Fehmi Koru: Baskın seçim mi geliyor?

Fehmi Koru:  Baskın seçim mi geliyor?

''Zamanında seçimin iktidar cephesi açısından ciddi mahzurları var''

Çankırı ilimizin Dodurga beldesinde dün yapılan belediye başkanlığı seçimini AK Parti adayı kazandı. Hem de açık ara farkla, %87.02 oy oranıyla. Seçime katılan diğer partilerin toplam oy oranı %12.98…

Büyük bir seçim başarısı bu.

Nitekim, AK Parti genel başkanı sıfatı da bulunan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan sonuç alınır alınmaz, sıcağı sıcağına bu başarıyı sosyal medya hesabından kutladı.

Mesajı şu:

‘‘Çankırı’nın Orta ilçesine bağlı Dodurga beldesinde yapılan seçimleri açık ara farkla, %87,02 ile kazanan AK Partimizi ve Cumhur İttifakı’mızı tebrik ediyor, sonuçların beldemize hayırlı olmasını diliyorum. Tüm Dodurga halkına selam ve muhabbetlerimi iletiyorum.’’

Duyduğu sevinci seçtiği sözcüklerden anlayabiliyoruz.

Seçimi yerinde izleyen AK Parti genel başkan yardımcısı Muhammet Emin Akbaşoğlu ise, biraz daha ileri giderek, yeni belde yapılmış, yaklaşık 1000 seçmenli bir seçim bölgesinde alınan sonucu 2023 haziran ayında yapılacak seçimin provası olarak değerlendirmekte.

Onun coşkulu açıklamasını da aktarayım:

‘‘Bütün Türkiye’nin gözü kulağı Çankırı Orta Dodurga’daki seçimlerdeydi. Bu seçimin zaferi ve 2023 Haziran seçimlerinin hakikaten işaret fişeğini Dodurgalılar, Türkiye’ye ve dünyaya ilan etti. Bu sonuç hayırlı olsun. AK Partimizin adayı, Cumhur İttifakımızın adayı Hasan Hüseyin Kaşıkçı oyların yaklaşık yüzde 90’ına yakınını tek başına alarak büyük bir zafere imza attı, hayırlı olsun. Hakikaten bu manada her 10 kişiden 9’u AK Parti ve Cumhur İttifakı’na ‘evet’ dedi. Bu bütün seçim anketlerini sandığa gömen bir sonuç olarak karşımıza çıkıyor. Sipariş seçim anketlerine değil, milletin iradesine, milletin oyuna bakmak gerekiyor. Sandık sonuçları hakikaten 2023 Haziran’a kadar bütün Türkiye’ye emsal olacak canlı bir anketin sonucu olarak herkesin hizaya buna göre bakması gereken ve buna göre mutlaka bütün sonuçları yorumlaması gereken bir dersi herkese verdi.”

Kabına sığmayan bir sevincin dışa vurumu bu satırlar…

Bilmem mazur görülür mü lakin engellemekte zorlandığım bir merakımı soruya dökerek burada paylaşmadan duramayacağım: AK Parti acaba Dodurga’da alınan seçim sonucunu, kendisini bir beş yıl daha iktidarda tutacak ve bu arada kendi adayını cumhurbaşkanı seçtirecek bir başarı olarak değerlendirir mi?

Son zamanlarda başka alanlarda kaydettiği başka ‘başarılara’ da güvenerek…

Madrid’te yapılan NATO zirvesinden ‘zafer’ ilanıyla geri dönülmüştü ya, o da ‘dış politika başarısı’ sayılabilir…

Yalnız bu kadar da değil.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bile %25 oranında arttığını sandığı asgari ücret bir ara kararla %30 oranında zam gördü şu yakınlarda. Çalışanlar, memurlar, emeklilerin ücret ve maaşlarına da bugün ilan edilecek enflasyon oranı göz önünde tutularak yüklü bir zam yapıldığını görebiliriz. Bunlara EYT’liler (emeklilikte yaşa takılanlar) kitlesini rahatlacak bir gelişme eklenebilir. Eh zaten 3600 ek gösterge de hayata geçirildiğine göre…

Ekonomik sıkıntıları, hayat pahalılığını unutturması beklenen adımlar bunlar…

Acaba Dodurga seçim sonucu bir gösterge olarak değerlendirilir ve AK Parti bu adımlardan aldığı cesaretle bir yıl sonra yapılacak seçimin tarihini erkene çekmeyi düşünür mü?

Yoksa zamanında seçim ısrarında devam eder mi iktidar cephesi?

Zamanında seçimin iktidar cephesi açısından ciddi mahzurları var.

Günlük hayatta yaşanan sıkıntılar ekonomi yönetiminin yanlışlarının sonucu. Altı ay önce yeni yıla asgari ücrete beklenmeyen oranda zamla girilmiş, ancak ardından gemi azıya alan enflasyon ve kurdaki durdurulamaz yükseliş sebebiyle paramız pula dönüşünce, yapılan zammın hiçbir anlamı kalmamıştı.

O yüzden asgari ücrete, hem de adet olmadığı halde, yeniden kallavi bir zam gerekti.

Seçimin zamanında yapılması, asgari ücrete ara zam ile ücret ve maaşlara enflasyon oranı göz önünde tutularak getirilebilecek takviyelerin etkisinin buharlaşmasına yol açabilir.

Ekonomiyi emir ve talimatlarla istenilen sınırlar içerisinde tutmanın mümkün olmadığını yaşayarak öğrendik.

Yanlış kararların siyasi sorumluları önümüzdeki bir yılda aynı konumlarında kalacaklarına göre yanlışlar devam edecek ve sıkıntılar sürecek demektir.

Benzer bir durum ‘zafer’ olarak takdim edilen Madrid’teki NATO zirvesinde elde edilen görüntü için de söz konusu olabilir. Kamuoyunun beklentileri önümüzdeki bir yıl içerisinde karşılığını bulmayabilir. ‘‘Zafer kazandık’’ diyerek seçime gitmek varken, ‘‘Bizi aldattılar’’ demek zorunda kalınarak gidilecek bir seçim istenilen sonucu getirmeyebilir.

Tayyip Erdoğan’ın yeniden aday gösterilmesinin önündeki anayasal engeli ve o engeli aşmak için sarf edilmesi gerekecek çabaların yıpratıcılığını bu hesaba katmıyorum bile.

O gün yaklaştığında, iktidarın küçük ortağı MHP, büyük ortak AK Parti ile İYİ Parti arasında bölüşüldüğü için azalmakta olan oylarına bakarak, kendisinin desteğiyle Meclis’ten geçen yeni seçim yasasında ittifak içerisinde bulunmanın yararı ortadan kaldırıldığı için, %7’lik baraja takılma ihtimalinden rahatsızlık duyabilir.

Lafı uzatmayayım: Bir yıl sonrasının şartları, Dodurga’da alınan %90’a yakın oyla elde edilmiş ‘seçim başarısını’ AK Parti’ye yaşatmış Dodurgalıları bile dünkü kararlarından vazgeçirebilir.

İktidar için doğru olan, kendi içlerinde tartıştıklarını da sandığım, fazla gecikmeden seçime gidilmesidir.

Hazır muhalefet de seçim tarihinin erkene alınmasını istemekteyken…

Gelişmelere bakıp ben bu hesabı yapıyorum lakin iktidarın, daha doğrusu AK Parti genel başkanı da olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın hesabı ne acaba?

Sorunun cevabını bir tek kendisi biliyor.

Önceki ve Sonraki Haberler
Politika