CHP lideri Kılıçdaroğlu: Ayda 1000 liraya insanlar yaşamaya çalışıyor

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Bursa İl Dernekleri Federasyonu üyesi dernek başkanları ile video konferansla görüştü.

Kılıçdaroğlu siyasetin görevinin memleketi kalkındırmak ve yurttaşlara iş, aş sağlamak olduğunu söyleyerek, “Biz bu görevi bıraktık ‘Sen Kürt müsün, Türk müsün, Laz mısın, Alevi misin, Sünni misin?’. Arkadaş sanane. Sen şu soruyu bana sor. Senin çocuğunu işi var mı, yok mu? İyi okula gitti mi, gitmedi mi? Vatandaşın da bu soruları sorması lazım” dedi.

Ayda 1000 lira kime yeter?

Anayasa’nın ikinci maddesini sosyal devletten bahsettiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, yurttaşların ekonomik ve sosyal sorunlarını çözme görevini devlete verildiğini kaydederek, “Bu esnafa, okula ‘kapat’ diyorsan o zaman oradaki ekonomik sorunları gidereceksin. Devlet olarak gidermek zorundasın, görevin. Efendim ‘Param yok’, ne demek yok. Para var. Nerede ne kadar kullanılacağına siyaset kurumu karar verir. Esnaf dükkanını kapatıyor, sorunlarla karşılaşıyor ve sorunlar giderilmiyorsa dönüp hükümete sorması lazım ‘Benim sorunumu niye gidermiyorsun?’. Sen bana 3 ayda veriyorsun bin lira. 3 bin lira benim çoluk çocuğumu ihtiyacını bir tarafa bıraktım, elektrik, su ve doğalgazı bile karşılamaz” diye konuştu.

Faiz borcu silinsin

Kılıçdaroğlu, esnafın pandemi döneminde aldığı kredilerin faizlerinin tamamının silinmesi gerektiğini vurgulayarak, “Hem faizi alıyorsun, sonra yenilerken yüksek faizle yeniliyorsun. Bu ne oldu, borç gene benim sırtımda borç. Sosyal devlet bana yardım mı yaptı?” dedi.

1500 liranın altında maaş alan var

Kılıçdaroğlu, emekliye gereken maaş zammının yapılmadığını ifade ederek, şunu ekledi: “Niye zam yapmıyorlar. Madem verdiniz, enflasyon var. Diyorlar ki ‘1500 liranın altında aylık alan kimse yok?’. Yüzbinlerce kişi var 1500 liranın altında aylık alan. Ama istatistikleri açıklamıyorlar Kılıçdaroğlu görmesin diye.”

Papazı verdi
 

Milli birlik ve dış güçler konusunda en hassas partinin CHP olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, CHP’nin hiçbir egemen gücün gölgesinin Türkiye Cumhuriyeti üzerine düşmesini istemeyeceklerini vurgulayarak, şunları belirtti: “Ama Trump telefon ettiğinde papazı teslim eden kişiye hala oy verip de hala milli birlik ve bütünlükten bahsediyorsanız, kusura bakmayın. Orada yollarımız farklıdır. Bir devletin başkanı telefon edecek, papazı vereceğim. Niye vereyim ya? Merkel telefon etti, hemen ertesi gün verdik. Bir de dönüp diyoruz ki ‘Bizde mahkemeler var’. Sonra dönüp diyorsun ki ‘Milli birlik’. Milli birlik şudur, papazı vermeyeceksin, bağımsız mahkemelerde yargılanacak. ‘Kusura bakma, benim ülkem bir telefonla teslim alınacak bir ülke değildir’ diyeceksin. Dedin mi? Demedin.”

Namuslu siyasetçi eksik
 

“Türkiye Cumhuriyeti devletinin temel bir eksikliği vardır, namuslu siyasetçi eksiktir Türkiye’de” diyen Kılıçdaroğlu, ülkede namuslu, cebine değil halka çalışan siyasetçiye ihtiyaç olduğunu söyleyerek, düzgün siyasetçiler olduğu sürece Türkiye’ni çözülmeyecek sorunu olmadığını dile getirdi.

PKK'nın saldırıdğı tek lider benim

Kılıçdaroğlu, CHP’ye ‘PKK’lı’ suçlamasını yapıldığını hatırlatarak, “Yahu PKK’nın saldırdığı tek lider benim. Şavşat’tan Ardanuş’a giderken canımızı zor kurtardık. Bir er şehit oldu. Ama toplum unutuyor” dedi.

Bine yakın  okul kapandı
 

Dernek başkanları Kılıçdaroğlu’na sorunlarını şöyle anlattı: - Eğitim kurumu çalıştırıyoruz. Her kurum gibi bizim de sıkıntılarımız büyük. 1 yıl gibi okulların açılmaması, pandemi nedeniyle bir açılıp bir kapanması nedeniyle sıkıntılar yaşanıyor. Bursa’da benim bildiğim 4-5, Türkiye çapında bine yakın okul kapandı diye biliyorum. - Pandemi boyunca emekliler hep kısıtlandı. Toplu taşımadan yararlanamadı. Bunun hakkında ne düşünüyorsunuz. Bir de sizin sayenizde milyonlarca emekli yılda iki bayram ikramiyesi aldı. Ama biz banka sigortası emeklileri bu haktan yararlanamadık. Birçok platformda dile getirdik ama hale hükümet bu konuda çok sessiz.


Kızım diyor ki

Ben kızımın bakış açısıyla size bu soruyu yöneltmek istiyorum. Çünkü biz gençleri önemsiyoruz. Gençlerin bakışı bizim geleceğimiz bakışı. Kızım diyor ki ‘Biz gençler olarak siyasilerimizin, büyüklerimizin bize örnek eylem ve söylemde bulunmasını istiyoruz. Çoğu zaman büyüklerimizin televizyon ekranlarında hoş olmayan eylem ve söylemlerini görüyoruz. Bu konuda 90’lı yıllarda siyasi genel başkanlarının televizyon programlarında çok güzel siyasi tartışma programları var ettiğini görüyor, duyuyoruz’. Bu anlamda usul ve üslup konusunda Sayın Genel Başkanımızın tavsiyeleri nelerdir?

Politika