10 Nisan 2020 Cuma

Beşiktaş “Knock Out”

Sporla ilgilenen herkes bilir, “knock out” boks terimidir, iki boksörden biri rakibine üstün oynasa bile aldığı ters bir yumrukla Türkçe’ye evrilmiş komik kelimeyle “nakavt” olur..

Bu akşam  (dün) böyle bir sonuç yaşandı..

90 dakikanın tamamını üstün oynayan, istatiklere sayısal ağırlık koyan , Beşiktaş Başakşehir in kalecisi Mert in 4 gol pozisyonun a “eldiven” koyması ve Burak başta diğer forvetlerinin beceriksizliğiyle 1-0 mağlup oldu..Hemde Dem Ba nın golüyle, hangi Dem Ba?? Hani 2.5 yıl önce Fikret Orman ve Şenol Güneş in ortak kararıyla “sakat” süphesiyle takıma çok az bir maliyetle dönmesinin engellendiği Ba..

Bir kere bu gerçeği bir kenara koyalım..

Beşiktaş bu yenilgiyle çok kızdığım “kırılma” sözcüğü yerine bana göre bu sezonun en kritik maçını kaybetmekle kalmadı, üst sıralardaki yarışına büyük ölçüde veda etti..Çünkü Sergen Yalçın ın göreve soyunmasıyla iki haftada alınan 6 puandan sonra çıkılan Başakşehir karşılaşması da 3 puanla sonuçlansaydı takım şampiyonluk umutlarına devam edecekti..

Sergen demişken kendisine bir kaç sorum olacak?

Beşiktaş’ın Teknik Direktörü olması için bir kaç fırın ekmek daha yemesinin  gerekli olduğunu yazan biri olarak..

1- 26 kişilik kadronda cezalı olan sağ savunma Gökhan Gönül ün yerine oynattığın Lens’e , üstelik karşısında Elia gibi etkili bir kanat oyuncusu varken başka alternatif bulamadın mı?

2- İlk 30-35 dakikada sahada varlığı belli olmayan Elneny’i oyunda tutup, galibiyete mutlak ihtiyacın olduğu bir taktiksel ortamda Ljajıc’i niye hücumu güçlendirmek yerine golü yemeyi bekleyip 68 de oyuna soktun?

3- Sakatlanmadığı sürece takımın gole en yakın forveti Burak’ı oyundan tam da baskı kurulmuşken 80 de niye aldın??

Maçı Beşiktaş kazansaydı da sana bunları soracaktım Sergen kardeş…

İşte bu yüzden bir kaç fırın ekmek yemeden bu göreve getirilişini eleştirmiştim.

Bu bağlamda seçimlerde tam destek verdiğim Ahmet Nur Çebi ye de bir
kaç sözüm olacak..

Taraftar popülizminden vazgeçin, kulüp tarihinin belkide en zor döneminde taşın altına “gövdenizi koymanızı ” takdirle karşılıyorum..Çünkü “müflis” bir kulübe başkan oldunuz..

Ama, size eski bir Türk deyimini hatırlatmak istiyorum..

“Kıyakçılığın sonu Ayakçılıkdır…”

Bir soruda “süper ligimizin” tepesinde mücadele veren iki takımın karşılaştığı Başakşehir Fatih Terim Stadı’nda niye toplam 5-6 bin seyirci vardı??
Ve , niye 200 kişilik Başakşehir tribününde “1453 Başakşehirliler” pankartı açılmıştı?

Anlamı neydi…