Cenevre merkezli BM insan Hakları Konseyi'nin, "Myanmar'daki krizin insan haklarıyla ilgili sonuçları" başlığıyla düzenlediği "özel oturum" başladı.

Cenevre merkezli BM insan Hakları Konseyi'nin, "Myanmar'daki krizin insan haklarıyla ilgili sonuçları" başlığıyla düzenlediği "özel oturum" başladı.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiser Yardımcısı Nada el-Nashif: "Myanmar halkına yönelik daha fazla şiddet, yalnızca darbenin gayrimeşruluğunu ve liderlerinin suçluluğunu artıracaktır

Birleşmiş Milletler (BM), Myanmar'da 1 Şubat'ta ordunun yönetime el koymasının ardından aralarında devlet memuru, aktivist, sivil toplum kuruluşları (STK) üyeleri, gazeteci, öğrenci ve keşişlerin de bulunduğu 350'den fazla kişinin gözaltına alındığını bildirdi.

Cenevre merkezli BM insan Hakları Konseyi'nin, "Myanmar'daki krizin insan haklarıyla ilgili sonuçları" başlığıyla düzenlediği "özel oturum" başladı.

Oturumun açılışında konuşan, BM İnsan Hakları Yüksek Komiser Yardımcısı Nada el-Nashif, "10 yıllık demokratik geçişte zor elde edilmiş kazanımlardan sonra, bu ayın başlarında Myanmar ordusunun iktidara el koyması ülke için büyük bir gerileme teşkil ediyor." dedi.

Nashif, Devlet Başkanı Win Myint ve Dışişleri Bakanı ve ülkenin fiili lideri Aung San Suu Çii dahil Myanmar'ın demokratik olarak seçilmiş liderlerinin siyasi gerekçelerle tutuklandığını vurguladı.

Farklı etnik kökenlerden genç ve kadınların, darbecilere ve baskılara karşı sürdürdüğü barışçıl gösterilere hayranlık duyduklarını ifade eden Nashif, "Myanmar'ın geleceğini bu kişiler oluşturuyor." diye konuştu.

Nashif, 1 Şubat'ta ordunun yönetime el koymasının ardından aralarında devlet memuru, aktivist, STK üyeleri, gazeteci, öğrenci ve keşişlerin de bulunduğu 350'den fazla kişinin gözaltına alındığını belirtti ve çok sayıda kişinin "şaibeli gerekçelerle" cezai suçlamayla karşı karşıya olduğunun altını çizdi.

- "Ordu acımasız emirler çıkardı"

Myanmar'daki gelişmeleri tüm dünyanın izlediğini belirten Nashif, barışçıl toplanma ve ifade özgürlüğünü önlemek için ordunun bu hafta "acımasız emirler" çıkardığını, sokaklarda polis ve askeri varlığın son birkaç gün içinde giderek arttığını aktardı.

Nashif, asker yanlısı ve milliyetçi grupların da sokaklara döküldüğünü belirterek, protestoculara karşı aşırı güç kullanılmaması uyarısı yaptı.

"Myanmar halkına yönelik daha fazla şiddet, yalnızca darbenin gayrimeşruluğunu ve liderlerinin suçluluğunu artıracaktır." diyen Nashif, sivillerin serbest bırakılması, seçim sonuçlarına saygı duyulması ve iktidarın tekrar sivillere devredilmesi için Konsey üyelerine mümkün olan en güçlü çağrıyı yapmaya davet etti.

50'ye yakın ülkenin destek verdiği, Myanmar'daki olaylara ilişkin "özel oturum" talebi İngiltere ve Avrupa Birliği'nden gelmişti.

Konseyde gözlemci sıfatıyla yer alan Türkiye de oturuma destek veren ülkeler arasında yer almıştı.

BM İnsan Hakları Konseyi'nde şimdiye kadar 28 özel oturum yapılmıştı.

- Myanmar'da askeri darbe

Myanmar ordusu, 8 Kasım 2020 seçimlerinde hile yapıldığı iddiaları üzerine 1 Şubat'ta yönetime el koymuş, bir yıllığına olağanüstü hal (OHAL) ilan etmişti.

Devlet Başkanı Win Myint, Dışişleri Bakanı ve ülkenin fiili lideri Aung San Suu Çii ile iktidar partisi Ulusal Demokrasi Birliğinin (NLD) önde gelen isimleri gözaltına alınmıştı.

- Yangon kentinde son 14 yılın en kalabalık protestoları

Myanmar'ın çeşitli illerinde 6 Şubat'ta darbeye karşı kitlesel gösteriler başlamış ve kısa sürede ülke geneline yayılmıştı.

Protestoların ilk gününde askeri hükümet, bazı sosyal medya ağlarını ve telefonlara internet servisini yasaklamıştı.

Yasaklara rağmen örgütlenen darbe karşıtları, 7 Şubat'ta Yangon kentinde 2007'den bu yana en geniş kalabalığı toplayarak sokaklara dökülmüştü.

Darbe karşıtı protestolar ülke dışına da yayılmış, geçen haftadan bu yana Japonya ve Tayland'daki Myanmar büyükelçiliklerinin önünde gösteriler düzenlenmişti.

 

Kaynak:Haber Kaynağı

Dünya