Çocuğun defalarca ifadesi alındı! Medipol’deki istismarcı beraat ettirilmeye mi çalışılıyor?

Çocuğun defalarca ifadesi alındı! Medipol’deki istismarcı beraat ettirilmeye mi çalışılıyor?

Medipol Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Esenler Hastanesi’nde röntgen teknikeri tarafından cinsel istismara uğrayan çocuğun üçüncü defa ifadesi alınmak isteniyor.Medipol Hastanesi ise olayın ve isimlerinin...

Medipol Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Esenler Hastanesi’nde röntgen teknikeri tarafından cinsel istismara uğrayan çocuğun üçüncü defa ifadesi alınmak isteniyor.

Medipol Hastanesi ise olayın ve isimlerinin kamuoyu tarafından duyulmaması için çabalıyor. Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 27 yıl ceza ile yargılanan sanık 12 ay sonra denetimli serbestlikle tahliye edildi. Karakolda istismara uğrayan çocuğun ailesine ilk söylenen ise, 'Bu olay dallanıp budaklanmasın' oldu.

Artı Gerçek'ten İsa Uğur Erdoğan'ın haberine göre, İki yıl önce 31 Temmuz 2018’de İstanbul Medipol Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Esenler Hastanesi’ne ailesi ile birlikte kulak- burun- boğaz polikliğine boğazındaki iltihap şikayetiyle gelen altı yaşındaki H.Y.’nin muayene eden doktor çocuğun röntgen filminin çekilmesini istedi.

Aile bunun üzerine radyoloji servisine gitti. Röntgen servisinde o zaman tekniker olarak çalışan Ahmet C. Ö., baba V.Y. ve H.Y.’yi karşıladı. Çocuğun röntgenini çeken Ahmet C.Ö. (22) çekimden sonra baba V.Y.’yi çağırıp röntgen çekiminin olmadığını ve tekrardan çekmesi gerektiğini söyleyip, dışarıya çıkardı.

Birinci işlem bir dakika sürmesine rağmen, H.Y ile Ahmet C.Ö. bu sefer içeride 10 dakikayı aşkın kaldı. Röntgen odası önünde bekleyen baba durumdan şüphelenmedi. Ancak kızının ‘baba beni kurtar’ çığlığı ile cihazın çocuğunun üzerine düştüğü düşüncesiyle kapıya yöneldi. Fakat kapının kilitli olduğunu gördü. Kapıyı bir süre tekmeledikten sonra Ahmet C.Ö. kapıyı açtı. H.R. babasına o anda cinsel istismara uğradığını anlattı. Baba V.Y. bunun üzerine Ahmet C.Ö.’ye vurmaya başladı. 'Beyaz Kod' çağrısı ile hastane çalışanları ve güvenlik görevlileri müdahale etti. Baba V.Y.' e hastane yönetimi ‘yanlarında olduklarını’ söyledi.

Polis aynı gün Ahmet C.Ö.’yü gözaltına aldı. H.Y. ise Esenler İlçe Emniyet Müdürlüğü Çocuk Büro Amirliği’nin yürüttüğü soruşturmada savcılık talebiyle Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesi bünyesinde bulunan Çocuk İzlem Merkezi’ne (ÇİM) götürüldü.

ÇİM’de bulunan uzman H.Y. ile görüştü. Kayıt altına altına alınan görüşmede çocuk yaşadığı cinsel istismarı uzmana anlattı. H.Y. uğradığı cinsel istismarı ayrıca çizim yoluyla da resmetti. H.Y.’ye ‘yaşadıklarını bir daha anlattırılmayacağı’ söylendi. Ahmet C.Ö. ise 2 Temmuz günü ‘çocuğun nitelikli cinsel istismarı’ suçundan tutuklandı.

‘KAPIYI KİLİTLEME UYGULAMAMIZ YOKTUR’

Tutuklamanın ardından 15. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yürütülen davanın ilk duruşması üç ay sonra 8 Kasım’da yapıldı. Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü ise davaya müdahil oldu. Ahmet C.Ö. 27 yıl hapis talebi istenildi.

Ahmet C.Ö. kendisini, ‘muhafazakar bir ailede büyüdüğü ve Kuran kursuna gittiği ve hafız olmak istediği’ şeklinde savundu. Ahmet C.Ö., “Mağdurenin babası çıktııktan sonra kapıyı kilitledim, bunun nedeni hastanenin kuralı olması ve odaya radrasyon verilirken odadan radyasyon çıkmasını engellemek için odanın kilitlenmesi zorunludur’ dedi. Ancak Medipol Hastanesi’nden istenilen cevapta hastane yönetimi böyle bir uygulamalarının olmadığını söyledi. Aynı zamanda sanığın iç çamaşırı üzerinde yapılan incelemede Ahmet C.Ö.’nün spermlerine rastlandı.

Ahmet C.Ö. polis ve mahkeme sorgusunda ise çelişkili ifadeler verdi. Polis sorgusunda H.Y.’nin gözlerini kapattığını söylemeyen sanık mahkemede ise çocuğun gözlerini kapattığını ifade etti. Sanık mahkemede çocuğun ağzını kapattığı ve dudaklarını büzdüğü gerekçesiyle eliyle müdahale ettiğini ve çocuğun bunu cinsel organı sandığını savunurken polisteki ifadesinde ise buna ilişkin herhangi bir beyanda bulunmadı.

SANDALYEDE OTURAN ÇOCUK GÖĞÜS HİZASINA GELİYORMUŞ

Sanık, polis ifadesinde H.Y.’i röntgen masası yerine sandalyeye oturttuğunu da söylemedi. Mahkemede ise H.Y.’nin sabit durması için sandalye koyduğunu ifade etti. Fakat mahkemede endisine yöneltilen ‘H.Y. sandelyede oturduğunda vücüdunun neresine geliyordu?’ sorusuna ise ‘göğüs hizama geliyordu’ şeklinde cevap verdi. Bu durumda H.Y.’nin ayağa kaltığında daha uzun olması gerektiği çelişkisi mahkemede ifade edildi.

BABAYA MAHKEMEYE HAKARET VE SANIĞA TEHDİTTEN DAVA

Dava duruşmaları devam ederken, mahkeme H.Y.’nin tekrardan ifadesinin alınmasını istedi. Mahkeme heyetinin SEGBİS yoluyla izleyeceği ifade süreci bağlantı kurulamaması nedeniyle mahkeme salonunda alındı. Çocuk onlarca kişinin arasında ifade verirken fenalaştı. Baba V.Y. kızının durumunu görmesi üzerine mahkeme heyeti ve sanığa tepki gösterdi. Bu nedenle baba V.Y.’e mahkeme heyetine hakaret ve sanık Ahmet C.Ö.’ye tehditten ayrıca dava açıldı.

KARAR DURUŞMASINDA ‘BİLİMSEL MÜTALAA’

3 Aralık 2019’da ise mahkemenin kararını açıklayacağı 10. Duruşma gerçekleşti. Duruşmadan bir gün önce Ahmet C.Ö.’nün avukatı İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı’ndan alınan bilimsel uzman mütaalasını sundu. H.Y.’nin avukatı 28.09.2019 tarihli raporun üç duruşma öncesinde alınmasına rağmen, neden 3 ay sonra sunulduğunu sorguladı.

Mahkeme H.Y.’nin bu seferde Adli Tıp Kurumu tarafından ‘beyanlarına itibar edilip edilmeyeceğine’ yönelik ifadesinin alınmasını istedi. Söz konusu mütalaada çocuğun istismara uğramadığı değil ifade süresi içerisnde ‘yönlendirme’ soruları yer aldığı ifade ediliyor.

Konuyla ilgili görüştüğümüz hukukçular ise çocuğun ifadesinin bir uzman eşliğinde alınarak zaten sürecin tamamlandığını, çocuğun mahkemede dinlenilmesi ve ATK tarafından ifadesinin alınmasının yasal olmadığını söyledi. 24 Şubat’ta ise H.Y.’nin ifadesi eğer itirazlar kabul görmezse alınacak. Olayın ardından geçen iki yıla yakın süre geçerken, H.Y. bir yandan psikolojik destekte alıyor. Cinsel istismarın ardından yabancılarla aynı odada kalamayan, tek başına aile bireyleri dahi olsa başka bir odada bulunamayan, belirli bir iyileşme durumuna gelen ve okula başlayan H.Y.’nin tekrardan ifadesinin alınması aynı zamada travmayı tekrar yaşaması anlamına geliyor.

‘İKİ BİN LİRA GELİRLE 3 AYRI AVUKAT’

Öte yandan Ahmet C.Ö. ise bu süreç içerisinde mahkemeye iki bin lira geliri olduğunu beyan etti. Dava dosyasının dahi altı binin üzerinde bir miktar tutmasına rağmen sanık beyan ettiği gelirle nasıl karşıladığı ise soru işareti yaratıyor. Çocuğa yönelik cinsel istismar davaları ile ilgili görüştüğümüz avukatlar ise bir avukatın bu tür bir davayı üstlenmesi için 50 bin ila 200 bin lira arasında ücret talep edebileceğini belirtti. Ahmet C.Ö. ise mahkem boyunca üç defa avukat değiştirdi.

Davadan sanığa beraat çıkması durumunda dosya masrafları ve avukat ücretlerini H.Y.’nin ailesi ödemek durumunda. Bunun içerisinde İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı’ndan verilen raporun ücreti de bulunuyor. Böbrek hastası olan baba V.Y. ise olayın ardından kalp rahatsızlığı da yaşadı ve çalışamaz durumda.

‘BU İŞ DALLANIP BUDAKLANMASIN’

Medipol Üniversitesi ve hastaneleri Sağlık Bakanı Fahrettin Koca tarafından kurulduğu biliniyor. İstismarın ardından ise Medipol yönetimi defalarca aile ile görüştü. Görüşenler arasında bakanın kardeşi Özer Koca’da bulundu.

‘Biz sizin yanınızdayız’ denilen görüşmelerde ise ‘kurum isminin duyulmaması’ istenildi. İlk görüşme karakolda oldu. Ailenin aktarımına göre emniyet amiri de dahil, ‘Bu iş dallanıp budaklanmasın, kimseler duymasın, kapatalım’ denildi. Diğer görüşmelerde, ‘Biz sizin yanınızdayız’ dediler ama hiç bir şekilde yanımızda durmadılar. Karakolda Sağlık Bakanı’nın kardeşi Özer Koca ve Ankara’dan gelen hastanenin yöneticileri vardı.

İki ay öncesinde ise baba V.Y. bu sefer hastanedeyken görüşüldü. ‘mahkemelerde isimlerinin geçmemesi istenildi. Şahsın ceza alması için elimizden geleni yapacağız’ denildi.