Doların zirve yaptığı, kongre gündeminin öne çıktığı sırada Kanal İstanbul'a devlet garantisi verildi

21 Mart'ta Resmi Gazete'de Kanal İstanbul için devlet garantisi çıktı. Bu yoğun gündem arasında kaybolmasın diye hatırlatalım. Gümbürtüye gitmesin.

Serkut BOZKURT - Gazeteci

Son bir haftanın gündemi içinde gözden kaçan çok önemli bir konu var; o da Kanal İstanbul'a verilen devlet garantisi.

Resmi Gazete'de 21 Mart tarihinde yayımlandı.

Resmi Gazete'de yayımlanan geçici madde şu şekilde: “GEÇİCİ MADDE 4 – 15/3/2020 tarihinden sonra ihalesi yapılmış ancak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte henüz uygulama sözleşmesi imzalanmamış, yurt dışından finanse edilmesi planlanan yap-işlet-devret projeleri kapsamında, 1l/A maddesi uyarınca Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına bağlı özel bütçeli kamu idareleri tarafından imzalanacak borç üstlenim anlaşmalarına, ilgili idarenin borç üstlenim anlaşmasından kaynaklanan yükümlülüklerinin yerine getirilmesini sağlayacak şekilde, 4749 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi ile 8/A maddesi hükümlerine tabi olmaksızın, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı da taraf olabilir.”

Erdoğan: İnadına yapacağız

Erdoğan'ın inadına yapacağız dediği Kanal İstanbul projesinin maliyeti:

  1. Ulaştırma Bakanlığı'nın öngörüsüne göre 20 milyar dolar.
  2. 2020 yılında hazırlanan ÇED raporuna göre 75 milyar TL. (Erdoğan bunu ölçü alıyor. Ancak bir dolar o zaman 6.5 TL'ydi)
  3. Uzun yıllar kent için ulaşım konusunda dersler vermiş olan İstanbul Teknik Üniversitesi Emekli Öğretim Üyesi Haluk Gerçek'e göre 35 milyar dolar.
     

Projenin inşaatı

4 yılı kazı olmak üzere, toplam 7 yılda tamamlanması planlanıyor.

ÇED raporuna göre proje alanının yüzde 52’si tarım alanı.

İBB’nin rakamlarına göre proje ile 23 milyon metrekare orman alanı. Ayrıca

45 kilometre uzunluğunda ve ortalama 150 metre genişliğinde 136 milyon metrekarelik verimli tarım ve orman alanı ortadan kaldırılmış olacak.

Ya Kanal, Ya İstanbul

Ekrem İmamoğlu 15 maddede anlatmıştı:

Kanalın, susuzluğa neden olacağı, deprem riskini tetikleyeceği, doğayı katledeceği, İstanbul tarihinin talan edileceği, yeni vergi yükü getireceği, İBB’nin sırtına 23 milyar liralık maliyet getireceği, milyonları trafikte iki kat perişan edeceği, 50 yıllık hafriyat çıkaracağı, İstanbul’a 1,2 milyon yeni nüfus getireceği, 8 milyonluk nüfusun bir adaya hapsedeceği, Karadeniz balıklarını ve balıkçılığını yok edileceği, maneviyatı yok edileceği gerekçeleriyle karşı çıkıyor.

İmamoğlu'nun Ya Kanal Ya İstanbul açıklaması ve reklam panolarında bu sloganın yer almasından sonra hakkında dava açılmıştı.

Pandemi sırasında SMS yardımı ve Kanal İstanbul

Maliyeti çok yüksek olan Kanal İstanbul projesi öncesi, 3 Mart 2020'de Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgının ilk haftalarında 'Millete Sesleniş' programında vatandaşlardan SMS ile yardım istemişti.

Ayrıca pandemi sırasında yalnız bırakılan, destek alamayanlar hayatlarına son vermişti.

Çevrecilerin kesinlikle olmaz, zarar verir dediği, askerlerin ulusal güvenlik için tehlikeli gördüğü, ekonomik kriz olmasa bile ki var; yaşıyoruz, çok yüksek  olduğu Kanal İstanbul,
inadına yapılacak gibi...

ABC Kritik