Halkbank'ın avukatlarından ABD Anayasa Mahkemesi'ne itiraz: Uluslararası infiale ve diplomatik kabusa yol açar

Halkbank'ın avukatlarından ABD Anayasa Mahkemesi'ne itiraz: Uluslararası infiale ve diplomatik kabusa yol açar

Halkbank’ın temyiz duruşmasının ABD Anayasa Mahkemesi’nde 17 Ocak'ta yapılacağı açıklandı.

Halkbank’ın ABD'deki temyiz duruşmasının avukatlarınca Anayasa Mahkemesi'ne sunulan 47 sayfalık ana başvuru ve beş farklı ek dilekçede, bankanın ABD’de yargılanmasının 'uluslararası infiale ve uluslararası toplumda diplomatik bir kabusun yaşanmasına' yol açabileceği öne sürüldü. Sunulan dilekçelerde, Halkbank’ın hisselerinin yüzde 87'sinin Türkiye Cumhuriyeti Varlık Fonu’na ait olduğu belirtilerek, bankanın yargı dokunulmazlığı olduğu belirtildi.

'İnfiale yol açar'

Temyiz avukatlarınca Anayasa Mahkemesi'ne sunulan 47 sayfalık ana başvuru ve beş farklı ek dilekçe sunuldu. Sunulan dilekçelerde, Halkbank’ın hisselerinin yüzde 87'sinin Türkiye Cumhuriyeti Varlık Fonu’na ait olduğu belirtilerek, bankanın yargı dokunulmazlığı olduğu savunuldu. Dilekçede, bankanın ABD’de yargılanmasının 'uluslararası infiale ve uluslararası toplumda diplomatik bir kabusun yaşanmasına' yol açabileceği öne sürüldü.

Halkbank’ın avukatları aracılığıyla Anayasa Mahkemesi’ne sunulan dilekçelerde Azerbaycan, Katar ve Pakistan’ın Türkiye Cumhuriyeti’ne ait bir kamu bankasının ABD’de yargılanamayacağıyla ilgili görüşlerini ortaya koydukları resmi başvuru dilekçeleri de yer aldı.

TOBB ve Kızılay'ın görüşü eklendi

Halkbank’ın temyiz avukatları Anayasa Mahkemesi'ne sundukları dilekçelerde, Türkiye Bankalar Birliği (TBB), Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Türk Kızılay’ın görüşlerine de yer verdi. VOA Türkçe'nin haberine göre dilekçelerde, devlet ve kamu kuruluşları dışında, bireysel olarak da Milano Bocconi Uluslararası Hukuk öğretim görevlisi Prof. Roger O’Keefe, Vanderbilt Hukuk Fakültesi öğretim görevlisi Prof. Ingrid Wuerth Brunk, California Üniversitesi İş Hukuk Bölümü öğretim görevlisi Prof. William S. Dodge ve eski Londra Barosu Başkanı Lord Daniel Brennan’ın, bankanın ABD’de yargılanamayacağı konusundaki görüşleri paylaşıldı.

Eğer yargılanırsa

Anayasa Mahkemesi’ne avukatların sunduğu dilekçelerde, Halkbank’ın ABD yasalarına göre ceza muafiyeti hakkının olduğu, uluslararası hukuk çerçevesinde Halkbank’ın yargılanamayacağı eğer yargılanırsa bu durumun önemli uluslararası yansımalarının olacağı savunuldu. Dilekçelerde, Anayasa Mahkemesi’nin bu tür riskleri göz önüne alarak Halkbank’ın temyiz talebini kabul etmesi ve bankanın lehine bir karar vermesi gerektiği vurgulandı.

'Halkbank devlete, ABD'de yargılanamaz'

Mahkemeye sunulan dilekçelerde, Halkbank’ın Türkiye Cumhuriyeti’ne ait bir kamu kuruluşu olduğu için ABD’de yargılanamayacağı belirtildi. “Bağımsız Yabancı Devlet Dokunulmazlığı Yasası’na” vurgu yapılarak ABD Kongresi’nin yasayla ilgili daha önce almış olduğu kararlar da hatırlatıldı. Halkbank’ın avukatları sundukları dilekçelerde, bankanın ABD’de yargılanmaya çalışılmasını 'türünün ilk örneği olan bir soruşturma ve yargılama girişimi' olarak değerlendirdi. Halkbank’ın ABD’de yargılanması halinde geniş kapsamlı olumsuz küresel sonuçlar yaratacağı görüşü de dile getirildi.

Halkbank davası

ABD’de Yüksek Mahkeme, İran’a yaptırımları delmekle suçlanan Halkbank’ın “Bağımsız Yabancı Devlet Dokunulmazlığı Yasası (FSIA) kapsamında ABD’de yargılanamayacağı yönündeki itirazını incelemeyi kabul etti.

Bu yasa kapsamında federal yargının diğer ülkeleri ve sahip oldukları şirketleri yargılayamayacağını savunan Halkbank, temyiz mahkemesine başvurusunun reddedilmesi üzerine Yüksek Mahkeme’ye başvurmuştu.

ABD 2. Temyiz Mahkemesi FSIA kapsamında Halkbank koruma altında olsa bile "Bankaya karşı suçlamaların ticari faaliyet istisnası kapsamına girdiğine" hükmetmişti.

Yüksek Mahkeme’nin itirazı ne zaman değerlendireceği henüz bilinmiyor.

2019’da federal savcılar, ambargo altındaki İran’ın 20 milyar dolarlık petrol ve doğal gaz gelirini aklamasına yardımcı olduğu suçlamasıyla Halkbank’a dava açmıştı. Bu paranın en az bir milyar dolarının ABD’nin mali sisteminde aklandığını iddia ediliyor.

Savcılar, Halkbank'ı, petrol gelirlerini altına ve ardından nakde çevirerek İran'ın çıkarına olacak şekilde kullanılmasına yol açmakla ve bunu yaparken de kazancı meşru göstermek için sahte gıda ticareti belgeleri oluşturmakla suçluyor.

Halkbank ise İran, Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki şirketleri kullanarak banka işlemlerinde sahtecilik, kara para aklama ve gizli anlaşma yaptığı suçlamalarını reddediyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da ABD’nin Halkbank’ı yargılama kararını “çirkin ve kanunsuz” diye nitelemişti.

Halkbank için hazırlanan iddianamedeki suçlamalar, İran asıllı Türk vatandaşı Reza Zarrab’ın 2016’da tutuklanmasıyla duyulan bir soruşturmadan kaynaklanıyor.

Yasa dışı olarak, İran’a yaptırımların etrafından dolanmakla suçlanan Zarrab suçlamaları kabul etmiş ve 2017’de ABD’de gözaltına alınan dönemin Halkbank Genel Müdürü Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla aleyhinde ifade vermişti.

Hakan Atilla, İran'a yönelik yaptırımların delinmesi sürecinde rol oynadığı gerekçesiyle yargılanıp 28 ay tutuklu kaldıktan sonra 2019 yılında Türkiye'ye dönmüş, dönmesinin ardından Borsa İstanbul'a genel müdür olarak atanmıştı.

Atilla, bu görevinden Mart 2021’de istifa etmişti.