Erdoğan İngiltere'de: Shakespeare bugün hayatta olsa Hamlet'e yine 'Dünyanın çivisi çıkmış' dedirtirdi

Erdoğan İngiltere'de: Shakespeare bugün hayatta olsa Hamlet'e yine 'Dünyanın çivisi çıkmış' dedirtirdi

AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan, İngiltere ziyareti kapsamında düşünce kuruluşu Chatham House’da katılımcılara hitap etti, gündeme dair açıklamalarda bulundu.İngiliz Kraliyeti’nin Uluslararası İlişkiler Enstitüsü olarak...

AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan, İngiltere ziyareti kapsamında düşünce kuruluşu Chatham House’da katılımcılara hitap etti, gündeme dair açıklamalarda bulundu.

İngiliz Kraliyeti’nin Uluslararası İlişkiler Enstitüsü olarak bilinen Chatham House, 2010 yılında Abdullah Gül'e "Yılın Devlet Adamı" ödülü vermişti.

Erdoğan'ın Chatham House konuşmasından başlıklar şöyle:

- Shakespeare bugün hayatta olsa ve Hamlet isimli eserini yeniden yazsa, Prens Hamlet'e yine aynı şeyi söyletirdi; 'Dünyanın çivisi çıkmış.'

- Filistin'de sadece son birkaç haftada yaklaşık 50 kişinin keskin nişancılar tarafından öldürüldüğünü, evlerine geri dönmekten başka talebi olmayan 1000 civarı insanı vurulduğunu görüp başka bir şey söylemek mümkün değildir.

- Afrika'da günde 1 doların altında para kazanıp, ailesini doyurmaya çalışan bir babaya sorun bakalım, o başka bir şey söyleyecek mi?

- Bu sorunların çözümüne öncülük etmekle sorumlu uluslararası toplum ise henüz terörizmle mücadelede dahi ortak paydada buluşmayı başaramadı. Türkiye'nin Suriye'de yaşadığı sıkıntı da budur. DEAŞ'la mücadelede en etkin mücadeleyi Türkiye yapmıştır. Bu örgüte Fırat Kalkanı'yla en büyük darbeyi biz vurduk.

- Ama bizim karşımızda bir başka terör örgütü daha var. Sınırlarımızda terör koridoru oluşturmaya çalışan YPG/PYD'nin yanında karşımıza güya müttefiklerimiz çıkıyor. Türkiye, Suriye'nin toprak bütünlüğü ve egemenliği konusunda en samimi ülkedir. Sınırlarımızdaki 3.5 milyon Suriyelinin evlerine dönebilmesinin yolu bu ülkenin tekrar güvenli hale gelmesidir. Suriye topraklarında Türkiye'nin güvenli hale getirdiği yerlere mülteciler dönerken, müttefiklerimizin desteklediği terör örgütlerinin kontrolündeki yerlere dönen yoktur. Siz bakmayın, bu terör örgütünün Kürt kimliğini istismar ettiğine, bunun içerisinde birçok Batı ülkesinden isimlerde vardır.

- Kobani denilen bölge YPG/PYD terör örgütlerinin kontrolünde. İsmi üzerinden Ayn El Arab bir Kürt bölgesi değildir. Ama bu bölgenin halkı ülkemizde Şanlıurfa ilinde yaşıyor. Mesela Kürt meselesi değil terör meselesidir.

- İngiltere dahil tüm ülkelerden FETÖ'ye karşı adım atmalarını ve sınırları içindeki örgüt mensuplarının ülkemize iadelerini bekliyoruz.

- Avrupa'nın göbeğinde insanları inançları, dinleri, kültürleri nedeniyle ötekileştiriliyor.

- Siyasi hesaplarla Kudüs'ün statüsünü değiştirmeye dönük adımlar bugün hayata geçiriliyor. Bu tablo karşısında, 2. Dünya Savaşı öncesindeki karanlık günlerdeki gibi hissetmekten kendimizi alıkoyamıyoruz. Bize ve insanlığa dayatılan bu tabloya itiraz ediyoruz.

- Biz BM Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üye ile yönetilmesini asla kabul etmiyoruz Birleşmiş Milletler'in 196 üyesi de dönüşümlü şekilde BMGK'da daimi üye olarak yer almalıdır diyoruz. Susmak yerine, dayatmaları kabullenmek yerine mücadeleyi tercih ediyoruz. Dünyanın çivisi çıktıysa, o çiviyi yerine sokacak olan sert bir çekiç darbesi değildir, umuttur. Bu noktada bir tercih yapmamız gerekiyor. Ya birbirimizin kurdu olup birbirimizi tüketeceğiz ya da dertlerimize birlikte derman bulacağız.

- Türkiye olarak girişimci ve vicdani bir dış politika izliyoruz. Çok taraflı işbirliği önemlidir. Türkiye olarak hem bölgemizde, hem de dünyada dostluklarımızı kazan-kazan ilkesiyle yönetiyoruz.

- Sekizinci yılına giren Suriye ihtilafı, siyasi, insani, güvenlik ve ekonomik boyutlarıyla 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana görülmemiş yıkıma neden olmuştur. Cenevre sürecine dahil olduk ve Astana'da büyük çaba sarf ettik. Sahada gerilimin azaltılması için her türlü inisiyatifi aldık.

- İdlib bölgesinin güvenliği için Rusya ile yaptığımız çalışmaları önemli noktalara getirdik. Doğu Guta ve Duma'da vahşeti önleyemediğimiz için derin bir üzüntü içerisindeyiz. Sivilleri kendilerine kalkan yapan teröristler karşısında, gerekirse biz kayıp veriyoruz ama sivillere zarar vermiyoruz.