Erdoğan'dan seçim vaadi gibi açıklama: Sözleşmeli öğretmen ile kadrolu öğretmen ayrımını ortadan kaldırıyoruz

Erdoğan'dan seçim vaadi gibi açıklama: Sözleşmeli öğretmen ile kadrolu öğretmen ayrımını ortadan kaldırıyoruz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 20. Milli Eğitim Şûrası’nın açılışında konuştu.

Erdoğan şunları söyledi:

Öğretmenlikte adaylık kaldırma sınavını artık bir kenara bırakıyoruz. Bunun yerine öğretmenlerin mesleki gelişmeleri temelinde bir program uygulayarak adaylarımıza destek olacağız. Öğretmenlikte 10 yılını doldurmuş öğretmenlerimize uzman öğretmenlik imkanını getiriyoruz. Eğitimlerini tamamlayan ve yapılan sınavlardan geçen öğretmenlerimiz hem derece alacaklar hem de maaşlarında bin lira artış olacaktır. Yüksek lisans yapmış öğretmenlerimiz ise sınavdan muaf tutulacaktır.

SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLERİMİZ KADROLU ÖĞRETMENLERİMİZLE AYNI HAKLARA SAHİP OLACAKLAR:

10 yıllık uzman öğretmenler eğitimlerini tamamlayıp sınavda başarılı oldukları takdirde baş öğretmen unvanıyla görev yapacaklardır. Bu öğretmenlerimizin maaşlarında da 2 bin lira artışa gideceğiz. Doktora yapmış öğretmenlerimiz ise bu sınavdan muaf tutulacaktır. Böylece öğretmenlerimize kariyer basamaklarında ilerleme imkanı sunarken lisansüstü eğitim için de çok önemli teşvikler vereceğiz. Bunu yanı sıra birinci derecedeki öğretmenlerimizin ek göstergelerini daha önce söz verdiğimiz şekilde 3600’e çıkarıyoruz. Ayrıca sözleşmeli öğretmen ile kadrolu öğretmen ayrımını da ortadan kaldırıyoruz. Mecburi hizmet hariç, özlük hakları, atamalar, mazeret tayinleri başta olmak üzere sözleşmeli öğretmenlerimiz kadrolu öğretmenlerimizle aynı haklara sahip olacaklar. Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun çok yakında TBMM takdirine sunulmasını planladık.

RÖVANŞİZM PEŞİNDE DE DEĞİLİZ, SADECE SORUNLARI ÇÖZMENİN PEŞİNDEYİZ:

Belli periyotlarda bir muhasebe yapmak, uygulanan politikaların zayıf yönlerini tespit etmek, yeni kararlar almak eğitimde gelişmenin olmazsa olmasıdır. Eğitimde mükemmele ulaşma çabası eleştirilecek, yerilecek değil alkışlanacak bir tavırdır. Eğitimle ilgili çalışmalarımızı yapbozdan ziyade eskinin kazanımlarını da koruduğumuz yeni bir inşa ve tekamül süreci olarak görüyoruz. Biz, başkaları gibi eğitime ideolojik gözlüklerle bakmıyoruz. Rövanşizm peşinde de değiliz, sadece sorunları çözmenin peşindeyiz. Biz, tüm evlatlarımızı geleceğe daha nitelikli, daha kalifiye ve donanımlı şekilde hazırlamanın çabasındayız. Her zaman söylediğim gibi ülkemizin meselleriyle ilgili yapıcı eleştirilere sonuna kadar açığız. Kimden gelirse gelsin Türk eğitim öğretim sistemimi çok daha ileriye taşıyacak her türlü makul öneriyi değerlendirmeye hazırız. 

KATARLI ÖĞRENCİLENE HAKSIZLIK YAPILDI

Katarlı öğrenciler hadisesinde olduğu gibi yalan yanlış bilgilerle evlatlarımızın hayalinin çalınması hoş karşılamamız gereken bir konuydu. Önümüzdeki dönemde medya mensupları ve siyasetçiler başta olmak üzere millete karşı sorumluluğu olanların daha hassas davranacaklarına inanıyorum. Bir konunda altını çizerek söylüyorum. İstiyorum ki ortaöğretimde profesörlerimiz gelsinler, okullarımıza müdür olsunlar. Ortaöğretime farklı bir zenginlik kazandıracaktır. Bu çağrımı daha önce de yaptım. Yine yapıyorum. Çünkü ortaöğretimde de profesörlerimizde okullara müdür olanlar birkaç tane var. Onları da özellikle takdirlerimi, saygılarımı sunuyorum. Bunu yaygınlaştırmanın çok çok önemli olduğuna da inanıyorum. Eğitimde fırsat eşitliği ana teması altında toplanan 20. Milli Eğitim Şurası’nın hayırlara vesile olmasını diliyorum.”

Politika