Akşener’den Erdoğan’a sert çıkış: Dış politikayı egona meze yapmaktan vazgeç

Akşener’den Erdoğan’a sert çıkış: Dış politikayı egona meze yapmaktan vazgeç

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Fransa Cuhurbaşkanı Emmanuel Macron’u kınarken Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ‘takındığı tavırla Macron’u pişman etmediğini; bilakis yücelttiğini’ söyledi.

Partisinin grup toplantısında konuşan Akşener, konuşmasına 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutlayarak başladı.

“Yarın, Cumhuriyetimizin 97’inci yıl dönümünü kutlayacağız. Yani, Türk milletinin şeref gününü kutlayacağız! Bu şerefi pek de benimsememiş gözüken iktidar, bu kutlu günü, gönlümüzce kutlamayı yasaklasa da bizler bu şerefi, evlerimizde, ailelerimizle, sevdiklerimizle kutlayacağız” diyen İYİ Parti lideriz şöyle devam etti: “Onlar varsın, yandaş medyalarında, sosyal medya videolarında, mitinglerinde, kongrelerinde, Atatürk’süz, Cumhuriyet’siz bir Türkiye yalanını yaşamaya devam etsinler; bizler, Atatürk gerçeğini, Cumhuriyet gerçeğini, tam bağımsız Türkiye gerçeğini, şerefle yaşamaya devam edeceğiz.”

MACRON'U KINADI

Akşener, Macron’u da şu sözlerle eleştirdi: “Kendi iktidarını kurtarmak için, peygamberimize hakaret etmeyi, müslümanlara hakaret etmeyi mübah gören, Emmanuel Macron’u ve onun temsil ettiği bu barbar zihniyeti kınıyorum. Ne var ki, bizim kınamak ve kınanmaktan öte dertlerimiz var. Dünya da yansa, vatandaşımızın derdini öncelemek zorundayız. Kınamakla kalmayıp, ülkemizi güçlü, vatandaşımızı müreffeh kılmalıyız ki; Macron gibiler böyle densizlikleri yapmadan önce 40 kere düşünsünler.”

İYİ Parti lideri, Türkiye’nin karakterinin saygısızlık yapana hakaret etmek değil, saygısızlık yapanı pişman etmek olduğunu söyledi: “Ağız dalaşına girmek, güçsüzlerin, acizlerin başvurduğu bir yoldur. Güçlü olan, ağız dalaşına girmez. Güçlü olan, ‘Ey Fransa, Ey Amerika, Ey İsrail’ deyip, perde arkasında al gülüm, ver gülüm yapmaz. Güçlü olan, vatandaşını boykota çağırıp, kendi işini milletine yıkmaz. Güçlü olan, gerekeni yapar. Ama güçlü olmak için, akıllı bir dış politika yürütmek gerekir. Güçlü olmak için, üreten, sağlam bir ekonomiye sahip olmak gerekir. Güçlü olmak için, memlekette demokrasiyi, hukuku ve adaleti hakim kılmak gerekir.”

 

"TÜRK DIŞ POLİTİKASINI EGONA MEZE YAPMAKTAN VAZGEÇ"

Erdoğan’a “Türk dış politikasını, egona meze yapmaktan artık vazgeç” diye seslenen Akşener şöyle devam etti: “Hakarete karşı, daha büyük bir hakaretle cevap verirseniz, Macron’un Fransız kamuoyundaki gücünü artırırsınız. O nedenle Sayın Erdoğan’a sesleniyorum; Takındığın bu tavırla, Macron’u pişman etmedin, bilakis Macron’a destek çıktın. Yabancı ülkelerin ergen tavırlı liderlerine, hak ettikleri cevabı, aynı ergen tavırla değil, devlet adamlığıyla ver. Bulunduğun makama yakışan da ülkenin menfaatine olan da budur.”

"BÜTÇE TÜRKİYE'NİN FAKİRLEŞTİĞİNİN İTİRAF BELGESİDİR"

Meclis’e sunulan 2021 bütçesine ilişkin eleştirilerini sıralayan İYİ Parti lideri, “İktidarın hazırladığı bütçede akıl var mı, orası koca bir muamma. Şöyle özetleyeyim: 2021 bütçesi, iktidarın 2023 hedeflerini, 2053’e erteliyor. Yani bugünün sorunlarını gidermiyor, dertli vatandaşımıza, 30 yıl sonrasının hayallerini pazarlıyor” diye konuştu.

Akşener, 2021 yılı bütçesinin ve üzerine oturduğu Yeni Ekonomi Programı’nın bir vizyonunun olmadığını belirtti: “Bu bütçe, Türkiye’nin fakirleştiğinin itiraf belgesidir. Bu bütçe, Türkiye’nin, aynı 1990’lı yıllarda olduğu gibi, yeniden “bütçe açığı – borçlanma – faiz sarmalına” girdiğini söylüyor. Bu bütçede, kişi başı milli gelir, 14 yıl öncesine dönüyor. Bu bütçede, yatırımların oranı 2002’nin bile altına düşüyor. Yani bu bütçe, milletin derdini çözecek bir hizmet bütçesi değil, bir çaresizlik bütçesidir.”

YAZIKLAR OLSUN

İYİ Parti lideri, Erdoğan’ın Malatya ziyaretinde bir vatandaşın “Evimize ekmek götüremiyoruz” serzenişine “Bu yorumunu çok abartı buldum. Al bu keyif çayını iç” cevabını vermesine de değindi: “İşte size vatandaşına yabancılaşmış bir iktidarın ve onun başındaki insanın geldiği son durum. Gerçekten ibretlik. Yazıklar olsun! Dolar 8 lirayı geçmiş, Euro 10 liraya yürüyor. Gençlerin yaklaşık üçte biri işsiz, üçte ikisi memleketten umudu kesmiş. Açlık sınırı asgari ücreti geçmiş. Yoklukla boğuşan vatandaşına bakınca, senin keyif çayı içesin geliyor mu Sayın Erdoğan?” dedi.

‘Çıkış yolu: İyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sistem’

“Milletimiz için de, ülkemiz için de çıkış yolu bellidir” diyen Akşener şunları söyledi: “O da ‘İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’ Çünkü ‘İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de, Saray bürokrasisi ortadan kalkar. Gerçeği görmek, teşhisin; teşhis de tedavinin ilk adımıdır. Hukuk gerçeğini görürsünüz. Adalet gerçeğini görürsünüz. Yetki de, sorumluluk da paylaşılır; ülke, ortak akılla ve liyakatli kadrolarla yönetilir. Adaletin, hukukun, liyakatin olduğu yerin, yıldızı yükselir. Yıldızı yükselen yere sermaye gelir, yatırım gelir. Yatırımın geldiği yerde, zenginlik olur, refah olur. Vatandaşım, ‘Ben akşam ne yiyeceğim?’ demez, ‘Akşam acaba ne yesem?’ der.”

Politika