Baskın seçim kararı Afrin operasyonundan önce alındı

Baskın seçim kararı Afrin operasyonundan önce alındı

Ömer Ödemiş*Baskın seçim kararı Afrin operasyonundan önce alındı. Her kötü gidiyordu ve AKP hızla eriyordu. Seçimin normal zamanını beklemeye mecali kalmamıştı. Tam bir çöküntü yaşıyordu. Tüm göstergeler hızla dibe...

Ömer Ödemiş*

Baskın seçim kararı Afrin operasyonundan önce alındı. Her kötü gidiyordu ve AKP hızla eriyordu. Seçimin normal zamanını beklemeye mecali kalmamıştı. Tam bir çöküntü yaşıyordu. Tüm göstergeler hızla dibe vuruyor artık yalanlar çok karşılık bulmuyordu. Anketler bu gidişatın yönünü göstermeye başladığında hızlıca bir planlama yapılıp kararlar alındı.

Öncelikle milliyetçi oyları toparlayamayan MHP’nin tabanının yedeklenmesi gerekliydi. Milliyetçi ve ulusalcı oylar bir parça durumu düzeltebilirdi. Milliyetçi kabarmayı sağlayabilmek ve “vatan, millet, sakarya'' edebiyatıyla bu kesimi hedeflemek gerekiyordu. Suriye’de bu hedeflemeye uygun bir durum yaratıla bilinirdi. Ancak Amerika’nın bulunduğu bölgeler riskli idi.  Yoklama yapıldı ama istenilen sonuç alınamadı. Son süreçte umut olarak görülen Ruslara gidildi. Amaç; Afrin ve Kürtlere yönelik sınırlı bir operasyon yaparak, reisi milliyetçi kesimlerde kahraman gibi göstermek ve Akşener hareketinin güçlenmesiyle zayıflayan, hiçbir işe yaramayan MHP’nin milliyetçi tabanını ve savrulan ulusalcı kesimi yedeklemekti.

Diplomasi kurdu olan ve Suriye sahasının belirleyici önemli bir gücü olan Ruslar, bu teklifi hemen kabul etmediler. Önce Suriye devleti ile birlikte PYD yöneticileri ile görüşerek, AKP’nin böylesi bir talebi olduğunu, bu konuda ısrarlı olduğunu, bunu durdurmak için Afrin’in Suriye ordusuna teslim edilmesini istedi. Böylelikle Türkiye’nin bu ısrarını kendine dönük bir duruma çevirebilir, Suriye devletinin kazanımların genişlete bilirdi. Sonrasında ise Suriye devleti ile Kürt silahlı hareketi arasında ki ilişkiyi yakınlaştırarak, onların ABD’den uzaklaşmasını sağlayabilmeyi amaçladı.

Suriye’de Kürt silahlı grupların ciddi bir güvenlik tehdidi oluşturduğu, Türkiye sınırında koridor oluşturmaya çalıştıkları ve böylelikle Türkiye sınırı kuşatacakları iddiaları gündeme getirildi. Böyle bir hamleyi Kürt silahlı gruplarının yapmasına imkan yoktu. Membiç ile Afrin arasında TSK’nın devşirme ÖSO’nun denetimin de olan Cerablus ve Azez vardı. Bu bölgeler geçilmeden Türkiye sınırında bir koridor oluşturmak mümkün değildi. Dolaysıyla güvenlik kaygısı yalnız Türkiye içerisinde istenilen algıyı oluşturmak için kullanmaya çalışmaktı.

Ama olmadı. Kürt silahlı hareketi (Ya sonucunu bilerek, ya da bilmeyerek) Rusya’nın bu teklifini Yani Afrin’i Suriye devletine teslim etmeyi reddetti. Türkiye’de ki iktidarın Rusya’ya ısrarı devam edince, Ruslar belirli çıkarlar karşılığında TSK’nın ve devşirme ÖSO’nun Afrin’i kuşatmasına onay verdi ve bölgede bulunan hava savunma sistemlerini kapattı.

AKP naklen yayın yapar gibi, önceden duyurarak, kongrelerinde ilan ederek, açık bir siyasi malzemeye dönüştürerek, Afrin operasyonunu sınırın en uzak noktasından başlattı. 72 uçak ile başlattığı hava saldırılarından bir hafta kadar sonra karadan ÖSO birliklerinin ön saflara sürüldüğü kara operasyonunu başlattı.

Türkiye sınırına 30 km olan Afrin kasabasına ilerleyiş tam 58 gün sürdü. Ancak önceden hemen herkesin haberdar olduğu bu operasyonda gerekli tedbirler alınmış, en zararsız bir noktaya taşınmıştı. Suriye’de ki kaotik sürecin başladığı ilk günlerden beri Castel, Raco ve Cinderes bölgelerinde bulunan, Suriye ordusuna bağlı Difa Vatani güçleri(Vatan savunma birlikleri) ve Kürt silahlı güçleri ile ciddi çatışmalar yaşandı.

70 bin nüfuslu bir kasabaya dönük başlatılan ve naklen yayınlarla sürdürülen operasyon Türkiye içerisinde istenilen ve beklenen etkiyi yaratmayınca tekrar bir çaba ile Rusya’nın kapısı çalındı ve Afrin’e giriş için onay istendi. Öyle ya, Astana belgesinde Suriye’nin toprak bütünlüğüne ve egemenlik haklarına özen göstereceğine dair ortak bir mutabakat imzalanmıştı. Aksi halde komşu Suriye devletinin toprakları işgal edilmiş olacaktı.

Ruslar önce bu talebe sıcak bakmadılar. Sonra devreye İmralı sokuldu. İmralı’nın devrede olduğu Ruslara iletildi ve anlaşma sağlandı. Afrin’e girilecek ancak bir süre sonra, yani Türkiye iç siyasetinde ihtiyaç kalmayınca, Afrin Suriye ordusuna bırakılarak çekinilecekti.

Son ana kadar direneceğini, Afrin ’den çekilmeyeceğini, Afrin’i Stalingrad gibi savunacaklarını açıklayan PYD, Aldığı talimat sonrasında Suriye ordusuna teslim etmediği Afrin’i yağmacı, talancı ve katliamcı ÖSO çapulcularına teslime ederek çekildi.

AKP zafer naralarıyla Afrin’e girilmesini katladı.  Afrin de yaratılan kahramanlık hikâyelerinin etkisi geçmeden MHP’ye gerekli açıklama yaptırılarak baskın seçim kararı alındı. AKP’ye gerekli oylarda bir miktar artış sağlayan Afrin hareketinin, “AKP’nin üzerine çöken metal yorgunluğunun atılmasında'' önemli bir rol oynadığı Erdoğan tarafından itiraf edildi.

Tüm bu çabalar henüz AKP’nin kazanmak için ihtiyaç duyduğu % 51 oyu kendisine sağlamış değil gibi gözüküyor. Oylarını yükseltece ve kendisine sistemi değiştirecek gücü sağlayacak olan yeterli oyu alabilmek için daha başka şeylerde yapması gerek. Bu anlamda bir süredir kendisinden kopan Kürt oylarının bir kısmını yeniden kazanmak zorunda kalabilir. Bunu nasıl ve hangi yöntemlerle yapabilir, ya da yapabilir mi şimdilik bilemiyoruz.

Ancak kesin olan tek bir şey var, AKP kaybedeceği seçimi yapmayacaktır. Bir şeyler yaparak, iktidar gücünü kullanarak seçimleri erteleme yolunu gitmesi de olasılık dışı değildir. Bunun için de yine Ancak kesin olan tek bir şey var, AKP kaybedeceği seçimi yapmayacaktır. Bir şeyler yaparak, iktidar gücünü kullanarak seçimleri erteleme yolunu gitmesi de olasılık dışı değildir. Bunun için de yine Suriye’nin ve bilindik tehdit gerekçelerinin kullanılması gündeme gelebilir. Kamışlı bölgesine yakın yerlerde ki askeri hareketliliğin son günlerde artması, bu kaygıları güçlendirmektedir.


*ABC Gazetesi Ortadoğu Temsilcisi