Kadınlar İstanbul Sözleşmesi'ne sahip çıktı: Bir madde de sen oku

Kadınlar İstanbul Sözleşmesi'ne sahip çıktı: Bir madde de sen oku

Kadınlar İstanbul Sözleşmesi'nin önemine dikkat çekmek için sosyal medyada yeni bir kampanya başlattı. "Sen de İstanbul Sözleşmesi'nden bir madde oku, herkes duysun" sloganıyla başlayan etkinlik, video çekerek katılan katılımcılardan yoğun ilgi görüyor.

 

5 Ağustos'ta İstanbul Sözleşmesi için meydanlara çıkan kadınlar bu kez sosyal medyada ''Sen de İstanbul Sözleşmesi'nden bir madde oku, duymayan kalmasın" diyerek kampanya başlattı. Kameraların karşısına geçen kadınlar, İstanbul Sözleşmesi'nden birer madde okudu. Kadınlar kampanyaya yoğun ilgi gösterdi.

Kadınlar, sosyal medyada "İstanbul Sözleşmesi'nden bir madde de sen okur musun?" diyerek sözleşmeden farklı maddeleri okuyor. İsimleri etiketleyerek arkadaşlarına da maddeleri okumaya çağıran kadınlar, "Sen de İstanbul Sözleşmesi'nden bir madde oku, duymayan kalmasın" diyor. 

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ NE DİYOR?

"Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi'nin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı", Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda 2011'de kabul edilerek yasalaştı. İstanbul'da imzaya açıldığı için İstanbul Sözleşmesi olarak da anılan sözleşmeyi ilk imzalayan ülke Türkiye oldu. Sözleşme, ''kadına yönelik şiddet'', ''aile içi şiddet'', ''kadına yönelik toplumsal cinsiyete dayalı şiddet'', ''kadın'' kavramlarını tanımlıyor.

Uluslararası alanda kadına yönelik ve aile içi şiddetle ilgili ilk bağlayıcı belge olma özelliğini taşıyan sözleşme şunları içeriyor: İstanbul Sözleşmesi psikolojik şiddet, ısrarlı takip, fiziksel şiddet, tecavüz, zorla evlendirme, kadın sünneti, kürtaja zorlama, zorla kısırlaştırma, tecavüz ve taciz dahil cinsel şiddet olmak üzere kadına yönelik şiddetin tüm türlerini kapsıyor. Sözleşme çerçevesinde eviçi şiddet, aynı evde yaşıyor olsun ya da olmasın mevcut ya da eski eş ya da partnerler arasında yaşanan her türlü şiddet edimini içerecek şekilde kadının korunmasını esas alıyor. Kadınları konumlandırırken "aile" olmayı, evlilik birliği içinde bulunmayı ya da aynı evi paylaşıyor ya da paylaşmış bulunmayı gerektirmiyor.

Sözleşmenin getirdiği yükümlülükler öncelikle devlet görevlilerine yönelik. Devlet kendi adına hareket eden görevlilerinin İstanbul Sözleşmesi'nin gereklerini yerine getirmesini sağlamak zorunda. Devletlerin sorumluluğu bununla sınırlı değil. Şiddeti gerçekleştiren ister kadının sevgilisi, ister kocası, ister babası, ister patronu olsun, yani kim olursa olsun şiddetin önlenmesi, soruşturulması, cezalandırılması, zararın tazmin edilmesi yükümlülüğü de devlete ait.  

İlgili Haberler
GENEL