DİSK-AR raporunu açıkladı... Türkiye’nin istihdam faciası gözler önüne serildi

DİSK-AR raporunu açıkladı... Türkiye’nin istihdam faciası gözler önüne serildi

DİSK, 1 Mayıs’a giderken Türkiye’deki işsizliğe ve işsizlerin yaşamsal sorunlara dikkat çekmek için, DİSK-AR’ın her ay hazırladığı "İşsizlik ve İstihdam Raporunu” basın açıklamasıyla duyuruldu.

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Dairesi’nin (DİSK-AR) raporunda, "milli istihdam seferberliği"nin, işsizliği azaltmak yerine, "kayıt dışı istihdamı patlattığı" ifade etti.

DİSK-AR’ın İstihdam Raporu’nda, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayınlanan 2017 yılı istihdam verilerine göre "kayıtdışı istihdamın yüzde 32 düzeyine" ulaştığını vurguladı.

DİSK-AR raporunda, “TÜİK tarafından açıklanan 2017 verileri işsizlik ve istihdamda hedeflerin çok gerisinde kalındığını işsizliğin düşmediğini istihdamda ise hedeflenen artışının çok altında kalındığını görüldü” söylendi ve şu şekilde açıkladı:

“TÜİK verilerine göre işsizlik yıllık ortalama olarak 2016 yılında olduğu gibi 2017’de de yüzde 10.9 olarak gerçekleşti. Tarım dışı işsizlik oranı da 2016’da olduğu gibi yüzde 13 olarak açıklandı.

“2017’de yıllık bazda işsizlikte düşüş sağlanamadı. Genç işsizliği ise yüzde 19.6’dan yüzde 20.8’e yükseldi.

“Dar tanımlı işsiz sayısı bir yılda 120 bin artışla ise üç milyon 330 binden üç milyon 450 bine yükseldi.

“Tarım dışı işsizlik 2017 yılında ise yüzde 13 olarak gerçekleşti. Böylece tarım dışı işsizlik 2010 yılından bu yana en yüksek seviyeye ulaşmış durumdadır.

“Geniş tanımlı işsizlik oranı 2017 için yüzde 18.3 olarak gerçekleşti. 2014 yılında 5.9 milyon olan geniş tanımlı işsiz sayısı 271 bin artarak 2017’de 6.2 milyona çıktı.

“2011’de yüzde 9.1 olan standart işsizlik 2017’de yüzde 10.9’a, yüzde 11.3 olan tarım dışı işsizlik yüzde 13’e yükseldi.

“Dar tanımlı (standart) işsizlik yüzde 10.9 olarak gerçekleşirken diğer işsizlik türleri çok daha yüksek oranlara ulaştı.

“Yüksek öğrenim işsizliği yüzde 12.7 olarak gerçekleşirken, Tarımdışı işsizlik yüzde 13 oldu. Kadın işsizliği genel olarak yüzde 14.1 olarak gerçekleşirken tarım dışı kadın işsizliği yüzde 18.5 olarak gerçekleşti. Genç kadın işsizliği yüzde 26.1’e ulaşırken, tarım dışı genç kadın işsizliği yüzde 32’ye yaklaştı.

“Geniş tanımlı işsizlik yüzde 18.3 olarak gerçekleşirken, genç işsizliği yüzde 21’e yaklaştı. Ne eğitimde ne de istihdam olan gençlerin oranı ise yüzde 24.2’ye yükseldi.

“Kadın işsizliği genel olarak yüzde 14.1 olarak gerçekleşirken, tarım dışı kadın işsizliği yüzde 18.5 olarak gerçekleşti.

“Genç kadın işsizliği yüzde 26.1’e ulaşırken, tarım dışı genç kadın işsizliği yüzde 32’ye yaklaştı. “2014 yılında yüzde 20.4 olan yüksek öğrenimli genç kadın işsizliği 2017 yılında yüzde 26.1’e yükseldi. 2014 yılında yüzde 16.6 olan eğitimli genç erkek işsizliği ise daha sınırlı bir artışla yüzde 17.8’e ulaştı. 2014’te 3.8 puan olan eğitimli genç kadın-erkek işsizliği farkı, 2017 yılında 8.3 puana olarak açıklandı.

“2014 yılında yüzde 20,4 olan yüksek öğrenimli genç kadın işsizliği 2017 yılında yüzde 26,1’e yükseldi.

“2014 yılında yüzde 32.8 olan ne eğitimde ne istihdamda olan yüksek öğrenimli genç kadın oranı 2017 yılında yüzde 41’e yaklaşmıştır. Erkeklerde ise bu oran sırasıyla yüzde 21.7 ve yüzde 25.2 olarak gerçekleşti.

“TÜİK’e göre 2017’deki 984 bin kişilik istihdam artışının 583 bini ücretli istihdam artışından kaynaklanmaktadır. Geri kalan 401 bin kişilik artış ise kendi hesabına çalışanlar, ücretsiz aile işçileri ve işveren sayısındaki artıştır.

“Ücretli istihdam artışının toplam yeni istihdam artışı içindeki payı yüzde 59’dur. 2016 yılında 550 bin ücretli istihdam artışı sağlanmış iken, 2017’de bu sayı sınırlı bir artışla 583 bin olabilmiştir. İstihdam seferberliğinin ücretli istihdam artışı üzerinde neredeyse hiç etkisi olmamıştır.

“2016 yılında 473 bin kayıtlı ücretli istihdam artışı sağlanmıştı. 2017 yılında ise bu sayı 466 bine geriledi. 2017’de büyük kaynaklar ayrılan ve büyük iddialarla sürdürülen istihdam seferberliği sonucunda sağlanan kayıtlı ücretli istihdam artışı 2016’nın gerisinde kalmıştır.”

“İstihdam seferliği ile 2017 yılında sadece 466 binlik kayıtlı ücretli artışı sağlanmıştır. Bu artışın 44 bini ise kamu istihdamıdır. Özetle 2017 yılında özel sektörde 422 bin kişilik kayıtlı işçi istihdamı sağlandı. Bu ise 2016 yılında sağlanan artışın gerisindedir.

“Genel kayıtdışılık oranı yüzde 32.5 iken kadın kayıt dışılığı yüzde 41.3 olarak gerçekleşmektedir. Kentsel istihdam açısından da benzer bir asimetrik durum söz konusudur. Kentsel alanlarda kayıtdışılık yüzde 21.8 iken erkeklerde bu oran yüzde 20.4’e düşmekte, kadınlarda ise yüzde 25.5’e yükselmektedir.

“Benzer bir durum ücretli istihdamdaki kayıtdışılık oranlarında da görülmektedir. Ücretli istihdamda erkek işçilerin kayıt dışılığı yüzde 16.4 iken kadın işçilerin kayıt dışılığı yüzde 19.4’e yükselmektedir.

“2017 yılında gerçekleşen toplam ve büyük bölümü kayıtdışı olan 984 bin kişilik artışın sadece 54 bini imalat sanayindedir. İstihdam artışının 160 bine yakını tarımda yaşanırken, 108 bini inşaat sektöründe gerçekleşti. Toptan ve perakende ticarette 176 bin, idari ve destek hizmetlerinde ise 154 bin kişilik artış yaşandı.

"ÇIRAKLAR, STAJYERLER, VE BURSİYERLER UCUZ İŞGÜCÜ DEPOSU OLARAK KULLANILMASIN"

DİSK-AR’ın işsizliğin azaltılması ve istihdamda kalıcı ve güvenceli artış sağlanması için önerileri ise:

İş başında eğitim adı altında çırak, stajyer, kursiyerlerin ve bursiyerlerin ucuz işgücü deposu olarak kullanılması uygulamasına son verilmelidir.

“Herkesin çalışması için, herkesin daha az çalışması” ilkesi doğrultusunda haftalık çalışma süresi gelir kaybı olmaksızın 37,5 saate, fazla mesailer için uygulanan yıllık 270 saat sınırı, 90 saate düşürülmelidir.

Uluslararası çalışma normları doğrultusunda herkese en az bir ay ücretli yıllık izin hakkı tanınmalıdır.

İstihdam artışlarında kamunun payı dikkate değerdir. Kamu istihdamının artırılması, kamuda eğreti ve güvencesiz çalışma biçimleri yerine, kadrolu ve güvenceli istihdam artışının sağlanması yaşamsal önemdedir. Kamu girişimciliği ve hizmetleri istihdam yaratacak şekilde yeniden ele alınmalı ve kamuda personel açığı derhal kapatılmalıdır.

Güvencesiz çalışma biçimlerine son verilmeli, tüm taşeron işçilere kadro verilmelidir. Kamu taşeron işçileri kamu işçisi olarak kadroya alınmalıdır.

Uluslararası Çalışma Örgütü ILO’nun “insana yaraşır iş” yaklaşımı temelinde herkese güvenceli ve nitelikli işler sağlanmalıdır.

Sendikal hak ve özgürlüklerin kullanımı güvence altına alınmalı, sendikal barajlar kaldırılmalı, herkesin sendika hakkını özgürce kullanabilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

Toplum yararına çalışma programları kapsamında çalıştırılanlar daimî işçi statüsüne geçirilmelidir.

İşsizlik Sigortası Fonunun amaç dışı kullanımına son verilmelidir

Kadın istihdamının artırılması ve işsizliğinin azaltılması için işgücü piyasalarındaki cinsiyetçi uygulamalara son verilmeli, ev içi bakım hizmetleri devletin gereken nitelikli, yaygın ve ücretsiz bakım hizmetlerini sağlaması ile kadının üzerinden alınmalıdır.