AKP'yi restore etme girişimleri: Yandaş yazar yine AKP teşkilatına çattı!

AKP'yi restore etme girişimleri: Yandaş yazar yine AKP teşkilatına çattı!

Başkanlık referandumu yaklaşırken AKP'nin 'Evet'inin maya tutmadığı açıkça gözleniyor. Kulisler hareketli, bir yandan yandaş anket şirketlerinin şişirme anketleri havuz medya eliyle servis edilirken diğer yandan AKP teşkilatında...

Başkanlık referandumu yaklaşırken AKP'nin 'Evet'inin maya tutmadığı açıkça gözleniyor. Kulisler hareketli, bir yandan yandaş anket şirketlerinin şişirme anketleri havuz medya eliyle servis edilirken diğer yandan AKP teşkilatında restorasyon tartışmaları devam ediyor. Bu kapsamda, günlerdir AKP'nin içine seslenenlerden biri olan Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, bugünkü yazısında da seslenişini sürdürdü.

Dünkü yazısında AKP Kadın Kolları'nı bombalayan Dilipak, AKP'li kadınların artık namaz bile kılmadığını yazmış, "Namaz vakti geldiğinde birlikte namaz kılmıyorlar.. Zaten abdest alsalar makyajları bozulur, olmaz!" demişti. Bugün biraz daha sakin bir yazı kaleme alan Dilipak, gençlerin dine karşı kuşku duyduğunu, artık propaganda dilinin değişmesi gerektiğini söyleyerek "Sanırım birçok şeyi yeniden konuşmamız, düşünmemiz gerek" diye yazdı.

Bugün yayımlanan "Gençler ve Referandum" yazısında yandaş yazar, yine AKP teşkilatına çatarak, "Parti bayrakları, politikacı ve bürokrat tipi kravatlı adamlarla, hatunlarla onlara ulaşamazsınız.. Yeni bir söz ve yeni sözcüler gerek.." ifadelerini kullandı.

Dilipak'ın 'Gençler ve Referandum' başlıklı yazısından kimi kısımlar şöyle:

"18 yaş için seçilme imkanı da getirildi ama, bu referandumda 18 yaşındaki seçmenlere yönelik, bana kalırsa ciddi bir kampanya yürütülmüyor..

Lise son sınıf öğrencisi bunlar.. Çoğu birçok şeyin çok da farkında değil. Hatırladıkları tek dönem AK Parti dönemi.. Koalisyonun ne olduğunu bilmez çoğu. Düşünen, akıllı, zeki, okuyan gençler de var ama çoğu için söylemek gerekirse kimi macera arıyor, kimi eğlence peşinde. Her şey bir oyun onlar için.. Kimi internetin sanal dünyası içinde kaybolmuş.. Öğretmenlerle konuşun ya da çevrenizdeki çocuklara bakın görecek, anlayacaksınız.. Kimi içe dönük ürkek, kimi öfkeli ve saldırgan..

(...)Parti bayrakları, politikacı ve bürokrat tipi kravatlı adamlarla, hatunlarla onlara ulaşamazsınız.. Yeni bir söz ve yeni sözcüler gerek..

Tarihten çok gelecekle ilgililer. Geleceği merak ediyorlar ve gelecekten korkuyorlar.. Geçmişi klişeleşmiş şablonların dışında anlatırsanız dinliyorlar.. Dine karşı kuşkulular. Sorgularken agnostik tepkiler veriyorlar.. Önce sizi tanımaya çalışıyorlar ve şüphe ediyorlar.. Biraz da egosantrik bir bakış açısına sahipler. “Bu işin sonunda kim ne kazanacak, bana faydası ne'' diye bakıyorlar.

(...)Gençlerin kafası karışık. Bunların çoğu darbe dönemini, koalisyonları bilmiyor.

Eskiye göre çok iyi fiziki şartlarda öğrenim görüyorlar, ama hem müfredat bir felaket hem de gençler öyle büyük hayalleri yok. Çile, bedel ödeme gibi bir zahmete katlanmak istemiyorlar. Kısa yoldan okulu bitirmek ve hayata atılmak istiyorlar. Büyük hayalleri yok. Çabuk sıkılıyorlar, öfkeliler, derinlemesine düşünmek yerine yüzeysel bir tartışmayı daha çok seviyorlar.. Marka olmak, fan takılmak, eğlence, kendini beğenme, gezme, aşk ve öfke onları tanımak için anahtar kelime olabilir. Vefalı değiller. Çabuk sıkılıyorlar.. 

Durup dururken böyle olmadılar. Aile, sosyal çevre, medya, hepimiz sorumluyuz.. STK’lar bunlardan kendilerine bağımlı medyumik tipler üretiyor..

Sanırım birçok şeyi yeniden konuşmamız, düşünmemiz gerek.. Geleceğin dünyası bugünden çok farklı olarak ve biz bu gençlere geleceğin imkân ve risklerini anlatmıyoruz. Hiç hazır olmadıkları bir dünyaya doğru hızla sürükleniyorlar..

Bakın bu referandum sürecinde, kendilerine yeni ve büyük bir fırsat sunulmasına rağmen, onları kendi iradeleri ile sürece katamıyoruz.. Çağırırsanız gelecekler. Bu düzenleme onları heyecanlandırmıyor, korkutuyor. Kendini orada görmüyor. Çevresinde de öyle biri olmadığını düşünüyor.. Kendini kurtarma konusunda kuşkusu olanların, başkaları için sorumluluk üstlenmesini düşünemeyiz..

(...)Evet, üniversiteler, liseler ve öğrenci yurtları ile, öğrencilerle ilgilenen vakıfları, dernekleri, platformları harekete geçirmek gerek.. Şunun şurasında 1.5 ay kaldı.."

Önceki ve Sonraki Haberler
Gündem