Başkanlık ve başkancı sistem

Başkanlık ve başkancı sistem

Sami GÜNALBaşkanlık:Başkanlık sistemi dediğimiz yönetim şekli Amerika’da doğmuştur. Gerçek anlamıyla tam teşekküllü olarak ABD ve az bir değişik modelle de Fransa’da uygulanmaktadır. Fransa’daki şekli itibariyle literatüre...

Sami GÜNAL

Başkanlık:

Başkanlık sistemi dediğimiz yönetim şekli Amerika’da doğmuştur. Gerçek anlamıyla tam teşekküllü olarak ABD ve az bir değişik modelle de Fransa’da uygulanmaktadır. Fransa’daki şekli itibariyle literatüre “Yarı Başkanlık'' olarak geçmiştir.

Başkanlık sistemi, işleyen tüm mekanizmalarıyla kuvvetler ayrılığını içermektedir. Başkanlık sisteminin algılanışında bir yanılgı söz konusudur. Zannedilir ki Başkan her istediğini kolayca yapabilmektedir. Hayır! Gerektiğinde bir ülkeye elçi ataması bile Kongre tarafından aylarca engellenebiliyor, tıpkı Başkan Obama’nın Ankara’ya yapacağı elçilik atamasının Kongre tarafından aylarca engellenmiş olması gibi.

Daha üç gün önce Başkan Trump tarafından Eğitim Bakanlığına atanan aday, bu göreve kabulü için Senatoda yapılan oylamada gerekli oyu bulamadı. Yasa gereği Senatodaki eşitlik durumunda çoğunluğu sağlamak için oy hakkı bulunan Başkan Yardımcısının desteğiyle zar zor bulabildi. Aksi takdirde Başkanın dediği (ataması) olamayacaktı. Yani, Başkancı sistemdeki Başkan gibi “ben dedim'' ile olmuyor; kuvvetler ayrılığının bulunduğu parlamenter sistemdeki gibi onaya tabi tutulmaktadır Başkanın tasarrufları.

Başkanlık sisteminde Yasama, Yürütme ve Yargı organları arasında genel bir denge söz konusudur. Bu Organlar birbirlerine karşı bağımsız olmakla birlikte, toplumsal düzenin yararına, pozitif bir ayrımcılıkla Yargının yetkisi güçlendirilmiş durumdadır. Biliriz ki ABD’de Başkanlar bile kolayca yargılanabilmekteler. Bundandır ki Yüksek Mahkemeye karşı zaman zaman “Yargıçlar Devleti'' suçlaması yapıldığına tanık olunmuştur. Nitekim mültecilere yönelik alınan son karara karşı, yargıçların tutumuna yönelik Başkan Trump’ın benzer suçlamalarını taze taze izlemekteyiz daha dün bile. 

Başkanlık Sistemi ile Parlamenter Sistem Arasındaki Kesişme ve Ayrışma:

Başkanlık sistemi ile parlamenter sistem yönetiminde kesişen ve ayrışan noktalar bulunmaktadır. Kuvvetler Ayrılığı noktasında ortaklık söz konusudur. En can alıcı nokta bu olsa gerek. Böylece bir sistemin yapısının demokratik olup olmama göstergesi sağlama alınmış durumdadır. İkisi de tüm kurumlarıyla demokratik bir sistemdir.

Başkanlık sistemiyle Parlamenter sistem arasındaki temel ayrılık ise işleyiş biçimindendir. İki sistem de kuvvetler ayrılığı ilkesine dayanırken uygulamada şekli farklılıklar vardır. Başkanlık sisteminde, yürütme yetkisi devlet başkanı tarafından kullanılır. Parlamenter sistemde ise devlet başkanı/cumhurbaşkanı temsil yetkisiyle sembolik işlev üstlenirken, Yürütme yetkisi Bakanlar Kurulunun başı olan Başbakan eliyle yürütülmektedir.

Başkanlık sistemi ile parlamenter sistem arasındaki diğer farklı şekli bir uygulamaysa, Hükümet üyelerini, birinde Başbakanın diğerindeyse Başkanın seçmesidir.

Başkancı Sistem:

Başkanlık sisteminin yozlaşmış ve bozulmuş haliyle özellikle Afrika ve Güney Amerika ülkelerinde yer bulan fakat günümüzde uygulaması yavaş yavaş terkedilen bir diğer şekil “Başkanlık'' sistemi mevcuttur. Pratik dildeki ve literatürdeki adı “Güney Amerika Tarzı Diktatörlük''tür. Yürütmenin arsızca güçlendirildiği, devlet başkanının eline Yasama ve Yargı organlarına karşı büyük yetkiler veren bu sistem anayasa hukukçularınca “Başkancı'' sistem olarak adlandırılmaktadırlar. 

Denetim mekanizmasının zayıf olması nedeniyle sistemin başındaki kişinin gücü başkanlık sistemindekine göre daha çok olmaktadır.

Bu sistem, iktidar ve muhalefet olmak üzere birbirinin aynısı olan iki parti ve bunların yanında çakıl taşı misali küçük partileri barındırmaktadır.

Başkancı rejimlerde yasama ve yürütme, tek elde iç içe geçmiş durumdadır. Daha doğrusu, yasama baskılanmışken, yürütme güçlendirilmiştir.

Silahlı Kuvvetlerin de yönetimini ele geçiren diktatör, her türlü özgürlükleri bastırırken sivil hayatla birlikte ekonominin militarizasyonuna doğru yol almaktadır.

Başkanlık Sistemi ile Başkancı Sistem Arasındaki Kesişme ve Ayrışma:   

Başkanlık sistemiyle, Başkancı sistemin şekli uygulama yönünde kesiştikleri bir noktaysa hükümet üyelerini tıpkı Başkanlık sisteminde olduğu gibi Başkancı sistemde de devlet başkanın seçmesidir.

Başkanlık sisteminde de klasik parlamenter sistemde olduğu gibi demokrasi tüm kurum ve kurallarıyla işlerken, Başkancı sistemde tekçi anlayış ve uygulama geçerlidir. Başkanlık sistemindeki denge ve denetim mekanizmasının, Başkancı sistemde bulunmaması dolayısıyla otoriterleşme söz konusu olmaktadır. Başkanlık sisteminde denetimsiz yetki söz konusu değildir. Yürütme güçlendirilmiştir ama üstünlük gibi bir durum yoktur. ABD yargısı, Trump’ın, mültecilerle ilgili aldığı kararları anında sert bir şekilde engelleyebilmiştir. Başkancı sistemdeyse bu durumun tam tersi söz konusu olacaktı.

Sonuç:

Hiçbir sistem, salt anlamıyla, normlaşmış haliyle tüm ülkelerde aynı şekilde uygulama alanı bulamamaktadır. Ülkelerin tarihsel ve toplumsal gelişimleri çerçevesinde kendi özelliklerine göre şekil ve anlam bulduğunu görüyoruz.

İşte… Kuvvetler Ayrılığını temel almak şartıyla; ABD’deki başkanlık sistemi ve klasik parlamenter sistemin demokratik hallerindeki şekli değişiklikleri gördük. Diğer yandan da başkanlık sisteminin yozlaşarak bozulmuş hali olan Güney Amerika ve Afrika tipi antidemokratik başkancı sistemleri…

Hali hazırda bizlerin ve gelecekte çoluk çocuğumuzun, topu yükün hayat kalitesini belirleyecek olan güncel “sistem değişikliğini'' dört seri birbirine bağlı yazı halinde irdelemeye çalıştık.

Şimdi… Kamuoyunda yeterince ve gereğince irdelenemeden ve de tartışılamadan… Bu nedenle de bir anlamda topluma zoraki dayatılan bu rejim değişikliğini, irdelediğimiz bu sistemler içinde nereye yerleştireceğinize dair anahtar sizin elinizdedir.

Bu rejim değerlendirmesini yerine oturttururken elinizdeki anahtar çok basittir. O da “Kuvvetler Ayrılığı''dır. Varsa var olduğu yere; yoksa yok olduğu yere koyacaksınız.

Yapacağınız bu oylamanın telafisi yoktur!

*

- Dersimiz Türkçe değil ama bu yazı serimiz içinde bir anlamda hukuki alandaki bir galatı meşhuru da -doğru bilinen yanlış- düzeltmeye çalıştık. Gel gör ki kamuoyunca Başkanlık tartışmasında sadece dil anlamında değil, hukuki anlamda da yanlış yapılmaya devam edilmektedir.

Kimi hukukçularımız bu galatımeşhurda neden diretir anlamam. Acaba genel algı ve değerlendirmenin dışında kalmayayım kaygısıyla mı hareket etmekteler? Oysaki bunun bir Başkanlık değil, Başkancı bir rejim olduğunu vurgulamak tartışmanın ruhunu ve felsefesini daha da güçlendirecektir.

- Konuyla ilgili muhtemel ki daha başka değerlendirme yazılarımız da olabilecektir. Önümüzde iki ay gibi bir süreç mevcuttur. Seri yazı çalışmamızın bütünlüğü açısından önceki yazılarımız da ilgiye ve dikkate değerdir. İlgili okurlarımız için:

1) http://www.abcgazetesi.com/nereye-gitti-bu-entellektueller-42543h.htm

2) http://www.abcgazetesi.com/hukuk-nedir-ne-degildir-hukukun-dogusu-ve-gerekliligi-42747h.htm

3)

Kumpasın ilk mağduruydu…’Hapisten çıkınca çay sattı, ekmek parası için çırpındı’

ABC Kritik