Danıştay Başkanı Zerrin Güngör hakkında flaş talep!

Danıştay Başkanı Zerrin Güngör hakkında flaş talep!

Orhan Şahin / ABC Son dönemde Cumhuriyet Halk Partisi aleyhindeki beyanlarıyla dikkat çeken Danıştay Başkanı Zerrin Güngör Danıştay'a şikayet edildi. Güngör'ün CHP aleyhindeki sözleri gerekçe gösterilerek, 2575 sayılı...

Orhan Şahin / ABC 

Son dönemde Cumhuriyet Halk Partisi aleyhindeki beyanlarıyla dikkat çeken Danıştay Başkanı Zerrin Güngör Danıştay'a şikayet edildi. Güngör'ün CHP aleyhindeki sözleri gerekçe gösterilerek, 2575 sayılı Danıştay Yasası’nın 73/2 nci maddesi uyarınca “emekliliğini istemeye davet'' disiplin cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na sevki istendi. 

TARAFSIZ DEĞİL
Eski YARSAV Başkanı Av. Ömer Faruk Eminağaoğlu tarafından yapılan başvuruda Güngör'ün 30 Ağustos resepsiyonunda Nagehan Alçı ve Okan Müderrisoğlu'na verdiği beyanların Danıştay'ın tarafsızlığına gölge düşürdüğü öne sürüldü. 

YÜKSEK DİSİPLİN KURULU'NA SEVKİ İSTENDİ
Eminağaoğlu, Güngör'ün 2575 sayılı Danıştay Yasası’nın 73/2 nci maddesi uyarınca “emekliliğini istemeye davet'' disiplin cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi için Yüksek Disiplin Kuruluna sevkini istedi. 

NOT: Danıştay Yasası'nda görevden çekilmeye davet/ istifaya davet/ihraç kararının disiplin cezası olarak adı EMEKLİLİĞİNİ İSTEMEYE DAVET KARARI) Bu karar verilince 1 ay içinde görevden ayrılınmaması halinde görevle ilişiği kesiliyor 

GÜNGÖR NE DEMİŞTİ? 
30 Ağustos resepsiyonunda Habertürk yazarı Nagehan Alçı’ya konuşan Güngör, CHP’nin eski yargı düzeni değiştiği için rahatsız olduğunu öne sürmüştü.

CHP’den Güngör’e “Cübbede iliklemek için ilik arayacağına ağzını kilitle'' yanıtı gelmişti.

Güngör kendisine Adalet Yürüyüşü için 'sözde vurgusunu bilinçli olarak mı kullanıyorsunuz?' sorusunu soran Sabah Gazetesi Ankara Temsilcisi Okan Müderrisoğlu'na 'Evet' yanıtını vermişti.

ZERRİN GÜNGÖR'ÜN 'AK' SİCİLİ
Dönemin başbakanı Tayyip Erdoğan, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’yla 12 Mayıs 2014’teki Danıştay töreninde tartışmıştı.

zerrin1-001.jpg

Danıştay Başkanı Zerrin Güngör de Erdoğan salondan ayrılırken, adaletin bağımsızlığını sembolize etmesi için düğmesiz yapılan cübbesini iliklemeye çalışmıştı.

Güngör, iki yıl sonra, 5 Mayıs 2016’da, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Rize ziyaretine de katılarak Sayıştay Başkanı Recai Akyel ve Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit’le birlikte çay hasadı yapmıştı.

zerrin2-001.jpg

Güngör’ün kızı Gonca Hatinoğlu’nun Erdoğan’ın Saray’ında müdür olarak çalıştığı, damadı Volkan Hatinoğlu’nun da Saray’ın yapımını üstlenen Rönesans Holding’in bünyesindeki Sağlık Yatırım A.Ş.’de Nisan 2016’da yönetici olarak işe başladığı ortaya çıkmıştı.

Öte yandan CHP İstanbul Milletvekili İlhan Cihaner Zerrin Güngör'ün nasıl Danıştay Başkanı seçildiğini Tele1 ekranlarında bu sözlerle aktarmıştı; 


İŞTE O DİLEKÇE


DANIŞTAY BAŞKANLIK KURULUNA SUNULMAK ÜZERE
DANIŞTAY BİRİNCİ BAŞKANLIĞINA


BAŞVURAN : Ömer Faruk Eminağaoğlu –

ALEYHİNE BAŞVURU YAPILAN : Zerrin Güngör
Danıştay Başkanı
KONU : 2575 sayılı Danıştay Yasası’nın 73/2 nci maddesi uyarınca “emekliliğini istemeye davet'' disiplin cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi için Yüksek Disiplin Kuruluna sevkine ve Yüksek Disiplin Kurulu tarafından bu yolda cezalandırılmasına karar verilmesi
EYLEM TARİHİ : 30 Ağustos 2017 ve 06 Eylül 2017

GENEL AÇIKLAMA
Danıştay Başkanı olarak görev yapan Zerrin Güngör’ün, Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetler Günü nedeniyle Cumhurbaşkanlığı binası “havuzlu bahçesinde'' 30 Ağustos 2017 tarihinde düzenlenen resepsiyonda gazeteci Nagehan Alçı’ya ve de yargı yılının başlaması nedeniyle TBMM bahçesinde 06 Eylül 2017 tarihinde düzenlenen resepsiyonda gazeteci Okan Müderrisoğlu’na yaptığı açıklamalar, disiplin sorumluluğunu gerektirmektedir.

Bu nedenle gerekli işlemin yapılması için ihbaren başvuru yapmak gerekmiştir.

Öte yandan, gerek bir vatandaş olarak, gerekse Ankara Barosu bünyesinde görev yapan bi avukat olarak idari yargıda ve bu nedenle Danıştay’da tarafı veya vekili olduğum devam eden davalar da bulunmaktadır. Bu durum ise hukuksal yarar boyutu nedeniyle ayrıca başvuru hakkımı doğurmaktadır.

Belirtilen nedenlerle her iki yönden yapılan başvuru uyarınca Danıştay Başkanı Zerrin Güngör hakkında 2575 sayılı Yasa’nın 73/2 nci maddesi uyarınca “emekliliğini istemeye davet'' disiplin cezasının verilmesi gerekmektedir.

AÇIKLAMALAR
Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetler Günü nedeniyle 30 Ağustos 2017 tarihinde Cumhurbaşkanlığı binasında düzenlenen resepsiyonda gazeteci Nagehan Alçı’ya, Danıştay Başkanı’nın, aşağıda yer alan açıklamayı yaptığı, adı geçen gazetecinin yazısında yer almıştır:

DANIŞTAY BAŞKANI’NDAN ÇARPICI VE ÖZEL AÇIKLAMALAR
GECENİN ilerleyen saatlerinde Danıştay Başkanı Zerrin Güngör’e rastladım. “Nasılsınız? Son dönemde yargıyla ilgili eleştirilere ne diyorsunuz?'' diye sorunca bam teline bastığımı anladım. Çok rahatsızdı bu durumdan Zerrin Hanım. “Yargıyı bu şekilde malzeme yapmak, töhmet altında bırakmak bütün Türkiye’ye zarar verir. CHP eski yargı düzeni değiştiği için çok rahatsız. Bakın, yargı taraflı deniyor. Ben Danıştay Başkanı olarak sizi temin ederim ki yargı şimdiye kadar hiç bu kadar tarafsız ve bağımsız olmamıştı. Şundan emin olun ki, şimdiye kadar herhangi bir kararımızla ilgili en ufak bir telkin, telefon, uyarı almadım, almadık. CHP, Adalet Kurultayı’ndan sonra yayınladığı bildirgeyle ne yapmaya çalışıyor? Aslında ben biliyorum. Tek başlarına güçlü siyaset yapamadıkları için eskiden onların imdadına yargı yetişiyordu. Şimdi artık yargı bunu yapmıyor. O nedenle rahatsızlar'' diye konuştu. Zerrin Hanım’dan konuştuklarımızı yazabileceğimin teyidini aldım.
Yargı yılının başlaması nedeniyle 06 Eylül 2017 tarihinde TBMM bahçesinde düzenlenen resepsiyonda gazeteci Okan Müderrisoğlu’na, Danıştay Başkanı’nın, aşağıda yer alan açıklamayı yaptığı, adı geçen gazetecinin yazısında yer almıştır:
Resepsiyonda Danıştay Başkanı Zerrin Güngör'e, güncel bazı hususları sordum. CHP'nin, "Adalet Yürüyüşü" adını verdiği hareketlenmeyi, "Adalet Kurultayı" iddiasıyla organize ettiği toplantıyı, burada ileri sürülen görüşleri nasıl ele aldıklarını öğrenmek istedim.
Zerrin hanım, "Biz hâkimler olarak çok az konuşuyoruz. Ama bazen zorunlu durumlarda da yargının itibarını koruma adına konuşmamız gerekiyor" diye söze girdi. Sonra, "Sözde Adalet Yürüyüşü, sözde Adalet Kurultayı..." diye devam ediyordu ki, "Sözde vurgusunu bilinçli olarak mı kullanıyorsunuz?" dedim. Hiç duraksamadan, "Evet" dedi ve şöyle devam etti:
"Kim için adalet? Neyin adaletini arıyorsunuz? Yargıyı da töhmet altında bırakıyorsunuz. Biz adalet terazisini çok hassas tutuyoruz. Birtakım söylem ve davranışlarla yargıya güven zedelenirse bundan bütün toplum zarar görür. Biz, tarafsız ve bağımsız olarak herkesin hakkını titizlikle dağıtmaya özen gösteriyoruz. Aynı özenin gösterilmesini beklemek de hakkımız!"
Yapılan açıklamalarda,  bir siyasi parti, bir siyasi parti etkinliği doğrudan hedef alınmakta, bir siyasi parti için açıkça vurgu yapılarak ithamda bulunulmaktadır. Öte yandan mevcut iktidar dönemi için ise kıyaslama yapılarak, yargının en bağımsız olduğu dönem vurgusu yapılmaktadır. Bu beyanlar, tarafsız hareket edilmediğini açıkça ortaya konulmaktadır.
Türkiye Avrupa Konseyi üyesidir. 
HSYK tarafından da benimsenen Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Hakimlerin Bağımsızlığı, Etkinliği ve Rolü Hakkında Üye Devletlere Yönelik R (94) 12 Sayılı (1994 tarihli) Tavsiye Kararı’nda ve yargı bağımsızlığı konusundaki (HSYK gibi) kurulların yargı tarafından seçilmesi gerektiği açıkça vurgulanmıştır. 
Bu konuda Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Hâkimlerin Bağımsızlığı, Etkinliği ve Sorumlulukları Hakkında Üye Devletlere Yönelik CM/Rec(2010)12 sayılı (2010 yılı) Tavsiye Kararı’nda ise, yargı bağımsızlığı konusundaki (HSYK gibi) kurul üyelerin en az yarısının, her seviyedeki yargıçlar tarafından seçilmesi gerektiği açıkça vurgulanmıştır.
1982 Anayasasındaki yargı bağımsızlığına aykırı hükümler ortadan kaldırılacağı yerde, örneğin 2010 Anayasa değişikliğinde HSYK hakkındaki evrensel kurallara daha aykırı düzenlemeye gidilmiş, 2017 Anayasa değişikliğinde ise bu aykırılık giderileceği yerde yukarıdaki düzenlemelerden de açıkça görüleceği üzere aykırılık daha da ileri boyuta taşınmıştır. Bu gibi örnekleri artırmak söz konusudur. Tüm bu durumlar yargı bağımsızlığının anayasal düzenlemeler ve dolayısıyla buna dayalı yasalar ve de uygulamalar nedeniyle daha da geriye gittiğini ortaya koymaktadır. Böyle bir tabloda Danıştay Başkanı’nın hem bağımsızlık ve tarafsızlığına aykırı biçimde, bu durumları görmezden gelerek iktidar partisince (dolayısıyla bu partinin çoğunluk oyuyla yasama organınca ve partili Cumhurbaşkanınca) yapılan işlemleri olumlaması, hem de bir siyasi partiyi hedef alması, bağımsızlık ve tarafsızlığına açıkça aykırıdır.
Eylemin sorumluluk derecesi ve yaptırımı
Disiplin cezaları konusunda, yüksek yargıçlar hakkındaki cezalar ilgili yüksek mahkemeler yasalarında, diğer yargıç ve cumhuriyet savcıları hakkındaki cezalar ise ilgili yasalarda düzenlenmiştir.
2575 sayılı Danıştay Yasası’nın 73/2 nci maddesinde yüksek yargıçlar için öngörülen disiplin cezaları “uyarma veya hizmet süresine göre istifa etmeye veya emekliliğini istemeye davet'' disiplin cezalarıdır. Hangi eylemlerin disiplin cezası gerektirdiği ise anılan Yasa’nın 67’nci maddesinde gösterilmiştir.
2797 sayılı Yargıtay Yasası’nın 19/1 inci maddesinde ise yüksek yargıçlar için öngörülen disiplin cezaları “uyarma veya görevden çekilmeye davet'' disiplin cezalarıdır. Hangi eylemlerin disiplin cezası gerektirdiği ise aynı maddede gösterilmiştir.
6216 sayılı Anayasa Mahkemesi Görevleri Hakkındaki Yasa’nın 19/1 inci maddesinde yüksek yargıçlar için öngörülen disiplin cezaları ise “uyarma, kınama ya da üyelikten çekilmeye davet edilme'' disiplin cezalarıdır. Hangi eylemlerin disiplin cezası gerektirdiği aynı maddede gösterilmiştir.
6087 sayılı Hakimler ve Savcılar (Yüksek) Kurulu Yasası’nın 37/1 inci maddesinde Kurulun seçimle gelen üyeleri için öngörülen disiplin cezaları, “uyarma veya Kurul üyeliğinden çekilmeye davet'' disiplin cezalarıdır. Hangi eylemlerin disiplin cezası gerektirdiği aynı maddede gösterilmiştir.
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Yasası’nın 62 nci maddesinde, yargıç ve Cumhuriyet savcıları için öngörülen disiplin cezaları ise “uyarma, aylıktan kesme, kınama, kademe ilerlemesini durdurma, derece yükselmesini durdurma, yer değiştirme, meslekten çıkarma'' disiplin cezalarıdır. Hangi eylemlerin bu cezaları gerektirdiği anılan Yasa’nın 63-69 uncu maddeleri arasında gösterilmiştir.
2802 sayılı Yasa’da, uyarma cezası için kusurlu bir davranış değil, görevde daha dikkatli olma gereği aranmaktadır. 2575, 2797, 6216, 6087 sayılı Yasalarda da uyarma cezası öngörülmesi, kusur olmayan davranış için de ilgili maddelerde sorumluluk söz konusu edilmesi karşısında, bu yasalarda da uyarma cezası için kusurlu bir davranışın varlığına gerek bulunmamaktadır. (657 sayılı Yasa’daki düzenlemede cezalar yönünden 2802 sayılı Yasaya benzer niteliktedir)
2802 sayılı Yasa’da uyarma cezası sonrası, kusur veya kasıtlı eylemlerin ağırlık ve derecesine göre birden fazla disiplin cezası öngörülmüştür.
6216 sayılı Yasa dışındaki diğer yasalarda ise uyarma dışında sadece bir disiplin cezası öngörülmüştür. 
2802 sayılı Yasa ile 2575, 2797, 6216 sayılı Yasalar incelendiğinde öngörülen disiplin cezaları gözetildiğinde, 2575, 2797, 6216 sayılı Yasalarda uyarma disiplin cezasının bittiği yerde, diğer disiplin cezası başlamaktadır. Buna göre kusur ve kasıt içeren her türlü davranış bu yasalara göre istifa etmeye/emekliliğini istemeye/görevden çekilmeye disiplin cezasını gerektirmektedir.
Danıştay Başkanı’nın arka arkaya söz konusu olan söylemleri, uyarma boyutunu aşan nitelikte olmakla, kararlılıkla ifade edilen bu sözler, sorumluluk yönünden, emekliliğini istemeye davet disiplin cezasını gerektirmektedir.
Bu nedenlerle, ayrıca gözetilecek diğer durumlar da dikkate alınarak, Danıştay Başkanlık Kurulu tarafından, emekliliğini istemeye davet disiplin cezası ile cezalandırılması için Danıştay Yüksek Disiplin Kuruluna sevkine ve anılan Kurul tarafından emekliliğini isteme disiplin cezası verilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, disiplin soruşturma ve kovuşturması süresince tarafıma da yazılı ve sözlü olarak söz hakkı tanınmasını istemekteyim.
SONUÇ VE İSTEK
Yukarıda açıklanan ve resen gözetilecek nedenlerle, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör’ün, Danıştay Başkanlık Kurulu tarafından, emekliliğini istemeye davet disiplin cezası ile cezalandırılması için Danıştay Yüksek Disiplin Kuruluna sevkine ve anılan Kurul tarafından emekliliğini isteme disiplin cezası verilmesini ister ve dilerim.
Saygılarımla.08.9.2017
Ömer Faruk Eminağaoğlu

 

Önceki ve Sonraki Haberler
Gündem