Erzurum’da Kuran kursunda cinsel istimara uğrayan çocuğun annesi: Sadece yedisi değil, daha fazlası yaşadı, Diyanet görmezden geliyor

Erzurum’da Kuran kursunda cinsel istimara uğrayan çocuğun annesi: Sadece yedisi değil, daha fazlası yaşadı, Diyanet görmezden geliyor

Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı Erzurum Hacı Bahattin Evgi Yatılı Erkek Kuran Kursu'nda cinsel istismara maruz kalan çocuklarda birinin annesi, "Sadece yedisi değil, daha fazlası yaşadı, Diyanet görmezden geliyor" açıklamasını yaptı.

Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı Erzurum Hacı Bahattin Evgi Yatılı Erkek Kuran Kursu'nda cinsel istismara maruz kalan çocuklarda birinin annesi, "Sadece yedisi değil, daha fazlası yaşadı, Diyanet görmezden geliyor" açıklamasını yaptı. 

İstismarı savcılığa ilk bildiren aile, Halk TV yazarı İsmail Saymaz'a konuştu. 

-Çocuğu neden yatılı kursa gönderdiniz?

Kurs evimize çok uzak ve servis imkânı olmadığı için verdim. Cemaatlerin kurslarına vermedim. Dedim ki, daha disiplinli olur, denetimli olur. Tam tersi oldu.

-Olayı nasıl öğrendiniz?

Bir gün hasta oldu. Gittim kursa. Hoca "Zekası üst düzeyde lakin derslere çalışmıyor" dedi. Evde dedim ki oğluma, "Önceki belletmenin (H.K.'yı kastediyor) destek oluyordu diye mi derslerin iyiydi?" Oğlum, "Anne, sen bilmiyorsun nasıl bir insan olduğunu. Bize tecavüz ediyordu" dedi. O an koptum. Ne tepki vereceğimi bilemedim.

-Yaşananları nasıl yorumluyorsunuz?

Bir değil, iki değil, üç değil. Çocukları o kişinin başına bırakmışlar, ne yaparsan yap! O da, çok afedersiniz, bildiği gibi...

-Şiddet de var.

Çok ağır şiddet. Oğlumda gördüm izlerini. "Oynarken düştüm" dedi.

-Tabii "Devlet yurdu, denetim var" diye düşünüyorsunuz.

Cemaat yurduna göndermeyi bilirdim lakin dedim ki devletin gözetimi altında bir kurs olsun. Göz yumanların, denetlemeyenlerin ceza almasını istiyorum ki, örnek dava olsun. Yaşadıklarımı, çocuğumun yaşadıklarını başkaları yaşamasın. Öpmeye, sevmeye kıyamazken, çocuğum neler yaşamış.

-Şu an durumu nasıl?

Toparlamaya çalışıyorum, çok da gücümün yettiğini söyleyemem. Çocuğum akıllı, kendi halinde, sessiz, derslerinde başarılı, yardım etmeyi seven bir çocuktu. O halinden eser yok. Adapsız şeyler olmasın, rabbimizin emrini bilsin, iyiyi kötüyü ayırt edebilsin diye verdiğim yurtta çocuğumun öğrenmediği pislik kalmadı.

Üstü kapanacak bir mevzu değil. Belki çocuğumdan önce başka kimseler de yaşadı. Bilmediğim için teslim ettim, emin ellerde diye. O kadar kötü şeyler yaşamış ki...

-En az yedi çocuk...

Yedi diye bir şey yok. Diğer çocukların başlarına gelmemiş diye bir şey yok. Aileleri kabul etmiyor, örtmeye çalışıyor olabilir. Diğerlerinin de yaşadığına eminim. "Başkası duyarsa ne olur?" Olan olmuş. Başkası duysun ki bizim yaşadıklarımızı yaşamasın. Diyanet'in, Erzurum Müftülüğü'nün üzerine gidilmesini istiyorum.

Kursta o kadar kamera var. Bazıları çevriliyor, bazılarının üzeri kapatılıyor. Edebim el vermiyor lakin kursun bu iş yapılmadık yeri yok. Herkes "Haberim yok" diyor.

Ben de ilahiyat okuyorum. Çocuk gelişim belgem var. KPSS'den yüksek puan aldım. Diyanet'e atanabilirdim. Önüm kesildi. Bu kişi belgesi ve eğitimi olmadan, çocukların başına belletmen diye gelmiş. Koskoca Diyanet'sin. Bir kere sosyal medyasına girilse ne kadar sapık olduğu ortaya çıkıyor. Denetimden geçirilmemiş!

Diyanet görmezden geliyor. Bir müftünün, bir imamın çocuğu yaşasaydı ne yaparlardı? Sormak istiyorum: Sizin çocuğunuzun başına gelseydi tavrınız ne olurdu?"

Önceki ve Sonraki Haberler
Gündem