Bakan bey iyi dinleyin: Dersimiz Lozan!

Bakan bey iyi dinleyin: Dersimiz Lozan!

Tarihçi Sinan Meydan Sözcü gazetesinde yayınlanan yazısında Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'na tarih dersi verdi.

Sinan Meydan'ın "Lozan’da kurtarılan adalar ve Meis" başlığı ile yayınladığı yazıda Türkiye'nin Lozan ile Gökçeada ve Bozcaada'yı kurtardığı ifadeleri yer aldı. Sinan Meydan adalar Lozan'da mı verildi? Meis niye alınamadı? Meis üzerinden Lozan'ı “başarısız” ilan etmek doğru mu? sorularına yanıt verdi.

İşte Sinan Meydan'ın Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'na verdiği tarih dersi:

12 Ada'yı 1911 Trablusgarp Savaşı sırasında İtalya, Ege Adala rını 1912 Balkan Savaşı sırasında Yunanistan işgal etti. I. Dünya Savaşı başında Lond ra'da toplanan Büyükelçiler Konferansı'nda, altı büyük devlet, 14 Şubat 1914'te Meis hariç, 12 Ada'yı İtalya'ya; Bozcaada ve Gökçeada hariç, bütün Ege Adalarını da Yunanistan'a verdi. Osmanlı bu durumu 15 Şubat 1914 tarihli bir notayla protesto etti. I. Dünya Savaşı başlayınca 12 Ada İtalya'nın, Ege Adaları fiilen Yunanistan'ın elindeydi. I. Dünya Savaşı başladığında Osmanlı'nın “fiilen” sahip olduğu hiçbir ada yoktu. 14 Şubat 1914 tarihli kararda “resmen” Osmanlı'ya ait olduğu belirtilen Gökçeada, Boz caada ve Meis bile fiilen Osman lı'da değildi. 1920'de Sevr Antlaşması 84. maddeye göre Ege Adaları Yu nanistan'a, 122. maddeye göre de 12 Ada ve onlara bağlı ada ve adacıklar İtalya'ya verilecekti. Kasım 1922'de İsmet Paşa baş kanlığındaki Türk heyeti Lozan'a giderken 12 Ada, 1911'den beri tam 11 yıldır İtalya'nın; Ege Ada ları, 1913'ten beri tam 9 yıldır, Yunanistan'ın elindeydi.

LOZAN'DA ADALAR POLİTİKASI

Türkiye'nin Lozan'daki temel amacı olabildiğince Misakı Milli'yi gerçekleştirmekti. 30 Ekim 1918'de Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandığı sırada Türk askerinin bulunduğu, Osmanlı'nın elinde olan yerler Misak-ı Milli'ye dâhildi. Ancak Ege Adaları ve 12 Ada daha önce kaybedilmişti, işgal altındaki bu adalarda Osmanlı askeri de yoktu. Lozan'a giden İsmet Paşa'ya verilen 14 talimattan 4. talimat adalarla ilgiliydi. Buna göre adalar konusunda “Müzakere sırasında politika belirlenerek Çanakkale'ye yakın adalar istenecek, güçlük çıkarsa Ankara'dan talimat beklenecekti.” Yani adalar konusunda kesin bir talimat yoktu; duruma göre davranılacaktı. Lozan görüşmelerinde adalar konusu 25 Kasım 1922 tarihli oturumda gündeme geldi. İsmet Paşa, kendisine verilen talimat gereği öncelikle Çanakkale Boğazı girişinde Türkiye'ye yakın adaları istedi. “Anadolu'nun huzuru ve güvenliği için adaların büyük önem taşıdığını” söyledi. Türk karasuları içindeki ufak adaların Anadolu barışını tehdit edebileceğini, bunların Anadolu'nun tamamlayıcı birer parçası olduğunu, bu nedenle bu adaların kesin olarak Türk egemenliğinde olmasını talep etti. Büyük adalar konusunda ise 30 Mayıs 1913 Londra Antlaşması ve 14 Şubat 1914 Büyükelçiler Konferansı kararlarıyla Türkiye'ye verilen Gökçeada ve Bozcaada ile Boğazların yakınında bulunan Semadirek adasının Türkiye'de kalması gerektiğini söyledi. Ayrıca daha önce Yunanistan'a bırakılan Limni, Midilli, Sakız, Sisam, Nikerya adalarının “genel barış için” bütünüyle askerden arındırılmasını, buralardaki istihkâmların yıkılmasını, deniz ve hava üssükurulmamasını ve asayişi sağlayacak sayıda jandarmadan başka hiçbir silahlı kuvvet bulundurulmamasını istedi. Dahası, Limni, Midilli, Sakız, Nikerya adalarının Yunanistan'dan alınarak özel (özerk) bir rejimle yönetilmesini  önerdi.   Lord Curzon, bu adaların nüfusunun Rum olduğunu belirtip, Girit ve Sisam'daki özerlik uygulamalarının başarısız olduğunu hatırlatarak “özerk yönetim” isteğine karşı çıktı. Adaların askerden arındırılması konusunun ise incelenebileceğini söyledi. Venizelos da “Semadirek adası üzerindeegemenlik sorununun 1913'ten beri çözümlenmiş olduğunu” söyleyerek İsmet Paşa'nın Semadirek isteğine karşı çıktı.  

Yazının tamamı için tıklayın

.

Politika