Adnan Oktar ve tarikatı siyasi partilere nasıl sızdı?

Adnan Oktar ve tarikatı siyasi partilere nasıl sızdı?

Yargıtay 8. Ceza Dairesi''nin 17 Mayıs 2007 tarih ve 2007/2934 – 2007/3877 sayılı kararında Adnan Oktar için ''Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurduğu'' ve örgütün faaliyetlerine devam ettiğini belirtildiği ortaya çıktı.

Kendisi ve tarikatı hakkında "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, çocukların cinsel istismarı, cinsel saldırı, reşit olmayanla cinsel ilişki, çocuğun kaçırılması veya alıkonulması, cinsel taciz, şantaj, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit, cebir, siyasi ve askeri casusluk, dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, özel hayatın gizliliğini ihlal, resmi belgede sahtecilik, Terörle Mücadele Kanunu'na muhalefet, iftira, halkı askerlikten soğutma, hakaret, suç uydurma, yalan tanıklık, nitelikli dolandırıcılık, Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet, rüşvet, eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi, eziyet, suçtan kaynaklı mal varlığı değerlerini aklama, özel hayatın gizliliğinin ihlali, kişisel verilerin kaydedilmesi, siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi, Terörle Mücadele Kanunu'na muhalefet, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'a muhalefet" suçlarından soruştuma açılan ve halen gözaltına bulunan Adnan Oktar'a bugün yöneltilen suçlamaların 11 yıl önce de bilindiği ancak davanın zaman aşımından düşürüldüğü ortaya çıktı.

Konuyu köşesine taşıyan Sözcü yazarı Saygı Öztürk, Oktar ve tarikatının siyasi partilere nasıl sızdığını yazdı. 

"Adnan Hocacılar partilere de sızmış" başlıklı yazısında, "Yargıtay 8. Dairesi'nin 2007 yılındaki kararında Adnan Oktar grubuyla ilgili önemli bilgiler yer alıyor ve o bilgilerin son gözaltılarla da ilişkili olduğu anlaşılıyor" diyen Öztürk, yazısındaki Yargıtay kararından bölümleri ise şu şekilde sıraladı:

 ….. Hoca olarak bilinen sanık A.O.'nun liderliğinde dini görünüşlü bir grup olarak bir araya geldikleri basın yayın kuruluşları üzerinde nüfus elde etmek, kendilerine ve başkalarına haksız çıkar sağlamak, destekledikleri kişilerin ve siyasi partilerin seçimlerde oy elde etmesine, karşı oldukları kişi ve siyasi partilerin oy kaybetmesini sağlamak için zor ve tehdit uygulamak suretiyle yıldırma, korkutma ve sindirme gücünü kullandılar.Sürekli olarak önceden sayı ve niteliği belirsiz suçları işlemek amacıyla, tam bir işbirliği ve eylemli paylaşım anlayışı içinde disiplinli biçimde erkek üyelerin ‘Kardeşler', bayan üyelerin de ‘Bacılar' adı altında örgütlenip amaçları doğrultusunda faaliyette bulundular

Öztürk, örgütün siyasi partilere sızma şeklini ise şu şekilde anlattı:

"Bazılarına, fotomontaj yoluyla ürettikleri, fotoğrafları da ekleyerek resmi kurumların yanında aralarında bu kişilerin komşularının ve arkadaşlarının bulunduğu birçok yere gönderdikleri, böylece bir yandan bu kişileri yıldırıp sindirerek aleyhlerine yazı yazılmasına ve program yapılmasına engel olmayı, intikam almayı, diğer yandan da diğer basın mensuplarına gözdağı vermek suretiyle basın yayın kuruluşları üzerinde nüfus elde etmeyi amaçladılar.

LÜKS YAŞAM, “ECİR” ADLI İBADET

Sanık A.O'nun belirlediği kurallarla uyguladıkları farklı cinsel anlayışlarını devam ettirebilmek için bir ekibin, yaşı küçük çocukların da bulunduğu kızları, sahip oldukları lüks yaşam tarzları ve sosyal mevkileriyle etkileyip gruplarına katıyor.Bu kızlar ile doğal olmayan yollardan neredeyse bütün örgüt üyelerinin ilişki kurduğu, bunu ‘Ecir' adını verdikleri bir ibadet şekli olarak benimseyip uyguluyorlar. Bu ilişkileri ileride örgütleri aleyhine konuşulmasını ve gruptan ayrılmalarını engellemek için bir kişinin sorumlu olduğu bir ekip gizli kamera ile kayda alıyor.

SİYASETİN İÇİNDE BUNLARI YAPIYORLAR

Örgütlerinin daha da güçlenmesi için siyasi işlerle ilgilenmek üzere de sanıklar bir ekip kurdu. Bazı örgüt üyelerin, bir siyasi partinin çeşitli kademelerindeki yönetimlerine girdikleri, destekledikleri bir siyasi parti liderine parti içi muhalefet yapan kişilerle görüşerek ikna etmeye çalıştılar.Sonrasında da parti içinde muhalefetten vazgeçmeyen kişileri yıldırmak ve sindirmek için hazırladıkları karalama metinlerini birçok kişi ve kuruma gönderdikleri, bu kişilere ait telefon kayıtlarını yasal olmayan yollardan ele geçirerek kimlerle görüştüklerini tespit ettikleri, yine bu kişileri takip ederek kimlerle buluşup ne konuştuklarını belirledikleri, buna ilişkin birçok evrak sanıkların evlerinde ve bilgisayarlarında ele geçirildi."

Önceki ve Sonraki Haberler
Gündem