Dilipak: Efendilerimiz isteyince Brunson’lar evlerine dönebiliyorlar

Dilipak: Efendilerimiz isteyince Brunson’lar evlerine dönebiliyorlar

"Efendilerimiz' isteyince, nasıl olsa, partiler aynı safta yer alıyor, Efendilerimiz isteyince Brunson’lar evlerine dönebiliyorlar"

Yeni Akit gazetesi yazarı Abdurrahman Dilipak, "Kim çalmış, kimin malı çalınmış ne anlamı var, sonunda hepsi, benim cebimden ya da vurguncular üzerinden global çetenin kasasına akacak. Dolar 10 lira ya da 100 lira olsa ne fark eder, çünkü bizim neye sahip olacağımıza, ne kadar şeye sahip olacağımıza birileri karar veriyorsa!" görüşünü savundu.

Dilipak yazısında, "Şunu görmek mi istemiyoruz; kim gelirse gelsin, perdenin arkasında bir el yönetiyor ülkeleri sanki. Hani The Economist’in şu köpeğine maske ve tasma takmış adamın boynuna tasma takan el örneğinde olduğu gibi. Bu defa 'göklerden gelen bir karar'ın yerini 'Buluttan gelen bir irade' alıyor. Derginin kapağı 'Everything’s under control'. Yani, 'her şey kontrol altında!”  Bir başka kapağında The Economist, WiFi işaretinin ortasına bir tabanca yerleştirip, “Broadbandits” yazmıştı. Virüs ve aşıdan sonra! Şimdi ki silahları Wifi modemler üzerinden delici ışınlar.. Atış serbest! Savaş yeni başlıyor. Bu gerçeği görmedikten sonra, kim gelmiş, kim gitmiş ne önemi var. Kim çalmış, kimin malı çalınmış ne anlamı var, sonunda hepsi, benim cebimden ya da vurguncular üzerinden global çetenin kasasına akacak. Dolar 10 lira ya da 100 lira olsa ne fark eder, çünkü bizim neye sahip olacağımıza, ne kadar şeye sahip olacağımıza birileri karar veriyorsa!" düşüncesini dile getirdi.

Dilipak şu ifadeleri kullandı:

"Efendilerimiz” isteyince, nasıl olsa, partiler aynı safta yer alıyor, Efendilerimiz isteyince Brunson’lar evlerine dönebiliyorlar. Brunson’u alan el şimdi Kavala’yı istiyor. Siz faizi düşürünce dolar çıldırıyor mesela. Bunlar durduk yerde olmuyor. Zaten değil mi ki, oltayı yutan balık yem istemiyor! Sanırım bazı şeyleri yeniden düşünmemiz gerekiyor.

Yeni normal döneme geçerken darbeler de, uluslararası ilişkiler de bu yeni “norm”lara uygun gelişiyor sanırım. Şehirleri, evleri, arabalarınızı, işyerlerinizi, devleti, akademileri, her yeri dijitalleştirdik. Bu kafayla gidersek, ne yasama, ne yürütme, ne yargı, ne yerel yönetim, ne STK kalacak. Her şeyi zaten yapay zeka yapacak. Kafalarımıza chip taktıktan sonra beynimi de okuyacaklar, 2018-19 eğitim yılının açılışında Ziya Selçuk’un dediği gibi.. “Beynimizi uzaydan okuyacaklar” derken Ziya Selçuk, Erdoğan da oradaydı. Kimse ne korktu, ne de heyecan duydu.   Sormalarına gerek yok ki, beyni okuyanlar, zararlı fikir ve inançları da silecekler zaten. “Iskarta insanlar”ın da hayatları resetlenecek zaten. Onlar, yani o ürettiğinden fazlasını tüketenler ya da kriminal risk grublarını kompoza dönüştürmenin yollarını arıyorlar! Ve 2022 sonunda iklim bahanesi ile özel bir yapay zeka, sözleşmeye taraf tüm ülke hükümetlerine talimatlar vermeye başlayacak. O zaman, şu kişi ya da şu parti gelmiş ya da gitmiş ne fark edecek"

 

 

GENEL