Habertürk yazarı Sevilay Yılman'dan: Bülent Arınç iyi polis mi yoksa?

Habertürk yazarı Sevilay Yılman'dan: Bülent Arınç iyi polis mi yoksa?

''Neden kayıtsız kalınıyor Bülent Arınç’ın partisi ile ilgili kamuoyu önünde kullandığı bu ağır ifadeleri karşısında?

"Tatlı su balığı siyasetçileri var, suya sabuna dokunmadan. Majestelerinin gazetecileri var. Havanın suyun berraklığından bahsederler. Öksürmenin, bağırmanın zamanıdır. Kral çıplak demenin vaktidir. Allah cesur olana izzet verir!" ifadeleri bugüne kadar yaptığı eleştirilerin tamamından biraz daha ağır oldu ama yine de şaşırmadım…

Çünkü Bülent Arınç bunu hep yapıyor.

Şaşırdığım şu değerli okurlarım...

Evet. Daha öncekilerde olduğu gibi bu defa da çok sert tepkilerle karşılandı.

Evet. İki günden bu yana tıpkı öncekilerde olduğu gibi yine sosyal medyada hakaretamiz ve çirkin cümlelerle yerden yere vuruluyor Bülent Bey ama şunu da biliyoruz ki bunu yapanların hepsi aslında havanda su dövüyor.

Çünkü ne yaparlarsa yapsınlar, ne derlerse desinler sonuçta bu yaptıklarının AK Parti’nin yetkili kurulları nezdinde hiçbir karşılığı yok!

Normalde başka bir isim bu tür eleştirileri yapsa çoktan parti içi disiplin uygulanmış, karar alınmış ve o kişinin ya kulağı fena çekilmişti ya da parti ile ilişkisi kesilmişti bile.

Nitekim geçmişte oldu da bu tür şeyler.

Üstelik onlar da en az Sayın Arınç kadar parti içerisinde ağırlığı olan isimlerdi.

En sonlardan örnek vereyim mesela...

Eski Diyarbakır Milletvekili İhsan Arslan...

BBC’ye verdiği bir demeçte; ”15 Temmuz kimyamızı bozdu bizim. İlk aşamada askeri vesayet vardı, adım atamıyorduk. Ne zaman ki askeri vesayeti ortadan kaldırdık, orada yılana sarıldık. İş birliği yaptık. Onların yargıyı kullanırken kullandığı bütün taktikleri, araçları, biz kullanmaya başladık, can havliyle” dediği için derhal disipline sevk edildi.


O da parti kurucularındandır ve partinin Kürt seçmenle irtibatında, o seçmenin kazanımında çok önemli rol oynayan en kritik isimlerden biridir ancak tüm bunlara rağmen çok iyi niyetli bulunsa da partisiyle ilgili yaptığı eleştirileri karşılıksız bırakılmadı.

Ha bu arada...

Tüm bu yazdıklarımdan sakın ola Arınç’ın yanlış yaptığını, yanlış konuştuğunu düşündüğüm filan gibi bir kanaat oluşmasın.

Asla öyle bir şey demiyorum.

Tam aksine çok takdir ediyorum bu çıkışlarını Bülent Bey’in.

Cesurca ancak bu kadar ağır eleştirilerine rağmen neden bu garip sessizlik?

Normal değil bu durum.

Sadece AK Parti içinde değil, hiçbir partide normal karşılanmaz böyle bir şey.

Mesela Sayın Arınç’ın yaptığı eleştirilerin onda birini CHP’de siyaset yapan bir isim yapmış olsaydı çoktan ihraç edilmişti partisinden.

Ki, onlarca örnek var benim bu dediğimi doğrulayacak.

Hülasa…

Bu ikilem, garip tablo sadece benim değil başka gazetecilerin de dikkatini çekiyor tabii.

Hatta merakları gidersin diye kısa bir süre önce de ABC Gazetesi tarafından Arınç’a sorulmuştu nedeni.

O da; “AK Parti'den tepki görmüyorum. Tepki gösterenler 3-5 kişi. Bunlar troldür. Onların esamesi bile okunmaz. 4'ünü, 5'ini 10'unu toplasanız 1 gram etmezler. Ama sessiz çoğunluk, AK Parti'nin tabanı 'Allah senden razı olsun, sen olmasan bunları kim söyleyecek, konuşacak. Senin isminle esnafa halka gidiyoruz. Onlar da iyi ki Bülent Bey konuşuyor' diyorlar. Dolayısıyla görünür görünmez büyük bir çoğunluktan dua, destek alıyorum!" cevabını vermişti.

Dün tekrar okuyunca hakkında yazılanları ve hatta eski vekillerden Mehmet Metiner, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mustafa Akış’ın; "Artık bıkkınlık geldi. Bu kaçıncı?" tepkilerini düşününce…

İnsanın aklına ister istemez; “Yoksa Bülent Arınç iyi polisi mi oynuyor?” sorusu geliyor.

Cevap mutlaka; “Tabi ki öyle değil!” şeklinde olacaktır biliyorum.


İşte o zaman da diğer soru devreye giriyor.

Madem ortada bir iyi polis, kötü polis oyunu, tiyatrosu yok!

O halde neden kayıtsız kalınıyor Bülent Arınç’ın partisi ile ilgili kamuoyu önünde kullandığı bu ağır ifadeleri karşısında?

Haklı mı yoksa?

Ondan olabilir mi acaba?