İkinci yılında Dolmabahçe yorumu: Kolombiya’daki fotoğraf olacaktı

İkinci yılında Dolmabahçe yorumu: Kolombiya’daki fotoğraf olacaktı

HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, “çözüm süreci'' kapsamında 28 Şubat 2015’te hükümet ve İmralı heyeti arasında düzenlenen fakat daha sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından “Haberim yok, doğru...

HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, “çözüm süreci'' kapsamında 28 Şubat 2015’te hükümet ve İmralı heyeti arasında düzenlenen fakat daha sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından “Haberim yok, doğru bulmuyorum'' denilerek reddedilen Dolmabahçe Mütabakatı’nın yıl dönümünde Gazete Karınca’dan Ferhat Çelik’in sorularını yanıtladı.

“İki yıldır yaşanan süreç Dolmabahçe Mutabakatı’na karşı açılmış bir savaş olarak okunabilir'' diyen Önder, Dolmabahçe fotoğrafını hatırlattı ve Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri(FARC) ile Kolombiya Hükümeti arasında 52 yıl süren çatışmaları sona erdiren barış anlaşmasının fotoğrafına atıfta bulunarak, “Bir adım sonrası hatta daha da netleştireyim bir hafta sonrası Kolombiya’daki fotoğraf olacaktı'' dedi.

Sırrı Süreyya Önder’in konuyla ilgili açıklamaları şu şekide:

''BİR HAFTA SONRASI KOLOMBİYA’DAKİ FOTOĞRAF OLACAKTI’

O fotoğraf Türkiye tarihinde bir ilkti. İkinci defa tekrarlanacaktır o fotoğraf, o da Kolombiya’daki gibi nihayi barışla gerçekleşecek olan bir fotoğraftır. O zamana kadar o fotoğraf rafa kaldırılmış bir fotoğraftır. Ama bizi ilgilendiren yanı Türkiye tarihinde ilk defa bu devlete itiraz eden, statükoya itiraz eden ve bu uğurda 40 yıldır bu itirazını canlı tutan bir siyaset, devletle masaya oturdu ve birlikte bir deklarasyonu bütün dünyayla paylaştı. Onun bir adım sonrası Kolombiya’daki fotoğraf olacaktı. Bir adım sonrası. Daha da netleştireyim bir hafta sonrası. Ama başta söylediğimiz nedenlerden dolayı olmadı.

'TEKRAR MÜZAKEREYE EVRİLTEBİLİRİZ'

''Umutlu, inançlı, sabırlı bir çalışma ve yaratıcı yöntemlerle tekrar müzakereye evriltebiliriz’

Bugün umutsuz gibi gözüken, ''Ne yapacağız, galiba bunlar hiç gitmeyecek’ ya da “Galiba bu savaş hiç bitmeyecek'' duygusuna kapılan her insanın o fotoğrafı hatırlaması gerektiğini düşünüyorum. Düşünün ki ondan iki sene önce de KCK operasyonları yapılıyordu ve bugünkünden çok da beri olmayan ağır şartlar altında yaşanıyordu. Roboski bombalanmıştı, dokunulmazlık dosyalarımız temayüller değiştirilerek Meclis’in gündemine alınmıştı, yine idam tartışmaları yapılıyordu. O şartların içinden biz iki yıl içinde Dolmabahçe fotoğrafını çıkarttık.

Bir Dolmabahçe olarak tarih kendini tekrar etmeyebilir ama öz olarak sonsuza dek devam edecek bir savaş yoktur ve taleplerinden vazgeçecek bir halk da siyasi yapı da yoktur. Bu uğurda yeterince bedel ödemiş bu uğurdaki kararlılığını bütün dünyaya göstermiş bir siyasi çizgiden bahsediyoruz. Ben o resmi bu yıl dönümünde öyle hatırlamayı öneriyorum.

Umutsuzluğun karşısında umudun ama boş bir umut değil örgütlü, inatlı, azimli, sabırlı çalışma, yaratıcı yol ve yöntemler bularak biz bunu tekrar müzakereye evirebiliriz.

Bunun en etkili yollarından biri bu hegamonik anlayışa bir dur demekten geçiyor. Yani hegamonik anlayış ''Evet’ tercihidir, demokrasi anlayışı bu ''Evet’i reddetmek demektir. O zaman bunun sonucu kin, nefret, ayrımcılık ve savaş politikasının halk tarafından akredite edilmediği anlamına da gelecektir.

''İKTİDAR O FOTOĞRAFI UNUTTURMAK İSTİYOR’

Süreç bozulduğu anda ve o resimdeki hükümet kanadındaki aktörlerin tümü konumlarını muhafaza ederken şöyle bir demeç vermiştim: ''Bu fotoğraftaki tüm iktidar aktörleri tasfiye edilecektir'' diye. Tarih beni haklı çıkarttı. O fotoğrafta hükümet adına yer alan hiç kimse eski konumunda değil. Ne Ala ne Akdoğan ne Mahir bey. Hepsi tasfiye edildi. İktidar o fotoğrafı unutturmak istiyor. Mümkün olsa tüm kayıtlardan silecekler ama halkın hafızasına ve gönlüne kazındı o fotoğraf.

'MASADA EŞİT BİR ŞEKİLDE OTURMUŞTUK'

O masaya eşit bir şekilde oturmuştuk. Orada bir protokol yoktu. Hükümetin yanında testi misali değildik. Başbakan Yardımcısının yanında Heyet Sözcüsü olarak ben oturuyordum. Oturma düzenine kadar bir eşitlik temeli vardı. Biçim olarak olumlu bir başlangıçtı.

Dünyada da böyle olmuş. Çatışma sonrası barış süreçlerinde ilk müzakerelerden sonra barışa bir hayli yakınlaşılıyor ve tam o esnada taraflardan biri, birkaçı veya hepsi birden yeniden savaş koşullarına ricat ediyorlar. Bunun olmadığı bir süreç neredeyse yok. Keşke biz bunu tekzip edecek siyasi cesaret ve yaratıcılık gösterebilseydik. Ama bu barıştan vazgeçmemizi gerektirecek bir şey değil.

'BÜTÜN SÜREÇ DOLMABAHÇE'YE KARŞI AÇILMIŞ BİR SAVAŞ OLARAK OKUNABİLİR'

Dolmabahçe Mutabakatı’nda yer alan maddeler arasındaki ''yeni sivil ve demokratik bir anayasa’ planını hatırlattığımız Önder bu konuya dair ise şunları söyledi:

O fotoğraf başarılı olsaydı bugün orada önerilen anayasayı konuşuyor olacaktık. O fotoğraf silinmek istendiği için orada ne varsa onun karşıtı yapılıyor.  Bütün süreç Dolmabahçe Mutabakatı’na karşı açılmış bir savaş olarak da okunabilir.

''OTURMA DÜZENİNE KADAR ERDOĞAN’A YANIMIZDA BİLGİ VERİLMİŞTİ’

Önder’e Dolmabahçe Mutabakatı’nın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Benim haberim yok, doğru bulmuyorum'' açıklamalarını da sorduk. Önder bu konuda ise şunları söyledi:

Oturma düzenine kadar Erdoğan’ın her konuda bilgilendirildiğini ve bunun bizim yanımızda yapıldığını söyledim. Ona da gerek yok. Hadi ben “karşı tarafım''. Sayın Bülent Arınç, Cumhurbaşkanı’nın bu söylemine karşılık “Hayır efendim her şey size bildirildi, onayınız alınarak yapıldı, muhataplarımıza verdiğimiz sözler var ve yapmaya devam edeceğiz'' dedi.

Önceki ve Sonraki Haberler
Politika