Deniz Poyraz’ı önce bacağından, sonra da başından vuruyor. Öldürdükten sonra içeriyi dağıtıp, içeride ateş edip tekrar yanına geldiğini, hırsını alabilmek için yeniden ateş ettiğini hatta tekme attığını anlatıyor.

Deniz Poyraz’ı önce bacağından, sonra da başından vuruyor. Öldürdükten sonra içeriyi dağıtıp, içeride ateş edip tekrar yanına geldiğini, hırsını alabilmek için yeniden ateş ettiğini hatta tekme attığını anlatıyor.

Onur Gencer, ifadesinde Poyraz’ı nasıl katlettiğini anlattı

Deniz Poyraz’ın öldürülmesinde bir dizi soru yanıtlanmadan duruyor. Katili aceleyle tutuklayan yargı ve iktidar sözcüleri sessiz; ifadelerden anlaşılan ise polisin katile resmen gözcülük yaptığı Silahlı fotoğrafları ortaya çıkan ve Suriye’de eğitim gördüğü anlaşılan katil Onur Gencer, ifadesinde Poyraz’ı nasıl katlettiğini anlattı

HDP İzmir İl Binası’na yapılan saldırı ve Deniz Poyraz’ın katledilmesi konusunda Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun sessizliği sürerken, devletin şevkatli eliye gözaltına alınan ve jet hızıyla tutuklanan katilin arkada bıraktığı sorular kamuoyunun gündeminde.

Katliamda cevapsız bırakılan sorulardan bazılarını özetledik. 

 

-Bir sosyal medya paylaşımında bile günlerce süren gözaltı uygulanırken, katilin 18 saat gibi kısa bir süre sonra adliyeye götürülüp tutuklanmasının sebebi nedir? Bu kadar kısa sürede katilin bağlantılarının çözülmesi mümkün olmadığına göre, polisin ve yargının acelesi nedir? Üzeri örtülmek istenen nedir? 

-Katilin sosyal medya hesapları ve mail adresleri hiç takibe alınmış mıdır? Bu kişinin telefonları hiç dinlenmiş midir? Varsa bu kayıtların içerikleri nelerdir? Gencer, saldırıdan önceki 3 ay boyunca kim ya da kimlerle görüşmüş ve yazışmıştır?

-Katil, ifadesinde, “Geçmişten bu yana silah eğitimi aldığını, poligonda sıkça talim yaptığını ifade ediyor. Ayrıca soyadını vermediği Alican adlı bir kişinin kendisini eğittiğini” söylüyor. Bu Alican isimli kişi kimdir? Sözü edilen poligonun “Sivil Toplum Hareketi” adlı bir iktidara yakın kurumun başkanı olan İlhan Çelik’e ait olduğu bilinmektedir. Bu konu araştırılmış mıdır?

-Polis tarafından kollanan bir grubun bir süredir il binası önünde oturduğu biliniyor. Bu gruptan birinin, HDP’ye girip çıkanı polisle birlikte “saniye saniye izlediği” iktidar yanlısı basınında bile yer alırken, katil nasıl rahatça girmiştir?

-Katilin saldırı sırasında, ateşlediği ilk kurşun ile son kurşun arasında tam olarak ne kadar zaman geçmiştir? Görüntülerden anlaşıldığı kadarıyla katil, yukarıdaki işlerini bitirdikten sonra aşağıya kendisi indiğinde polis tarafından ilk kez görülüp gözaltına alınıyor. 30’dan fazla mermi kullanan, binayı ateşi vermeye çalışan katilin eylemi silah sesleriyle çevrede duyulurken, kapıdaki polislerin içeriye girip yukarıya çıkmamalarının açıklaması nedir? Polis, ne kadar süre beklemiştir?

 

-Cinayetin işlendiği binadaki görgü tanıkları, katilin Deniz’i katlettikten sonra katları dolaşarak kanlı ellerini yıkamak istediğini ve bütün bu süreç boyunca, onca silah sesine ve Deniz’in çığlıklarına karşın polisin binada olmadığını söylüyor. Cinayet işlenirken polisin aşağıdan binaya doğru bakmakla yetindikleri de tanıklar tarafından anlatılıyor. Polis neden aşağı inmesini bekledi?

-Yine binadaki görgü tanıkları, polisin bu süreç boyunca binada bulunanlara hiçbir uyarıda bulunmamasına tepki göstererek, “Sanık yakalandıktan sonra da katları gezip, başka birilerine zarar verip vermediğini kontrol etmediler” diyor. Polisler, katilin HDP’liler dışında kimseye zarar vermeyeceğini nereden biliyor? Katilin binaya hangi amaçla girdiğini biliyorlar mıydı? 

-Polisin olay sonrasında binada ciddi bir arama yapılmamasının sebebi nedir? Katlarda saklanabilecek ikinci, üçüncü şahısların olması ihtimalini neden hiç düşünmediler? 

-Katil, ilk ifadesinde “Silaha 10 mermi koyarak bugünkü olayı gerçekleştirdim” demişti. Oysa sadece Deniz Poyraz’ın bedeninde en az 6 mermi var ve HDP binasının içinde ise 33 kurşun izi. Bunlar doğruysa diğer kurşunlar kimlerin silahından çıkmıştır?

-Katilin binaya girerken elinde olan silah dolu çanta gözaltı işlemi sırasında ortalıkta görünmemektedir. Bu çanta şu anda nerededir? Çanta içinde ayrıca iki adet silah olduğu ve bu silahların ortalıktan kaybolan diğer iki katile ait olduğu iddiası araştırılmış mıdır?

-Katil, ifadesinde “Olay doğaçlama yaşandı” dedikten hemen sonra, Ocak ayından beri parti çevresinde keşif yaptığını söylüyor. Bu keşifler ne kadar sürmüş ve kendisine kim yardımcı olmuştur? 

 

-Katil, Gaziemir İlçe Emniyet Müdürlüğü’nden 2021 Mayıs ayında silah ruhsatını hangi gerekçeyle almıştır? İşi gücü olmayan bir şahsa, neye dayanarak ruhsat verilmiştir?

 

-Katilin sık gittiği yerlerden biri olarak Balçova Termal Otel görünüyor. Balçova Termal Otel’in mülkiyeti İzmir Valiliği’nde bulunuyor. Yönetim Kurulu Başkanı da Vali Yavuz Selim Köşger. Sağlık memurluğundan ayrılan ve belirli bir işi olmadığı anlaşılan katil, neden özellikle bu oteli tercih etmekte ve oda ücretini nasıl karşılamaktadır? 

Suriye’ye nasıl gitti? Nasıl döndü?

-Katil Gencer, Suriye’ye tam olarak ne zaman, hangi görevle, hangi kapıdan, hangi araçlarla gitmiş, ne kadar kalmıştır? Minbic’de çektiği fotoğraftaki silahın, MKE tarafından TSK için üretilen MPT-76 olduğu söyleniyor. Katil, sağlıkçı olarak gittiyse eğer, sağlıkçılara bu türden silah verilmesi Sağlık Bakanlığı’nın normal uygulaması mıdır?

-1,5 yıldır HDP İl Binası’nın önünde duran ve izleyen, çevirip sorgulayan polis, katilin elinde şüpheli bir çantayla içeriye girdiğini nasıl görmemiştir?

 

Yerde yatarken tekmelemiş!

Deniz Poyraz’ı katleden, Suriye’de eğitim gören Onur Gencer ifadesinde Poyraz’ı katlettikten sonra soğuk kanlı bir şekilde tekmelediğini anlatırken, psikolojik olarak hasta olduğunu iddia etti. Israrla tek başına olduğunu, tek başına planladığını dile getiren katil Gencer’i kimlerin koruduğu, kimlerle hareket ettiği soru işaretleriyle dolu iken, Gencer’in 27 sayfalık ifadesi de yaşananları detsekler nitelikte. 

27 sayfalık ifade

Olaydan hemen sonra polisler tarafından çevrede kayıtta olan kameraların görüntüleri silinirken, elinde çanta ve eldivenle, sürekli “korunan” HDP binasına elini kolunu sallayarak giren katil Gencer’in ifadesinde söylediği sözler ise olayın nasıl örtbas edilmek istediğini kanıtlar nitelikte. T24’ten Gökçer Tahincioğlu’nun köşesine taşıdığı ifade çelişki ve soru işaretleriyle dolu olduğu kadar insanın aklıyla dalga geçer türden. 

Güney de ‘hastayım’ demişti

2013’te Paris’te öldürülen Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’in katili Ömer Güney’in psikolojik olarak hasta olduğunu iddia ettiği savunmayı hatırlatan katil Gencer, ifadesinde ilaç kullandığını belirterek,  “İçimi soğuttum, beni serbest bırakın” diyor. “Deniz Poyraz’ı katleden Onur Gencer, sıradan biri değil. Ancak belli ki ‘Tek kişilik eylem, psikolojisi bozuk bir kişinin kişisel eylemi’ örgüsü, birçok kesim tarafından satın alınmak isteniyor” diye yazan Tahincioğlu’nun verdiği bilgiye göre, katil Gencer ısrarla tek başına olduğunu ve bağlantıları olmadığını iddia ederken, geçmişinde yaşadığı olaylardan örnekler vererek Kürtlere olan öfkesini temellendiriyor. 

Ölüm listesi hazırlamış

Sağlık görevlisi olduğu sırada ise Siverek’te reçeteli bir ilacı reçetesiz kullandığını ve bunu ortaya çıkaran iki kişiye öfkelendiğini, öldürmeyi düşündüğünü ama vazgeçtiğini belirten katil, devamında ise PKK Lideri Abdullah Öcalan, HDP eski Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ve TİP Milletvekili Barış Atay’ı öldürmek istediğini vurguluyor. Katil Gencer’in ifadesinde en çarpıcı nokta ise katliama ilişkin Tahincioğlu bu kısmı şöyle aktarıyor: “Anlatımına göre içeri girer girmez, kahvaltı yaptığı sırada sesi duyunca kapıya yönelen Deniz Poyraz’ı önce bacağından, sonra da başından vuruyor. Öldürdükten sonra içeriyi dağıtıp, içeride ateş edip tekrar yanına geldiğini, hırsını alabilmek için yeniden ateş ettiğini hatta tekme attığını anlatıyor.”

Önceki ve Sonraki Haberler
Politika