İbrahim Kahveci: Bu rakamlardan haberiniz var mı?

İbrahim Kahveci: Bu rakamlardan haberiniz var mı?

''Verimsizlik ve ucuzluk toplumu esir alıyor. Bu sistemde kimse gelecek zaman içerisinde kazanmak veya evladına iyi bir gelecek beklemesin.''

Bu rakamlardan haberiniz var mı?
 

Geçen yıl nisan ayında sadece ve sadece 0,31lira olan elektrik fiyatı, bu yıl ağustos ayında (1-12 Ağustos ortalaması) 2 lira 76 kuruş oldu. Merak etmeyin bu %780’lik artış toptan elektrik piyasasındaki fiyattır; yani biz konutlarda halen 1 lira 56 kuruş ortalamadan elektrik tüketiyoruz.

Normalde toptan elektrik fiyatının yaklaşık 2 katına tüketiciye satış yapılırdı. Şimdilik bunu direkt değil vergilerimizle ödüyoruz.

Burada bir şey yaptılar: Ucuz elektrik üreten yerli kaynaklardan parayı alıp pahalı elektrik üreten (ithal kömür ve doğalgaz santrallerine) santrallere verdiler.


Eğer ülkenizi kısa vadeli değil de uzun vadeli düşünseniz ne yapardınız? Mesela toptan piyasada 2 lira 76 kuruşa çıkan elektrik karşısında herkes evinin çatısını, her şirket dağı taşı güneş paneli ve rüzgar santralleri ile doldururdu.

Aslında bunu yapanlar da oldu: Onlara da dediler ki “fazlalık elektriğinizi (ihtiyacınızın iki katını aşan kısmı) siz üretiyorsanız aşan kısmını bedava vereceksiniz.

Evet, orada burada elektrik üreten küçük girişimcilere “fazlalık elektriğinizi bedava vereceksiniz” dediler.
Şu anda günü kurtarmanın peşindeyiz. Ne ülkemizin uzun vadeli çıkarları (yerli elektrik üretimini teşvik gibi) ne de toplumsal faydaya bakıyoruz.


Elektrikte dahi yerli üreticinden alıp ithalatçıları besliyoruz.

Seçimlerden sonra bu politikanın çok ama çok ağır yükünü çekeceğimizi şimdiden belirteyim. Kısa vadeli günü kurtarma politikaları bize çok pahalıya mal olacak...

Not edin lütfen...

VERİMSİZLİK VE FAKİRLİK

Bu yılın ilk 6 ayında ihracatımız 104,9 milyar dolardan 125,9 milyar dolara %20 artış gösterdi.

Meydanlarda ekranlarda yeri göğü inleterek bu muhteşem ihracat artışından bahsediyoruz.

Ama aynı dönemde ithalatımız ise %40,6 artışla 177,3 milyar dolara yükseldi... Bunu ise hiç görmüyor, söylemiyoruz.


Altın ve enerji hariç dış ticaret açığımız bile %84,3 artış yaşadı.

Neymiş... dış ticaret açığımız yapısal olarak artmaktaymış.

Ama asıl mesele başka.. Gelin onu da tartışalım:

İlk altı ayda ithalatımız %40,2 arttı ya... İşte bu artışın %36,8’i fiyattan geliyor. İthalatta miktar artışı sadece ve sadece %2,9.

Peki ihracatta durum ne? Biliyorsunuz ihracatımız %20,0 artmıştı ya... İşte onun %8,6’lık kısmı miktardan geliyor. İhraç ürünlerimizin fiyatı sadece %10,6 artmış.

Şimdi şöyle kısa bir toparlama yapayım: İhracatımız miktar bazında %8,6 artmış ama toplam ihracat %20,0 artışta kalmış. İthalatımız ise miktar bazında %2,9 artmış ama fiyat artışından dolayı ithalat artışı %40,2’ye çıkmış.


Verimsizlik ve ucuzluk toplumu esir alıyor. Bu sistemde kimse gelecek zaman içerisinde kazanmak veya evladına iyi bir gelecek beklemesin.

Lütfen not edin...

YARININI DÜŞÜNMEK!

Yarın ne olacak, ne yapacağız?

Mesela kasada döviz kalmadı ve günü kurtarma adına yurtdışından (Ne hikmetse bir tanesi demokratik ülke değil) enteresan döviz haberleri geliyor.

Evini ipotek ettirip günü kurtarmaya bakan birinin sonra evsiz kalmasını bilirsiniz... Sadece seçim dönemi için şartlarının ne olduğunu bilmediğimiz bu döviz akışları yarın başımıza ne işler açacak?

Bu konu çok ama çok önemli... Lütfen bunu aklınızda hiç çıkartmayın.

Günü kurtarmak için yarınlarını heba eden bir anlayış Ülkeyi nereye taşır? Bunun cevabını lütfen arayın...

Önceki ve Sonraki Haberler
Ekonomi