DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: Erdoğan’ın aklı fikri 6’lı masada. Kasım'da baskın seçim olabilir

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: Erdoğan’ın aklı fikri 6’lı masada. Kasım'da baskın seçim olabilir

Ali Babacan, Yozgat mitingi sonrası Ömer Şahin'in sorularını yanıtladı.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, 6’lı Masanın cumhurbaşkanı adayını belirlemeden önce eylem ve söylem birliği için Avrupa ülkelerinde olduğu gibi bir “ön koalisyon protokolü” hazırlayabileceğini söyledi. 
Kasım ayında az da olsa “baskın seçim” ihtimaline karşı hazırlıklı olunması gerektiğini savunan Babacan, ekonomideki kötü gidiş karşısında Sri Lanka örneğini hatırlattı.
Ali Babacan, partisinin üçüncü açık hava mitingini AK Parti ve MHP’nin kalesi olarak görülen illerden Yozgat’ta yaptı. Meydanı dolduran kalabalık ve coşku ile moral bulan Babacan miting sonrası sorularımızı cevaplandırdı.
DEVA Partisi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti’nin sürekli kendileriyle aynı saatlerde program yaptığını ve kendilerini takip ettiğini söylüyor. Babacan, Yozgat’tayken Erdoğan da yakın şehir olan Çorum mitingindeydi. Ayrıca Yozgat’ta miting meydanına Erdoğan’ın dev posteri asılırken Adalet Bakanı Bekir Bozdağ aynı saatlerde Yozgat’ta konuşma yaptı. Yozgat’ın iki ilçesine de AK Parti tarafından program konmuştu. Tüm bunların DEVA Partisi mitingine olan ilgiyi azaltmak için yapıldığı söyleniyor. 
Erdoğan, Çorum mitinginde gündemi 6'lı Masaydı: 
“Bunların mönüsünde yalan çorbası, koltuk kebabı, kandil dolması, laf salatası, Selo kahvaltısı, Washington portakalı var” demişti. Babacan bu sözlere cevap verdi:

Ya aslında bakmayın. Böyle küçümsediklerinle dalga geçtiklerine aslında Altılı Masayla yatıp kalkıyorlar.
Zihinlerinde o kadar çok yer işgal ediyor 6'lı Masa. Çünkü bir sefer onların iş tutma tarzına tamamen ters. Yani karşı taraf olacak falan filan. Şimdi oturuyorsun, konuşuyorsun.
Aslında rakip olan partiler bir araya gelip ülkenin geleceğiyle ilgili ortak çalışmalar yapıyor. Zaten o zihin yapısının altını masayı anlaması mümkün değil ama bir yandan da ciddi bir tehdit olarak da görüyorlar bunu. Yakın siyasi  tarihimizde  ilk defa oluyor bu. Altı parti bir araya gelip yüzeysel şeyler değil, detaylı şeyler konuşuyor. Bu gerçekten önemli bir çalışma. Altılı Masayı tanıtma konusunda da eminim ki bir katkısı var bu işin. İletişim komisyonumuz bunu değerlendirmesini ayrıca yapacak. Reklamınız iyi oluyor, bilmeyen biliyor, duymayan duyuyor bu vesileyle.

6’lı Masa son toplantısını 21 Ağustos’ta Saadet Partisi’nin ev sahipliğinde yapacak. Bu toplantılar aynı şekilde devam edecek mi? Bu konuda alınmış bir karar yok ama Babacan’a göre devam etmeli:

Ortak gündemimiz bitmediğine göre daha ortak çalıştığımız konular olduğuna göre başta en azından bir cumhurbaşkanı adayı, ortak aday hedefimiz var. Herhalde bir şekilde bu toplantıların devam etmesi lazım. Ama zamanlaması konuşulabilir. frekansı konuşulabilir. İstişare edilmesi gereken yeni konular var. Yani toplantılarda böyle genel başkanların birbirlerini yakından tanıması çok iyi fırsat oluyor. Altı parti nihayetinde, özünde rakip partiler. Bu gerçeği inkar etmek mümkün değil. Bir rekabet var ama bu rekabet varken aynı zamanda meseleleri oturup konuşuyor olabilmek ve siyasi nezaketle bunu yapmak, uzlaşı arayışı, mutabakat arayışı, ortak gündem belirleyip, ortak gündem çerçevesinde bir şeyler üretme gayreti var. Siyasetteki iklim ve üslup değişikliği açısından bana göre son derece faydalı oldu.

6’lı Masanın Türkiye’de daha önce örneği olmayan bir çalışma ortaya koyduğunu söylüyor Babacan:

Şu an duvar inşa eder gibi böyle tuğla üstüne tuğla koya koya gidiliyor Altın Masada. Tabii çok yeni bir kavram. Daha önce böyle bir şey hiç olmamış. 2018 yılındaki ittifaka bakarsanız orada A 4 gibi bir şey var. Bir ortak doküman var. Onun dışında bir şey yok. Seçimden sonra ülkenin nasıl yönetileceğiyle alakalı da bir ortak vizyon da yok yani. Şimdi bu seferki Altılı Masa herhangi bir ittifaktan çok daha öte bir iş birliği çalışması içerisinde aslında. Şu anda aslında Altılı Masa bir bakıma Türkiye'yi ortak yönetme iradesiyle hareket ediyor. 

Kamuoyunun en büyük beklentisi Millet İttifakının cumhurbaşkanı adayının kim olacağı. Aday açıklaması neden yapılmıyor? Uzlaşma mı yok, bilinçli şekilde mi geciktiriliyor? Babacan bunun gerekçelerini şöyle açıklıyor: 

Cumhurbaşkanı adayının erken aşamada açıklanması ya da belirlenmesiyle ilgili iki tane önemli sorun görüyoruz biz. Birincisi bu geçiş sürecinin yol haritası üzerinde siyasi partilerin ittifakı daha doğrusu mutabakatı önemli. Ama bir o kadar da cumhurbaşkanı adayının da bu mutabakat içerisinde söz söylemesi, rol alması önemli.
Kendi yetkilerini nasıl kullanacağıyla ilgili bir husus ağırlıklı olarak. Altı Parti olarak 'biz senin yetkilerini şöyle tanımladık' demek başka. Ama beraberce konuşup cumhurbaşkanı adayının çıkıp 'ben adayım ve yetkilerimin şu şu şu şu çerçevede paylaşacağım. Yetkililerimin katılımcı bir anlayışla kullanacağım diye kendisinin açıklaması başka ki bu daha kıymetli olur.
İkincisi de benim en çok çekindiğim husus; cumhurbaşkanı adayı belirlendiği anda
her şeyi o adaya soracaklar.
Diyecekler ki enflasyon nasıl düşecek?.
Suriyelilerle ilgili sorunu nasıl çözeceksin?
Eğitimle ilgili neler yapacaksın?
Şimdi bunlar sorulmaya başladığı anda cumhurbaşkanı adayı kendi kafasına göre mi konuşacak, ya da bu aday bir partinin genel başkanıysa kendi partisine programından, politikalarından mı konuşacak? Yoksa ben bilmem. Bir dakika Altılı Masaya sorayım. Oradan karar çıksın ondan sonra konuşayım mı diyecek. Dolayısıyla bu cumhurbaşkanı adayının belirlenmesinden önce bize göre her konuda bazı temel alanlarda özellikle bir ortak hedef ve ilke belirlenmesinin çok önemli olduğunu düşünüyoruz.

Hükümet “vurup geçelim” diye Kasım’da seçim yapabilir

Babacan zayıf ihtimal dahi olsa Kasım’da bir “baskın seçim”in olabileceğini söylüyor. 

Baskın seçim ihtimali çok zayıf da olsa olabilir diye düşünüyorum, zayıf ihtimal diyoruz. Daha önceki erken ve baskın seçimlere bakarak. 2018'deki baskın seçimi biliyorsunuz. Sayın Erdoğan seçim olmalı artık demesiyle meclisin karar alması artı sandığın gelmesi altmış gün sürdü. 61 günde bitti iş yani.
Erken seçimden bahsetmek vatana ihanet nedir derken baskın seçimi yaptı geçti. Dolayısıyla hazırlıklı olmak lazım. Buna göre herkes dikkat etsin çağrısı yani. Sürpriz ya nereden çıktı bu seçim falan demesinler. Olur mu, olur. Beklersek daha kötüsü olacak, en iyisi bir vurup geçelim’ diyebilirler.

Son dönemde şiddet olayları artıyor. Babacan’ın Denizli’deki programı AK Parti’liler tarafından engellenmek istendi. Bir gün sonra da  DEVA Partisi Karaman İl Başkanı saldırıya uğradı. Babacan gelişmelerden hükümeti sorumlu tutuyor:

Sayın Erdoğan ülkeyi böyle huzur içerisinde, istikrar içerisinde mi seçime götürmek istiyor? Yoksa ülkeye bir kaos ortamında mı seçime götürmek istiyor? Yani kimse şöyle düşünmesin. Hani bir biraz kaos ortamı oluşsun, o kaos ortamında bu bize yarar. Burada tekrar söylüyorum. Hiç kimse öfkeden, şiddetten, kaostan istifadeyle tekrar iktidarda kalma gibi bir yanlışın içine düşmesin. Çünkü bu ülkeye yazık olur. Bizim il başkanımızı düşünün bir partinin merkez ilçe başkanı sekiz-on kişi geliyorlar, iki kişiyi ağır bir şekilde darp edip yaralıyorlar. Hastanede tedavi altına alınıyorlar. Genel başkanlardan tek bir açıklama yok. Ya bir ‘geçmiş olsun, denmez mi? Tam bir sessizlik. Erdoğan ve Bahçeli’den tek bir açıklama gelmemesi tamamen ibretlik. Eğer kaostan, şiddetten nemalanacaklarını düşünüyorlarsa onlara en iyi cevabı sandıkta milletimiz verecektir. Denizli’de slogan attılar, bağırdılar. Bunlar il başkanından habersiz olamaz. Mesele kim daha çok bağıracak olsaydı bizim gençlerimiz daha çok ses çıkarırdı. Biz onlardan daha fazla ses çıkaracak sayı ve güce sahibiz. Mesele kim daha çok bağıracak meselesi değil ki. Ülkeyi kim daha iyi yönetecek iddiasıyla yola çıktık.

Sri Lanka kaygısı
Ali Babacan ekonominin gidişatından duyduğu kaygıları yinelerken yapılması gereken acil önlemleri yineledi. Babacan, ekonominin gidişatını anlatırken Sri Lanka örneği verdi: 

Türkiye'nin ekonomisi, ekonomi politikasıyla düzelmez. Bunu yargı reformuyla beraber yaptığınızda bir anlam kazanır. Eş zamanlı olarak eğitimde de adımlar attığınızda bir anlam kazanır. Dolayısıyla bizim bu yirmi iki eylem planı bitince aynı yirmi iki şeritli yol gibi yirmi iki alanda birden eş zamanlı olarak hareket ederek biz ancak Türkiye'de başarıyı yakalayabiliriz. Çünkü ekonominin temelinde hukuk var, adalet var, demokrasi var, insan hakları var, özgürlükler var. Ekonominin uzun vadeli başarısında eğitimin çok büyük rolü var. Ülke birden kurtulmaz. Kriz çözülmez ama kötüye gidiş durur. Yani sürekli kötüye gidiyoruz ya, o kötüye gidiş durur. Bunun için ne yapılması lazım? Bunu dedim hatta bu akşam hemen Cumhurbaşkanı yapabilir.
1. Merkez Bankası'nın üst yönetimini değiştirip ehil ve dürüst insanları koyun.
2. TÜİK'in üst yönetimini değiştirin, dürüst ve ehil insanları koyun. Ondan sonra da elinizi, ayağınızı çekin. Tam bağımsız çalışsın bu iki kurum.
Bunu yapın. Kötüye gidiş durur. Ha bir bununla ülke kalkınmaz. Bununla birden kriz de geri dönülmez. Bir U dönüşü yapmayız ama en azından işte tepetaklak giden bir kötüye gidişi bir noktada durdurmuş, frenlemiş oluruz. Ki seçimde en azından daha makul bir tablo devralmış oluruz. Aksi halde Allah korusun o temeli çukurun içinde ülke bir düşerse oradan çıkış çok zor oluyor. Sancılı oluyor. Uzun sürüyor. İşte Sri Lanka yaşadı. Devlet başkanı ülkeden apar topar bir gece kaçmak zorunda falan kaldı. Hazinenin rezervlerini tükettiler. Merkez Bankası'nın rezervlerini yedek akçeleri tükendi. Bankaların bilançolarını tükettiler. Ülkenin dayanacağı bir güç kalmadı. Onun için artık çok daha hassas bir ortamdayız. İnşallah şu ülkeyi batırmadan seçim gelir de devralırız da o noktadan itibaren şöyle hızlı bir toparlama başlar diye ümit ediyorum.

https://twitter.com/omer_sahinn

Önceki ve Sonraki Haberler
Gündem