'Gerçek kahraman aşkı için çocuklarını ve halkını tehlikeye atmaz; siyasetçi de öyle...'

'Gerçek kahraman aşkı için çocuklarını ve halkını tehlikeye atmaz; siyasetçi de öyle...'

Twitter'daki takipçileriyle birlikte kurduğu Anadolu Halk ve Barış Platformu'nun (AHBAP) düzenlediği sosyal etkinlikler ile sık sık gündeme gelen Haluk Levent,  siyasete henüz girmeyi düşünmediğini belirterek, "Bence gerçek...

Twitter'daki takipçileriyle birlikte kurduğu Anadolu Halk ve Barış Platformu'nun (AHBAP) düzenlediği sosyal etkinlikler ile sık sık gündeme gelen Haluk Levent,  siyasete henüz girmeyi düşünmediğini belirterek, "Bence gerçek kahraman aşkı için çocuklarını ve halkını tehlikeye atmaz. Siyasetçi de öyle. Eğer bir mücadelenin içine giriyorsan sonuna kadar mücadele etmen gerekir. Artık hayatın sana değil, halkına aittir. Bu yüzden halkı için yapacağı mücadelede başarılı olup olamayacağının dengelerini gözetmesi gerekiyor, ben daha bu anlamda önümü görmüyorum diyelim" dedi. 

AHBAP'ın siyasi parti olmadığının altını çizen Levent,  "Rivayet değil, gerçekten de öyle başladı. Birkaç kişi böyle bir paylaşımda bulundular referandumda, ben de onları ciddiye aldım. Aslında gerçekten bir parti kursam güzel bir güç olacağını düşünüyorum AHBAP sayesinde" şeklinde konuştu.

Artıgerçek'ten Seran Vreskala'nın sorularını yanıtlayan Haluk Levent'in açıklamaları şöyle:

Bu aralar herkes sizin kurmuş olduğunuz bir oluşumdan yani AHBAP’tan bahsediyor. Neden böyle bir oluşum kurdunuz? 

Birkaç sebebi var ama en önemli sebebi, toplumun çok ötekileşmesi… Sadece insanları ötekileştiren bir statüko ile değil, aynı zamanda ötekileştirdiği için ötekileştirenleri de ötekileştirenlerle mücadele etmek zorunda kaldığımız bir dönemden geçiyoruz. Öyle bir güruh oluştu ki bu dalgadan, diğer tarafa en küçük bir meyilde bulunamaz, sohbet edemez ya da küçük bir övgü yapamaz olduk; çünkü onlar da ötekileştirildiği için, ötekileştirenleri ötekileştirmeye başladık.  

Biraz karıştı, dışlayan da dışlanan haline geldi demek istiyorsunuz sanırım.  

Evet. Her ne kadar bazıları masum olsa da aralarından çok katı, sert hatta iktidarı bir gün ellerine geçirecek olsalar aynısını yapacak olanlar da çıktı! İşte bu ötekileştirilme içerisinde, en azından benim takipçilerimi, dinleyicilerimi, sohbet ettiğim insanları bir platform altında toplayıp ülke sorunlarıyla ve insanların ihtiyaçlarıyla ilgilenebilmek istedim.  

Siz kendinizi ötekileştirilmiş hissediyor musunuz? 

Kendisini öteki hissetmeyen kaldı mı ki? 

Rivayete göre referandumda birkaç kişi ''Haluk Levent parti kursun, ona oy verelim’ yazılı kağıtlar paylaşınca başlamış bu hareket… 

Rivayet değil, gerçekten de öyle başladı. Birkaç kişi böyle bir paylaşımda bulundular referandumda, ben de onları ciddiye aldım. Aslında gerçekten bir parti kursam güzel bir güç olacağını düşünüyorum AHBAP sayesinde.  

Gerçekten de ülkenin bu anlamda yeni bir kana ihtiyacı varken, bir parti kurabilirsiniz aslında…  

Gerçek siyasetçi dediğin halkını gerçekten çok doğru temsil edecek ve onlara yardım edebilecek asıl insanın önünü görebilmesi gerekiyor.  

Önünü görmekten çok tüm sınıfların farkında olan ve halkın bileşenlerini bilen biri olması daha önemli, değil mi?  

Şöyle açıklayayım; gerçek siyasetçinin tüm hayatını halkına adaması gerekir. Filmlerde olur ya; kahraman kötü adamla karşı karşıya gelir, kötü adamın elinde kahramanın karısı vardır rehin olarak. Karısı yalvarır silahını atması için, kahraman da aşkı için silahını atar ve kötü adam yapacağını yapar. Bence gerçek kahraman aşkı için çocuklarını ve halkını tehlikeye atmaz. Siyasetçi de öyle. Eğer bir mücadelenin içine giriyorsan sonuna kadar mücadele etmen gerekir. Artık hayatın sana değil, halkına aittir. Bu yüzden halkı için yapacağı mücadelede başarılı olup olamayacağının dengelerini gözetmesi gerekiyor, ben daha bu anlamda önümü görmüyorum diyelim.   

Sistem nasıl işliyor AHBAP’ta? 

Yardıma ihtiyacı olan kişi veya muhtaç birini gören biri, neye ihtiyaç varsa Twitter’ın ortasına atıyor. Bunu görenler ''Başkanım burada şöyle bir şey var’ diyor; ben de bunu retweet ediyorum. Olayı araştırabilmek, doğrulayabilmek ve lojistik destek sağlayabilmek için o yardıma ihtiyacı olan kişinin bulunduğu şehrin Ahbap’larına da çağrı atıyorum Twitter’dan; ''Haydi Ankara, haydi Erzurum, davranın çocuklar’ diyorum mesela ve o şehirde bulunan tüm Ahbaplar bir anda ''başkanım takipteyiz’ diyerek harekete geçiyorlar. Daha 24 saat geçmeden hatta bazen bir iki saat içinde hemen o adrese, aileye gidip kontrol ediyorlar, oradan fotoğraf gönderiyorlar, arkasından telefonla arıyorlar ve ihtiyaçlarını söylüyorlar; hastaysa eğer bakılıyor, doktor hastane ekipman tedavi ihtiyacı varsa o karşılanıyor. Hastayı bulunduğu şehrin bir hastanesinde ameliyat ettirmemiz gerekiyor diyelim, onun ücretini biz ödüyoruz. O çocuklar değil; biz yani AHBAP genel merkezi ödüyor. Ya da akülü sandalyeye mi yoksa protez bacağa mı ihtiyacı var, çocuklar hemen araştırıyorlar, bana haber veriyorlar, biz de gerekeni sağlıyoruz. Öğrenci, mağdur, engelli hiç fark etmez, kimin neye ihtiyacı varsa elimizden geldiği kadar ulaşmaya, yetişmeye ve karşılamaya çalışıyoruz. Mesela daha dün Bursalı kızımızın biri anne olmayı çok istediğini yazdı, tüp bebek yaptırması lazım ama çok zor durumda; Bursa’da bulunan 4 Ahbabımız hemen müdahale etti. Ankara Etimed Hastanesi Tüp Bebek Merkezi’nde tedavisi yapılacak kızımızın. Dr. Übeyt ve Dr. Emel Hanımlar da tedavisiyle ilgilenecek. Bu görev tamamlandı, sıra diğerlerinde.  

Daha tanınmadan evvel yardıma muhtaçlar için bir şeyler yapmaya çalışırmışsınız zaten… 

Aslında gençliğimden beri bu anlamda bir şeyler yapmak istiyordum ama böyle bir platform için harekete geçmemiz zaman aldı tabii. Mesela önceden de sosyal medyada hastalar ya da muhtaçlar bizimle temasa geçiyordu. Birkaç arkadaş grubumla beraber bu kişilere nasıl yardım edebileceğimizi konuşuyorduk. Nasıl tedavi ettirebiliriz, nereden yardım alabiliriz gibi ve elimizden geleni yapıyorduk. Fakat aradan bir yıl gibi bir zaman geçtiğinde, yardım ettiğimiz hastalarla tekrar karşılaşmaya başladık. Bu bizi çok enteresan bir duruma soktu. Kime ne kadar para ödediğimizi biliyoruz, ailesini biliyoruz, kişisel bilgileri biliyoruz ama ya kimi isim değiştirdi ya kimi para yetmedi dedi, bazıları da valilikten aldıkları özel izinle para toplayarak miktarı daha da yükselttiler.    


Röportajın tamamını  için tıklayın