HaberTürk yazarı Sevilay Yılman: “Geçici korunma statüsü" ile ülkemize gelen ve vatandaşlık alan bu insanların hiç değilse bir 10 yıl oy kullanmamaları için gereken ne ise yapılmalı

HaberTürk yazarı Sevilay Yılman: “Geçici korunma statüsü" ile ülkemize gelen ve vatandaşlık alan bu insanların hiç değilse bir 10 yıl oy kullanmamaları için gereken ne ise yapılmalı

Türkiye toplumuna entegre olmadan, Türkçe bilmeden, Türkiye'nin kaderiyle ilgili oy kullanabilmeleri bir ulus devlette kabul edilemez

HaberTürk yazarı Sevilay Yılman, "Başlarda ülkelerinde savaş var diye 'geçici korunma statüsü' ile ülkemize gelen lakin sonradan pek bir güllük gülistanlık gördükleri Türkiye’ye yerleşmeyi kafasına koyup da vatandaşlık alan bu insanların hiç değilse bir 10 yıl oy kullanmamaları için gereken ne ise yapılmalı diyorum." görüşünü savundu. 

Yılman yazısında, "Elbette ki ekonomik olarak ülkenin geldiği nokta, başta hayat pahalılığı olmak üzere yaşadığı sıkıntılar çok büyük sorun. Ancak ben ülkenin öncelikli sorununun bu olduğunu düşünmüyorum. Çünkü ekonomi bugün kötü olur, yarın düzelir. Yarın düzelir sonra yine kötü olur lakin “sığınmacılar ya da düzensiz göçmenler” konusuna dair bugünden önlem alınmaz ise yarın onarılması imkansız tahribatlara neden olur. Biliyorum ki çok itiraz gelecek bu yorumuma.Daha önceki yazılarımda olduğu gibi, “Irkçılık ve faşistlik”le filan suçlanacağım. Hiç mühim değil zira benim bu meseleye yaklaşımımın arkasında ırkçı ya da şöven bir bakış açısı yok! Tamamen milli güvenlik açısından bakıyorum." ifadesini kullandı. 

Yılman şunları kaydetti:

"Dün bu konuda en çok mücadele eden Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ı aradım. Hocayla birçok konuda hemfikir değilim lakin bu konuda haklı olduğu çok nokta var. Özellikle vatandaşlık alanlara seçimde oy kullanmalarına dair söyledikleri. Önümüzde ki 10 yıl içerisinde yapılacak seçimlerde yeni vatandaşlık alanların oy kullanmamalarını öneriyor ve muhalif parti liderleri Kılıçdaroğlu, Akşener, Karamollaoğlu, Babacan, Davutoğlu, Uysal’ın oturduğu 6’lı masadan destek istiyor.

Ancak karşılık bulamıyor. Kılıçdaroğlu’ndan özellikle bu hususu konuşmak için randevu istediğini lakin alamadığını söylüyor. Özdağ’ın bu önerisine neden sahip çıkılmıyor, destek verilmiyor anlamak mümkün değil! Sonuçta çok makul bir öneri. Başta Suriyeliler olmak üzere son dönemde epeyce bir yabancıya vatandaşlık verilmiş… Ki, belli ki verilmeye de devam edilecek. Hocanın iddiasına göre resmi rakamlar doğru değil. Vatandaşlık verilen kişi sayısı 900 bin!

Eğer dediği doğruysa zaten vay halimize! Geçmiş olsun! Ama ben yine de Özdağ’ın yanıltıldığını ve resmi rakamların doğru olduğunu varsayıyorum. Yani İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun son yaptığı açıklamaya göre Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı verilen kişi sayısının toplam 300 bin olduğunu baz alıyorum! Peki, bu az bir rakam mı? Toplu olarak ikametgahlarını İzmir’e alsalar İzmir’in kaderini pekala belirleyecek sayıya sahip bu insanların neden benim seçme seçilme hakkıma ortak olunmasına göz yumuluyor?

O yüzden kimse kusura bakmasın… İster ırkçı denilsin, ister faşist! Çok açık söylüyorum… Başlarda ülkelerinde savaş var diye “geçici korunma statüsü" ile ülkemize gelen lakin sonradan pek bir güllük gülistanlık gördükleri Türkiye’ye yerleşmeyi kafasına koyup da vatandaşlık alan bu insanların hiç değilse bir 10 yıl oy kullanmamaları için gereken ne ise yapılmalı diyorum.

Ve tarihi bir sorumluluk olan bu meselede sadece Özdağ'ın değil, tüm partilerin liderlerinin ortak bir çıkışı, ortak bir tavrı ivedilikle göstermeleri gerektiğine inanıyorum!

Türkiye toplumuna entegre olmadan, Türkçe bilmeden, Türkiye'nin kaderiyle ilgili oy kullanabilmeleri bir ulus devlette kabul edilemez."

 

 

 

Önceki ve Sonraki Haberler
Politika