AK Parti'li Ünal ekonomideki durumu Gezi'ye bağladı

AK Parti'li Ünal ekonomideki durumu Gezi'ye bağladı

"Şimdi bize diyorlar ki siz, ‘Gezi olaylarını çok abartıyorsunuz’ hayır; Gezi olaylarını az bile abartıyoruz"

AKP Grup Başkanvekili Mahir Ünal, "Türkiye şu anda önemli bir yol ayrımında. Ekonomik bağımsızlığını ve ekonomide dışa bağımlı bir terminal ekonomi modelinden üretime dayalı bir modeli hayata geçirecektir. Bunun için de tam bunun zamanı. Türkiye lojistik avantajı en güçlü ülkesi seçildi. Türkiye dünyanın kalbinde ve üretim üstüne dönüşecek” dedi.

Ünal, “Şimdi bize diyorlar ki siz, ‘Gezi olaylarını çok abartıyorsunuz’ hayır. Gezi olaylarını az bile abartıyoruz. Gezi olaylarında Türkiye tam olarak bu kısır döngüyü kırmıştı ve faizler 4.64’e, enflasyon 6’ya düşmüştü. IMF’ye olan borcumuzu ödemiştik. İhracatımız 186 milyar dolarlara çıkmıştı. 3 tane büyük proje açıklamıştık. Adamlar, ‘mesele ağaç değil’ derken aslında doğru söylüyorlardı. Mesele ağaç değildi mesele Türkiye’nin ekonomik olarak faize, dolarizasyona ve kura bağımlı bir modelden çıkma arifesine gelmişti Türkiye." ifadelerini kullandı.

AKP Grup Başkanvekili Mahir Ünal, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının önerisi ile TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu’nda kabul edilen Aksu ve Erkenez çaylarındaki kirlilik ile Türkoğlu-2 organize sanayi bölgeleri hakkında Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası’nda düzenlenen toplantıya katıldı.

"Türkiye ihracatta yeni bir rekor kırdı"

Ünal, yaptığı konuşmada Türkiye’nin ekonomik anlamda ihracat rekoru kırdığını belirterek, “Son iki yıl bütün dünya da tedarik zincirlerini kırıldığı bir ekosisteme girdik. Yani bugün artık Avrupa için Çin’de üretilen bir mal avantajlı bir mal değil. Türkiye’nin şu anda hiç olmadığı kadar üretim yeteneği güçlü. Türkiye ihracatta yeni bir rekor kırdı. İhracatta bu kadar yükselmenin üretimindeki güçten mi kaynaklanıyor evet. Peki, sorunumuz ne. Sorunumuz ithal ikame. İhraç ettiğimiz ürünlerin içindeki ithalatın payı. Bizim ihraç ettiğimiz ürünlerin içerisindeki ithalat payı ne yapmamız gerekiyor. Aşağı çekmemiz gerekiyor. İhraç ettiğimiz ürünlerdeki ithalatın payını aşağı çekebilecek şehirlerden birisi Bursa ise, bir tanesi de Kahramanmaraş’tır. O halde bizim oturup dersimize iyi çalışmamız ve yeni üretim alanları planlamamız gerekiyor. Tehditlerin çokluğu fırsatları da yanında getirir” dedi.

Ünal şöyle devam etti:

“Türkiye sürekli sıcak paraya dayalı bir ekonomik modeli sürdürebilir mi?”

“Türkiye’nin şu anda önümüzdeki en büyük fırsatlardan bir tanesi terminal ekonomi modelinden, ihracata ve üretime dayalı ekonomik modele geçme fırsatı. Terminal ekonomi modelinden neyi kastediyoruz. Bizim dönemimizde biraz azaldı lakin gecelik repo faizlerinin 7 bin 500’lere çıktığını hatırlıyorsunuz. O zaman dolar dolar ne kadardı bir milyon 620 bin liraydı. ‘Siz Türk lirasından 6 sıfır attınız, o bir nokta 6 oldu’ peki şu soruyu niye sormuyoruz. Birileri, ‘siz Türk lirasından 6 sıfır atarsanız ben taksimde eşek gibi anırırım’ diyordu. Çünkü bunun yapılamayacağını nasıl bir cerrahi müdahale olduğunu düşündüler. Bunu kim yaptı, bunu bu irade biz yaptık. O dönemde ne oluyordu. Türkiye’ye sıcak para giriyordu. Sıcak para bir süre faizde kalıyordu daha sonra faizden çıkıyordu ve dövize giriyordu. Sonra borsaya giriyordu. Sıcak para geliyor bu finans enstrümanlarının içinde şöyle bir geziyor çok yüksek rakamlarda kazanç sağlayıp çıkıp gidiyordu. Türkiye girdiğinde hafif bir rahatlıyordu lakin o sıcak para Türkiye’den çıktığında geçmiş olsun. Türkiye sürekli olarak sıcak paraya dayalı bir ekonomik modeli sürdürebilir mi?” 

"Gezi olaylarını az bile abartıyoruz"

Türkiye’nin 2013’ten bu yana büyük sorunlarla karşılaştığını hepsini bertaraf ettiğini savunan Ünal, “Şimdi bize diyorlar ki siz, ‘Gezi olaylarını çok abartıyorsunuz’ hayır. Gezi olaylarını az bile abartıyoruz. Gezi olaylarında Türkiye tam olarak bu kısır döngüyü kırmıştı ve faizler 4.64’e, enflasyon 6’ya düşmüştü. IMF’ye olan borcumuzu ödemiştik. İhracatımız 186 milyar dolarlara çıkmıştı. 3 tane büyük proje açıklamıştık. Adamlar, ‘mesele ağaç değil’ derken aslında doğru söylüyorlardı. Mesele ağaç değildi mesele Türkiye’nin ekonomik olarak faize, dolarizasyona ve kura bağımlı bir modelden çıkma arifesine gelmişti Türkiye. Ne oldu 12 bin dolarlara çıkmıştı kişi başı gelirimiz. 2013’ten başlayarak yeniden gezi, 17-25 Aralık, çukur olayları, 15 Temmuz. Sanki Türkiye’nin başına hiçbir şey gelmemiş, Türkiye 2013’ten bugüne kadar kendi ekosisteminde hiçbir sorunla karşılaşmamış, Irak’ta ve Suriye’de iç savaş yaşanmamış, birileri mavi vatana göz dikmemiş birileri Türkiye’de darbe yapıp bizatihi devleti ele geçirmeye kalkışmamış. 4 tane terör örgütü ile Türkiye mücadele etmemiş, her şey güllük gülistanlıkmış bu esna da Türkiye bunları yerine getirmemiş gibi bir diskur oluşturuyorlar” dedi.

“Biz 70 yıllık sorunları çözmüşüz”

AKP iktidarının 70 yıllık Türkiye’nin sorunlarını çözdüğünü söyleyen Ünal, “2002’de Recep Tayyip Erdoğan çıktı dedi ki, ‘Artık Türkiye’de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’ biz 50, 60, 70, 80 ve 90’ların sorunlarını çözdük. Biz bugün 2005’teki sorunları konuşuyor muyuz? 2010’un sorunlarını konuşuyor muyuz? Biz 2013’ten sonraki sorunlarını, biz 70 yıllık sorunları çözmüşüz, bugünün sorunlarını konuşuyoruz. O halde şuna bir inanalım. Bu ülkenin 70 yıllık sorunlarını çözenler herhalde 7 yıllık sorunlarını da çözerler. Kaldı ki, biz 2013’ten sonra büyük sorunlar da çözmüşüz. Türkiye’nin toprak bütünlüğüne dair, Türkiye’nin haritasına dair bütün tartışmaları gömdük mü gömdük. Ne ile gömdük, ‘Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı’ ile terörü kaynağında kuruttuk mu kuruttuk. Oluşturulmak istenen terör koridorunu parçaladık mı parçaladık. Üstelik bunu ne zaman yaptık 15 Temmuz gibi bir darbe girişiminden 2 buçuk ay sonra kahraman Türk silahlı kuvvetleri Fırat Kalkanı harekatı gerçekleştirdi. Dünya da Covid sürecini en iyi yöneten ülkelerden biri miyiz biriyiz. Bize ne oluyor ki 70 yıllık sorunları çözen Türkiye’nin en zor günlerinde dimdik ayakta duran ve bunca saldırıyı göğüsleyen bir ülke” diye konuştu.

Ünal konuşmasını şu sözlerle noktaladı:

“Türkiye dünyanın kalbinde ve üretim üstüne dönüşecek”

“Birileri bu ülkenin sorunu çözme potansiyelini ve kapasitesini sadece kur üzerinden değerlendiriyor. Türkiye’nin şu anda bütün dünya da olduğu gibi ekonomik daralma, dolarizasyon ve kur dalgalanmalarından kaynaklanan sorunlar var lakin ne diyorum bu sorunlar bugünün sorunları ve biz çözeceğiz. Türkiye şu anda önemli bir yol ayrımında. Ekonomik bağımsızlığını ve ekonomide dışa bağımlı bir terminal ekonomi modelinden üretime dayalı bir modeli hayata geçirecektir. Bunun için de tam bunun zamanı. Türkiye lojistik avantajı en güçlü ülkesi seçildi. Türkiye dünyanın kalbinde ve üretim üstüne dönüşecek”  (İHA)

Önceki ve Sonraki Haberler
Politika