Abdurrahman Dilipak: Korkarım biz cahillerden ve zalimlerden olduk

Abdurrahman Dilipak: Korkarım biz cahillerden ve zalimlerden olduk

''Sakın başımıza gelen musibetler, düşmanın gücünden ve hilesinin keskinliğinden önce, bizim cahilliğimizden olmasın''

Gazeteci Abdurrahman Dilipak, bugünkü yazısında “Eğer bir toplum, Peygamberinin (sav) sadece; boyunu, kilosunu, şemailini, saçını nasıl taradığını merak ediyor, lakin Riba’yı nasıl ayakları altına aldığını, sömürüyü nasıl durdurduğunu, ırkçılığı, açıklık saçıklığı,  müstehcenliği,  pornoyu, fahşiyatı nasıl yasakladığını, putçuluğu nasıl yıktığı, israfı ve yolsuzluğu nasıl önlediğini, hiç merak etmiyorsa, o toplum; Peygamberini (sav) anlayamamış demektir” görüşünü dile getirdi.

“Eyvah, korkarım galiba 'biz cahillerden ve zalimlerden olduk'!?” diyen Dilipak, şöyle devam etti: Sakın başımıza gelen musibetler, düşmanın gücünden ve hilesinin keskinliğinden önce, bizim cahilliğimizden olmasın. Hani hak gelince batıl kaybolacaktı.(!?) Biz hakkın ve halkın gören gözü, işiten kulağı, tutan eli, haykıran sesi olmayı mı unuttuk yoksa. Helal-haram demeden dünya metaının peşine mi düştük yoksa! Dahası Riba tamam da, o anlayıştan yola çıkarak Riba’nın ikiz kardeşi enflasyonla nasıl baş edeceğini hiç düşünmüyorsa, orada ciddi bir sorun var demektir. Riba ile para babaları insanları soyuyor, enflasyon sonucu devalüasyon ile devlet baba soyuyor. Soyguncunun kimliği değil, soygunun kendisidir lanetlenen."

Dilipak, eleştirilerine şöyle devam etti:  “Kenarı Dicle’de bir kurt aşırsa bir koyunu, gelir adl-i İlahi sorar Ömer’den onu” diyorduk ya, ne oldu da yoksul iken bildiğimiz şeyleri, güç ve servet bize geçince unutuveriyoruz. Muktedir olmak, Mütrefin’lerden olmak, gözlerimizi kör, kulaklarımızı sağır mı ediyor yoksa. Eğer bir toplum; Peygamberlerini (sav) başkalarına anlatırken; gece namazıyla, açlıktan karnına bağladığı taşla, üzerinde uyuduğu hasırın yüzüne çıkardığı izle, yaşadığı hurma dallarından, kerpiçten yapılmış evle anlatıyor, lakin kendi hayatlarındaki; serpme kahvaltılarda, kadife kumaştan cübbelerle, lüks villalarda, devre mülklerde, beş yıldızlı otellerde, ihale salonlarında, son model araçlarda hayatlarını sürdürüyorsa, hep başkalarına anlattıkları bu Peygamberi hiç akıllarına getirmiyorlarsa o toplum; Peygamberini (as) anlayamamış demektir. "

Önceki ve Sonraki Haberler
Gündem