Avrupalı Türk okur bağımsız medyaya sahip çıkıyor

Avrupalı Türk okur bağımsız medyaya sahip çıkıyor

Stuttgart / Ulm - Işın TOYMAZHavuz medyasının tek tip ve yanlı haberciliğine karşı halen ayakta durmayı başarabilen, özgürlükçü, aydınlamacı, bağımsız  Türk gazeteleri ve televizyonlarına Avrupa’daki Türkiye kökenli...

Stuttgart / Ulm - Işın TOYMAZ

Havuz medyasının tek tip ve yanlı haberciliğine karşı halen ayakta durmayı başarabilen, özgürlükçü, aydınlamacı, bağımsız  Türk gazeteleri ve televizyonlarına Avrupa’daki Türkiye kökenli okurlar sahip çıkıyor.

İktidar baskısının gün geçtikçe arttığını ve en ufak gelirlerine bile haciz konduğunu duyurarak  2016 yılında dayanışma kampanyası başlatan ve okurlarını gazeteyle dayanışmaya, abonelik alarak destek olmaya çağıran  BirGün gazetesi, Avrupa’da da dayanışma etkinlikleri ve toplantıları için atağa geçti.

Türkiye’deki muhalif sese, basın ve ifade özgürlüklerine  uygulanan saldırıyı ve iktidar tarafından eli kolu bağlanmaya çalışılan medyanın durumunu Avrupalı Türk okura aktarmak üzere yola çıkan Bir Gün gazetesi Yayın Danışmanı Barış İnce, Zürih ve Basel toplantılarının ardından Almanya’da Stuttgart ve Ulm kentlerinde vatandaşlarımızla buluştu.

“BÜYÜK İLGİ BİZİ CESARETLENDİRDİ“

Ulm durağında ABC’nin sorularını yanıtlayan İnce “İktidar yanlısı olmayan gazetelere reklam verenler fişleniyor, tehdit ediliyor. Kamu ilanlarını tüm gazetelere eşit şekilde dağıtmakla sorumlu olan kurum, keyfi bir şekilde Bir Gün’ün alacaklarını yok ediyor. Gelirlerimize haciz konuyor. Tazminat davaları açılıyor. Türkiye’de muhalif medya ağır baskı altında. Avrupalı Türk okur bağımsız medyaya sahip çıkmak, sorumluluk almak zorunda. Bugüne dek gerçekleştirdiğimiz dayanışma gecelerine gösterilen büyük ilgi ise bizi mutlu etti. Cesaretlendirdi“ dedi.

“KİMSE HÜRRİYET GİTTİ, BİR GÜN ALAYIM“ DEMİYOR

Barış İnce’nin ABC’ye yaptığı özel açıklamada öne çıkanlar şöyle:

“Avrupa’da Bir Gün gazetesi ile dayanışma toplantılarına yurttaşlarımız büyük ilgi gösteriyor. Doğan Medya’nın satışı sonrası tarafsız ve bağımsız yayın organlarını takip etme ihtiyacı gözleri diğer gazete ve televizyonlara çevirdi. BirGün, Tele 1, ABC, Evrensel, Cumhuriyet gibi gazetelere merak ve ilgi arttı. Bu yönelişte elbette son dönemde erken seçim kararı da etkili oldu. Ancak Doğan Medya’nın satışının ardından kimse ''Hürriyet gitti, gideyim de Bir Gün alayım'' demedi tabii. 

Okur şimdilik medyayı internetten incelemeye aldı.

YURTTAŞ HABER AJANSI MI GELİYOR?

Yeni kitleyle bağ kurmak gerekiyor. Sempati duyabilecekleri içerik yaratmak gerekiyor. Yay Sat’ın satılmasının ardından ortak bir ajans ve dağıtım konuşuluyor. Yurttaş Haber Ajansı kurulmasını istiyoruz. Bir Gün, ABC, Evrensel, Tele 1, Cumhuriyet olsun, hepsinin güçlerini birleştirebileceği bir çalışmaya ihtiyaç  var.

stuttgart-toplanti3.jpg

Önümüzde baskın erken seçim var. İktidardaki bazı siyasetçiler Avrupa’daki mitingleri provokasyon aracı gibi kullanıyorlar. Sonuç olarak burada  izin alınamadığında ''Ben de korsan yaparım'' diyor.  Kendi ülkesinde yapamadığını burada demokrasi adı altında yaptırmak istiyor. Emeline ulaşamayınca da  Avrupa’daki Türk kamuoyu da mağduriyet olduğunu düşünüyor.

“YURT DIŞINDAKİ İNSANIMIZ NASIL BİR TÜRKİYE İSTEDİĞİNİ İYİCE DÜŞÜNMELİ“

Avrupa’daki vatandaşlarımıza düşen görev nasıl bir Türkiye istediklerini iyice düşünmeleri. Avrupa’da demokrasi ve özgürlüklere oy verirken, sosyal demokratlara oy verirken, Türkiye’deki seçimlerde, dini kullanarak, ötekine “hain'' denen, emekçi insanların inşaatlarında öldüğü, çocukların yurtlarda yandığı, tacize tecavüze uğradığı bir ülke için mi oy verecekler? 

ulm-toplanti2-001.jpg

“TAM DA ŞİMDİ BİRLİKTE ÇALIŞMAK VE SORUMLULUK ALMAK ZORUNDAYIZ“

Muhalif çevrelerin birbiriyle ilişkisi kesilmeye çalışıyor. Bu nedenle tam da şimdi birlikte çalışmamız ve sorumluluk almamız gerekiyor. Avrupa’da da oy kullanılıyor. Türkiye’deki bilgi alabilecekleri kaynaklar sınırlandırıldı. Bir Tele 1 bir de Halk TV  var.  Buradaki insanımızın da haber alma kaynaları azaldıkça, doğru haber alma şansları azalıyor. Bu nedenle Avrupalı Türklerin bağımsız medyaya sahip çıkma sorululukları ortaya çıkıyor. 

Avrupa’daki dayanışma etkinliklerimizde bu sahip çıkışı görmek sevindirici. Tüm Avrupa’da üyelik kazanmak için yola devam. Hatta Avrupa’dan bir grup okurumuz burada Bir Gün gazetesinin haftalık yayınlanması için bizimle temasa geçti.“

“SESİMİZE SES KATARAK, BİZ KAZANACAĞIZ“

BirGün okurları ve Haziran Hareketi tarafından Ulm kentinde HDB salonlarında 

“Türkiye'de son siyasal gelişmeler de basının rolü“ adı altında düzenlenen toplantıya ilişkin ABC’ye açıklamalarda bulunan  Ulm Haziran Hareketi Sözcüsü Şahismail Şahin ise özetle şunları söyledi:

“Tek adam rejiminin ülkeye kazandıracağı bir gelecek yok. Toplumun her alanında geleceksizleştirme ve gericileştirmeye yönelik bir uygulamayla karşı karşıyayız. Eğitim alanında bu gericileştirme güçlü bir şekilde kendini gösteriyor. Savas politikalarına, sağ bir hükümetin saray rejimine karşı, kuvvetler ayrılığı ve demokrasi, laik, eşitlikçi bir anayasa güvencesi içinde demokratik bir Cumhuriyeti kazanmak için birbirimize sahip çıkmak zorundayız. 

ulm-toplanti3-008.jpg

Toplumsal çatlakların, ülke insanına getirdiği bir, ekonomik bir enkazla karşı karşıyayız. İktidarın her yurtdışı gezisi ülke yararından çok, ülkeyi daha  da borçlandırıyor. Bunun  ekonomiye, topluma yansımalarını yaşıyoruz.

Gündeme oturan bir baskın erken seçim var.  İnsanımızın tarafsız haber alma alanı daraldı. Bir Gün gazetesi gibi bağımsız ve özgür medyanın önü kesiliyor.

İktidarın baskısına karşı inadına özgürlükçü ve bağımsız medyaya Avrupa’dan da sahip çıkarak yaşatmak, üzerimize düşen bir görevdir. 

Bu yüzden sesimize ses katarak güçleneceğiz. Halkın haber alma özgürlüğü yoksa, yaşam özgürlüğü de yok. Tam şimdi basına, özgürlüğümüze, demokratik cumhuriyete, laikliğe sahip çıkarak, kazanmak zorundayız.“

Bir Gün Okurları ve Stuttgart Multikultureller Verein tarafından Stuttgart kentinde Arena Kültür Merkezi’nde ortaklaşa düzenlenen dayanışma gecesinin moderasyonunu ise CHP Baden Württemberg Birlik Başkan Yardımcısı Şirin Üstün üstlendi. ABC’ye yaptığı açıklamada medyaya sahip çıkmanın bir vatandaşlık görevi olduğunu söyleyen Şirin’in açıklamalarından satır başları şöyle:

“AZ SAYIDA ONURLU VE CESUR GAZETECİ KALDI“

“Türkiye tarihi bir dönemeçten geçiyor. Her tarafı içten ve dıştan  kuşatılmış durumda. İkinci bir Kurtuluş Savaşı’nı veriyoruz. İktidarın ötekiler dediği tüm muhalifleri ezerek, Ohal noktasında seçimlere gidiyoruz Antidemokratik bir seçim yapılıyor. Güvensiz bir ortamda baskın seçim yapılıyor. Gazetelerin, televizyonların yok olduğu dönemden geçiyoruz. Gerçekten gazetecilik yapmaya çalışan gazeteciler zaten az, yayın organları zaten az bunlardan bir tanesi de Bir Gün. Elimizde üç tane, dört tane gazete, televizyon kaldı. Az sayıda cesur ve onurlu gazeteci kaldı. Bu tarihi süreçte biz de vatandaşlık görevimizi yapmak zorundayız. 

Doğan grubunu yok ettiler bu süreçte. Halkın gazetesi, doğruları yazıyor, her yerde özgürlük istiyor, adalet istiyor, zulme karşı omuz omuza diyor, biatı defet diyor. Bunları söylediği için baskı görüyor. Elimizde 3, 5 tane gazete kaldı. 

“BİZLER BU İTİRAZLARIN ÖNCÜSÜ OLMALIYIZ“

Açık çağrıda bulunuyorum: Bizler bu ülkenin makul insanlarının sesi olmak zorundayız.  Bu itirazların öncüsü olmaya, herkesi sorumluluk almaya çağırıyoruz. Derdimiz belli. Laikliğin egemen olduğu bir ülkede, eşit ve özgür, kardeşçe bir ülkede yaşamak istiyoruz. AKP toplumu böldü, parçaladı. Mezhepçilik, etnik ayrıştırma derinleşti. İçeride dışarıda savaş siyaseti yüzlerce gencimizin hayatını aldı. Türkiye’nin dışında da var olan savaş, oradaki sivil halkın hayatı söz konusu. Gençlerimiz toprağın altına girmesin istiyoruz. Bu ülkeyi sevenler olarak bu ülkenin tek adamdan daha büyük olduğuna inanıyoruz. Oy kullanmayanlar gelip bizi eleştirmesinler. Her oy çok kıymetli. Akp, Chp, Mhp’nin yarışı değil. Bu parti yarışı değil. Çok daha üstünde, Türkiye’nin varlığı söz konusu.  Tek adam rejimine gidiliyor. Bu noktada da medyaya çok ihtiyaç var.  Medyaya ve gazetecilere sahip çıkmalıyız  Lütfen birbirimize sahip çıkalım. Bu dönemde bütün sorunları, kavgaları, herşeyi gömelim. Eksiklerimiz olabilir. Sorunları daha sonra çözeriz. Şu an birleşmeye ihtiyacımız var. Türkiye’nin  ortak akılla halkın iktidarını yaratması gerekiyor.“

MİLLETVEKİLİ PROD. DR. GAYE USLUER GELEMEDİ, MESAJ GÖNDERDİ

Öte yandan Avrupa’daki Bir Gün gazetesi ile dayanışma gecelerine  Bir Gün gazetesi Yayın Danışmanı Barış İnce ile birlikte katılması beklenen  CHP Milletvekili Prof. Dr. Gaye Usluer,  yoğun erken seçim çalışmaları dolayısıyla toplantılara katılamadı. Milletvekili Usluer bunun yerine  Avrupa’daki Türkiye kökeni vatandaşlara bir mesaj gönderdi.

“MEMLEKETİN HALİ HAL DEĞİL, ANKARA’YI TERK EDEMİYORUM“

 Mesajında Usluer şu sözlere yer verdi: “Hepimiz memleketimiz için mücadele eden insanlarız. En büyük destekçimizden olan BirGün’e ve mücadelesine omuz vermek için yanınızda olacaktım. Fakat memleketin hali hal değil, bizi yine seçime sürüklediler. Ben Parti Meclisinde de olduğum için Ankara’yı terk edemiyorum. Davetiniz beni çok mutlu etmişti ve heyecanla kabul etmiştim. Fakat ülkede yarın ne olacağı belli olmuyor gördüğünüz gibi. Ama dostlar, seçimden sonra hep birlikte özgürlüğün türkülerini söyleyeceğiz, buna inancım tam. Dünyanın her yerindeki Türkiyeliler ayağa kalkıp bu zulme son verecek. Gücümüzü haklılığımızdan alıyoruz. Hepinizi sevgiyle kucaklıyorum. Eksik olmayın!“  

Diğer taraftan  Bir Gün gazetesi Yayın Danışmanı Barış İnce, Haziran Hareketi’nin girişimleriyle 10 Haziran’da Frankfurt kentinde düzenlenen dayanışma gecesinde de vatandaşlarımızla buluşacak.

Önceki ve Sonraki Haberler
Gündem