat Ödülü'ne aday gösterilen Henry James, İngiliz dilinin en önemli yazarlarından biri. Bir gotik eser olan Yürek Burgusu da ustaca kurgulanmış karakterleri ve uğursuz atmosferiyle, edebiyattaki en meşhur hayalet anlatılarından.

Genç bir mürebbiye iki çocuğa eğitim vermek için kırsaldaki bir konağa yerleşir. İki hayaletin, kendilerini göstermeye başlamasıyla konakta geçen mesut günler giderek daha tekinsiz bir hal alır. Çocukları bu korkunç görüntülerden korumaya çalışan mürebbiyeyse hayaletlerden daha korkunç bir gerçeklikle yüzleşmek zorunda kalacaktır. Bu hayaletler mürebbiyenin sanrılarından mı ibarettir yoksa konak gerçekten lanetli midir?

144 s.

İstanbul 2018

*

Figen Şahin

İKİNCİ EL UMUTLAR

Epsilon Yayınları

Bazen geçmişin hikâyeleri hayatlarına nesnelerde devam ederler. Dedenin anısı cep saatinde yaşar. Vefat eden bir eşin askerlik mektupları gençlik aşkının rüzgârını tekrar estirir.
Aslında hayat hiçbir zaman geçmişten kopmaz, yalnızca insanlar dünle olan bağlarını unuturlar.

Figen Şahin tarihe eski kitapların, mektupların sayfalarından bakarak sürükleyici, dokunaklı ve şaşırtıcı bir hikâye kuruyor. Okurken hem gülecek, hem hüzünlenecek hem de büyük keyif alacaksınız.

Kendi geçmişini bilmeyen yirmi iki yaşındaki Ada, sahaflarda bulduğu kitapların arasında sıkışmış kalmış notlarla mektupların peşine düşmeyi, onların sahiplerine ulaşıp hikâyelerini öğrenmeyi çok seviyor. Biraz da olsa, kendi hayatındaki boşluğu doldurmuş, yalnızlığını perçinlemiş oluyor böylece.
Bir gün öyle bir mektupla karşılaşıyor ki orada gördüğü aşk, acı ve gizem onu hiç tahmin edemediği ölçüde etkiliyor ve Ada, ilk âşık olduğu adamı da peşinden sürükleyerek kendini bu hikâyenin kahramanlarını bulmaya adıyor. Ancak o sırada, asıl kendi geçmişindeki büyük sır perdesi aralanıyor ve hayatını derinden etkileyecek büyük sürprize doğru giderek yaklaşıyor.

230 s.

İstanbul 2018

*

Steven Rose

21.YÜZYILDA BEYİN

Çeviren: Levent Can Yılmaz

Ginko Kitap

Londra'daki Açık Üniversite Beyin Araştırmaları grubunun kurucusu olan Steven Rose, 21. Yüzyılda Beyin kitabında yaşamın ilk ortaya çıktığı dönemlerden günümüz kompleks toplumlarına beyni ortaya çıkaran evrimci köklerin keşfine çıkıyor; diğer canlılarla farklılık ve benzerliklerini ortaya koyuyor. Daha ötesi; beynin, tek bir döllenmiş yumurtadan o akıl almaz derecede karmaşık bir organ haline nasıl geldiğini açıklıyor. Sonra da son bilimsel araştırmaları, en son bilgi ve teknikleri gözden geçirerek sorusunun peşine düşüyor: Gelecek insan beyni için elinde neler tutuyor?

400 s.

İstanbul 2018

*

Stefan Zweig

LYON’DA DÜĞÜN

Çeviren:Gülperi Sert

İş Bankası Kültür Yayınları

Lyon'da Düğün Fransız Devrimi sırasında yaşanan kargaşa ve zulüm günlerinde ölüme yaklaşan insanlara umut veren bir aşkın hikâyesidir. 1793'te kentte kurşuna dizilmeyi bekleyen karşı devrimcilerin toplandığı hapishane tuhaf bir nikâha sahne olur. İki Yalnız İnsan, acı çeken iki çaresiz insanı buluşturur. Birinin yüreğinden kopan çığlık diğerininkinde karşılık bulurken, farkında olmadan birbirlerinin yıllar süren yalnızlığına son verirler. Wondrak ise yazarın savaş karşıtı yapıtlarından biridir. Bohemya'nın küçük bir kentinde çirkinliğiyle sürekli alaya maruz kalan bir kadın tecavüze uğradıktan sonra doğurduğu çocuk sayesinde yaşama tutunmuştur, ama patlak veren Birinci Dünya Savaşı yüzünden oğlunu askere alarak ondan koparmaları söz konusudur. Zweig bu öykülerde toplum dışına itilmiş karakterleri üzerinden insanlık durumunu analiz eder. Karakterlerinin başlarından geçenler “yazgı” değil, insanlığın iflasının sonucudur.

56 s.

İstanbul 2018

*

Viktor E. Frankl

DUYULMAYAN ANLAM ÇIĞLIĞI

Psikoterapi ve Hümanizm

Çeviren:Selçuk Budak

Totem Yayıncılık

Bu kitapta, logoterapinin öncüsü Viktor E. Frankl, kitle nevrozu boyutuna ulaşan varoluşsal boşluğun altını çiziyor. İnsanın anlam arayışı; terapide bulunması gereken ve terapinin amacını oluşturması göz ardı edilemeyecek bir durumdur. Yazar bu görüşünü örnekler vererek desteklemektedir. Örneğin; Amerika'da intihar girişiminde bulunmuş üniversite öğrencileriyle yapılan ankette, katılanların çoğu girişim nedenlerini ‘yaşamın anlamsızlığına' bağlamaktadırlar. Üstelik sosyal açıdan aktif, aile ilişkileri iyi ve akademik anlamda başarılı olmalarına rağmen.

Bu durum sadece üniversite çevresiyle sınırlı kalmamaktadır. İnsan, her imkâna sahip olsa bile anlamı yakalayamadığında doyuma ulaşamamaktadır. Frankl'a göre her vaka için geçerli olmasa da ‘insanın anlam arayışı' ortaya çıktığı durumda, geleneksel psikoterapi yetersizdir ve insana yaşam anlamını katmadan onu iyileştiremeyebiliriz. İyi koşullara rağmen mutsuz olanların yanında, kitapta yer alan mektupta olduğu gibi, tüm zorluklara rağmen mutlu olanlar da vardır. Bir hükümlü, hapishanede gelişebildiğini ve daha mutlu olduğunu vurgulamaktadır.

Bir yanda başarılı, sosyal, aile ilişkileri iyi gençlerin intiharı söz konusuyken öte yanda hapishanede, öncesinden daha mutlu bir insandan söz etmekteyiz. Frankl'ın değinmek istediği durum; insana hayatı için anlam kazandırmadığımız sürece onun için yaptığımız terapi eksik kalmaktadır. Her durum için geçerli olmasa da kişinin nevrozu ortadan kalkmışsa ve ‘boşluk' durumunu dolduramadıysa o kişiyi iyileştirmiş olmuyoruz.

Yazar şöyle diyor: “Freud, Prenses Bonaparte'a yazdığı mektubunda şöyle yazmış: ‘Kişi, yaşamın anlamını veya değerini sorguladığı an, hastadır.' Oysa ben, yaşamın anlamını merak eden bir insanın, ruh hastalığını dışa vurmaktan çok, insanlığını kanıtladığına inanıyorum.”

168 s.

İstanbul 2018

*

George Orwell

EDEBİYAT ÜZERİNE

Çeviren:Yunus Çetin

Sel Yayıncılık

Eserlerinde gerçek yaşamın çetin çelişkilerini, çarpıklık ve zorluklarını yansıtma cesaretini gösteren George Orwell, Edebiyat Üzerine'de bu kez edebiyat dünyasının içyüzünü gözler önüne seriyor. Hayvan Çiftliği'nin yazım sürecinden kitabın yayıncılar tarafından ilk etapta neden ve nasıl reddedildiğine, mevcut edebiyat eleştirilerinin niteliğinden yeni kelimeler türetme imkânlarına, Tolstoy'dan James Joyce'a pek çok konu ve kişi hakkında kalem oynatırken tarihi ve edebi bir kılavuz sunuyor.

Dönemin sanat akımlarına, önde gelen eserlerine, edebi tartışmalarına ve siyaset- edebiyat ilişkisine odaklanan, iktidar karşısında entelektüelin ikilemlerini ele alan ya da “Kitaplar çok mu pahalı?” başlıklı bir tartışmaya taraf kılan çok yönlü bir derleme.

Edebiyat dehlizlerinde gezinmekten keyif alan okurlar için...

165 s.

İstanbul 2018

*

Otto Rank

HAKİKAT VE GERÇEKLİK

Çeviren:Şirin Etik

Pinhan Yayıncılık

Sigmund Freud'un hem şahsına hem öğretilerine en sadık isimlerin başında gelen Otto Rank belki de tıp eğitimi almadığı için Psikanaliz Cemiyetinin diğer üyelerinden ayrışmış ve daha çok felsefeyi, edebiyatı ve sanatı ilgilendiren eserler vermiştir. Rank'ın bu eserinde geliştirdiği irade psikolojisi, iç dünya ve dış dünya arasındaki ilişkileri, uyuşmaları, kopuşları ve çıkmazları Hakikat ve Gerçeklik ışığı altında inceler.

128 s.

İstanbul 2018

*

Ziya Selçuk, Enver Demirel Yılmaz

EBEVEYN BENİM

Dokuz Tip Mizaç Modeli’ne Göre Ebeveyn-Çocuk İlişkileri

Mizmer Yayınları

- “Kitaplarda yazan veya uzmanlardan duyduğum tüm önerileri uyguluyorum ama maalesef her çocuk bir değil ki! Bizimkine ne yapsam işlemiyor”.

- “Çünkü çocuğunuz o kitapta yazan çocuk değil. Siz de oradaki ebeveyn değilsiniz... Dolayısıyla ‘her çocuk için' genel geçer doğru kabul edilen öneriler, sizin ailenizde etkili olmayabilir”

“Her çocuk için değil de, sizin çocuğunuz için doğru olan davranış/yaklaşımın hangisi olduğunu nasıl bilebilirsiniz?” “Çocuğunuzun zaten doğuştan sahip olduğu olumlu potansiyellerini nasıl ortaya çıkarabilir, sağlıklı kişilik gelişimine nasıl destek olabilirsiniz?” “Çocuğunuza hangi değerleri mutlaka edindirmelisiniz?” “İstenmeyen davranışların önlenmesi adına nasıl bir yaklaşım sergilemelisiniz” veya “çocuğunuzun istenmeyen/uyumsuz davranışları karşısında ne yapmalısınız?”

Eğitim alanında uzman Dr. Ziya Selçuk ve Psikiyatri alanında uzman Dr. Enver Demirel Yılmaz, Dokuz Tip Mizaç Modeli'ne dayalı olarak özenle hazırlanan “Ebeveyn Benim” kitabında sizinle birlikte bu sorulara cevap aradılar. Üstelik diğer kitaplardan farklı olarak; tüm çocuk ve ebeveynler için doğru olan standart bir yaklaşım değil, “sizlerin ve çocuğunuzun mizaç tipine özgü” bir yaklaşım benimseyebilmeniz için uzmanlık ve tecrübelerini birleştirdiler. Sizlere uygulanabilir yol haritaları sundular.

“Hangi mizaç tipindeki çocuk için hangi yaklaşım doğru ve yararlıdır?” sorusuna yanıt verebilecek olan bu kitap, anne-babalara; çocuklarının ve kendilerinin bireysel farklılıklarına uygun bir ebeveynlik tutumu belirlemede yol gösteren temel bir rehber olarak hazırlandı.

261 s.

İstanbul 2018

*

Daniel Chamovitz

BİTKİLERİN BİLDİKLERİ

Çeviren:Gürol Koca

Metis Yayınları

Betonun giderek yeşili yuttuğu günümüzde bile her daim bitkilerle iç içeyiz: Evlerimizi, balkonlarımızı onlarla süslüyor, sokaklarda yanlarından geçiyor, parklarda onları seyre dalıyoruz. Peki ama bitkilerin nasıl bir dünyası olduğunu hiç düşünüyor muyuz?

Bu kitapta biyolog Daniel Chamovitz bitkilerin dünyayı nasıl deneyimlediklerini inceliyor. Charles Darwin ve çağdaşlarından günümüz biliminsanlarına kadar birçok yaratıcı zihnin tasarladığı deneyler ışığında, bitkilerin görme, koklama, duyma, dokunma duyuları aracılığıyla neleri “bildiklerini” anlatıyor. Çeşitli kimyasallar sayesinde nasıl birbirleriyle “haberleştiklerini”, aşağıyla yukarıyı nasıl ayırt ettiklerini, dokunmaya nasıl tepki verdiklerini, neler “hatırladıklarını” ve çevrelerinin nasıl “farkında olduklarını” açıklıyor. Böylece bitkilerin pek az bildiğimiz zengin dünyasını tanımamıza ve dünyaya onların “gözlerinden bakmamıza” imkan tanıyor.

“Bundan sonra parkta yürüyüşe çıktığınızda durup kendinize sorun,” diyor Chamovitz. “Çimenlerin arasındaki karahindiba ne görüyor? Otlar hangi kokuları alıyor? Meşenin yapraklarına dokunun, ileride ona dokunulduğunu hatırlayacağını bilerek. Ama sizi hatırlamayacaktır. Sizse o ağacı hatırlayacak ve anısını her daim hafızanızda yaşatacaksınız.”

168 s.

İstanbul 2018

*

ABC Kitap