Altılı masadan seçim güvenliği adımı: En önemli aşama oy verme günü

Altılı masadan seçim güvenliği adımı: En önemli aşama oy verme günü

Güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiş için mutabakat imzalayan ve birlikte hareket etme kararı alan altı parti, bir süre önce seçim güvenliği konusunda başlattığı çalışmayı tamamladı.

Yapılan altı toplantıda ortaya çıkan sonuçlar, seçim güvenliği konusundaki en büyük endişenin seçim günü yapılan iş ve işlemlerle, seçimden önce seçmen kütükleri konusunda yaşandığını ortaya koydu. Altı partinin raporunda, bu konuda atılacak adımlar sıralandı ancak bunların pratikte ne kadar başarılı olacağını zaman gösterecek.

Güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiş için bir araya gelen CHP, İyi Parti, Demokratik Parti, Saadet Partisi, Gelecek Partisi ve Deva Partisi’nin genel başkanları, yaptıkları ilk toplantıda, ekonomi masası ile birlikte seçim güvenliği masası oluşturulmasını da karara bağlamıştı. Altı partinin belirlediği isimler, bu konuda altı ayrı toplantı yaptı. Toplantılarda geçmiş seçimlerde yaşanan olaylar, krizler, nerelerde sorun yaşandığı masaya yatırıldı. Bunun sonucunda, izlenecek yol haritasına ilişkin detaylı bir rapor hazırlandı.

En büyük sorun seçmen kütükleri ve seçim günü

Altılı Masa Seçim Güvenliği Komisyonu Raporu’nda öncelikli ele alınan başlıklar,  “mühürsüz oyların geçerli sayılması, seçmen listelerindeki usulsüzlükler, geçerli-geçersiz oylar üzerinden yapılan itirazlar, seçim günlerinde yaşanan olaylar ve tekrarlanan seçimler” olarak sıralandı.

Raporun başında, “Sandığa atılacak oyun sonuca doğru yansımayacağı endişesi seçmeni sandıktan uzaklaştırmış ve bu konuda seçime katılan siyasi partilere duyduğu güveni de zedelemiştir” tespiti yapıldı.

Raporda yer alan “yapılacaklar listesindeki” bazı başlıklar şöyle:

-Seçmen kütüklerinin analizi,

-Sandık kurulu üyelerinin belirlenmesi,

-Ortak avukat havuzunun oluşturulması,

-Oy kullanma ve sayım işlemlerinin usullere uygun yapılmasını içeren seçim günü işlemleri ve seçim sonuçlarının alınması,

-Islak imzalı tutanaklar ile Yüksek Seçim Kurulunun ilan ettiği sonuçların karşılaştırılması,

-İtirazların süresinde ve usullere uygun şekilde yapılması.

Nasıl kontrol edilecek?

Raporda bu başlıklar konusunda atılacak adımlar ayrıntılı biçimde anlatılıyor. Ancak kuşkular özellikle CHP’nin geçmiş yıllarda yaşadığı sorunlardan kaynaklanıyor.

CHP, geçmiş seçimlerde, Yüksek Seçim Kurulu’nun seçim günü aldığı mühürsüz oy pusulalarının da geçerli sayılması kararına karşı harekete geçememekle eleştirildi. Seçimden sonra yapılan açıklama ve itirazlar da hiçbir sonuca bağlanmadı.

CHP’nin geçmiş yıllarda yaşadığı sorunlardan biri de ıslak imzalı tutanakları Türkiye genelinde süresinde toplayamaması ve YSK ile Anadolu Ajansı’nın veri akışına bağımlı kalması oldu. Hatta CHP’nin bunlara bağımlı kalmamak için kurduğu veri akışı merkezi, seçimin ilk saatlerinde çalışmaz hale geldi ve erkenden kepenk kapattı.

Muhalefet cephesinde iktidarın öncelikle seçmen kütüklerine odaklanacağı düşüncesi hakim. Vatandaşlığa alınan kişilerin sayısının beklenenden fazla olması, herhangi bir adreste kayıtlı olmayan kişilerin son adreslerinde kayıtlı sayılmasına yönelik yapılan düzenlemeler, bu endişelerin kaynağı.

Bu yüzden altılı masa, öncelikle seçmen kütüklerini yakın takibe alacak.

Seçim gününe yönelik endişeler ise hem belli bölgelerde oy kullanılırken seçmene baskı yapılması hem de sandık güvenliğinin sağlanamaması olarak sıralanıyor.

Bu konuda sonuç alınabilmesinin tek yolu, sandık başında yeterli sayıda görevli ve hukukçu bulundurabilmek.

Bu durum da muhalefet tarafından tespit edildi ve şimdiden bu konuda harekete geçilmesi kararlaştırıldı.

İstanbul örneği

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde AKP’nin geride bırakılmasının en önemli nedenlerinin başında, CHP’lilerin tüm ilçelerde sandıklara sahip çıkabilmesi gösteriliyor. Bu örnekten hareketle, sandık güvenliğinin sağlanmasının seçimi kazanabilmek için ön şart olduğu değerlendiriliyor.

Batı illerinde altı partinin yeterli sayıda sandık görevlisi ile sandık başlarında bulunacağı tahmin ediliyor. Ancak asıl sıkıntı, bu partilerin hiçbirinin Doğu ve Güneydoğu kentlerinde etkinliklerinin yüksek olmaması.

Bu konuda HDP ile dirsek temasına girilip girilmeyeceği belirsiz. Ancak parti kurmayları, ön çalışma sonunda buralarda da yeterli sayıda görevli ile sandıkları kontrol edebileceklerini savunuyor.

Bütün bu çalışmaların nasıl sonuç vereceği, iddia edildiği gibi sandık güvenliğinin sağlanıp sağlanamayacağını ise ancak seçim günü net biçimde görebileceğiz.

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Haberler
Politika