Karar yazarı Akif Beki: Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu millete, hiçbir zaman nerede bu devlet dedirtmedik

Karar yazarı Akif Beki: Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu millete, hiçbir zaman nerede bu devlet dedirtmedik

''Enflasyonla mücadele, dünyada olduğu gibi bizde de Merkez Bankasının görevi. Üç ya da beş harfli marketlerin, bakkalların değil''

“Allah’a hamdolsun; Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu millete, hiçbir zaman nerede bu devlet dedirtmedik!”

İçişleri Bakanı Soylu, gittiği her yerde bunun için şükrediyor. "Nerede bu devlet" sorusunun, geçmişte çokça sorulduğunu hatırlatmadan geçmiyor. Bugünlerin kıymeti bilinsin diye.

Devlet, en son üç harfli marketlerin fiyatlarına el atmaya çağrıldı. El konmasından kayyum atanmasına, gerekirse kapatılmalarına kadar uzuyor talep listesi.

Enflasyonla mücadele, dünyada olduğu gibi bizde de Merkez Bankasının görevi. Üç ya da beş harfli marketlerin, bakkalların değil.

Ama dünyadan farklı olarak bizde görev, marketlerle bakkallara havale edildi. Sanki para politikasını onlar belirliyor, fiyat istikrarının sağlanmasından da bu sebeple onlar sorumlu.

Etiketler niye her gün değişiyor, fiyatlara neden sürekli zam geliyormuş! Millet, hesabını marketlerden sormaya yönlendiriliyor.

Milletle karşı karşıya getirilmeye; terörist, aç gözlü vurguncu, devlet düşmanı ve darbe suçlusu gibi gösterilmeye isyan hakları da yok marketçilerin.

Biri denedi, ölümle tehdit edildi.

Amaç, enflasyonla mücadele olsa sebeplerini ortadan kaldırmak yerine marketçilerle, fiyatlarla mı kavga edilirdi?

Enflasyonla büyüme modelini seçtiklerini, Bakan Nebati açık seçik anlatmıştı zaten.

Önce varlığı inkar edilmek istendi. Ancak yokmuş gibi yapınca pahalılık yok olmadı.

İktidar, tüketimi teşvik ederek ekonomiyi şişirme modelinden de dönemedi...

Halkın, seçime kadar oyalanması gerekti.

Ezilenler; enflasyonu iktidardan bileceğine, marketlereden bilsin diye... Enflasyonla değil, onun doğurduğu etiketlerle, market gerçekleriyle kavga kışkırtılıyor şimdi.

Günah keçisi rolüne razı olmayan marketçiyi, ölümle tehdide kadar vardı iş. Marketi de serbestçe taşlatılıyor.

Gözümüzün önünde oldu, tiyatro izler gibi izledik. Devlet de seyirci kaldı. ‘Dur bakalım, ne oluyor orada, dağ başı mı’ filan denmedi. Otorite boşluğu bırakmamak namına bir bekçi düdüğü bile çalınmadı. Devlet büyükleri kükremedi. ‘Burası çadır devleti değil; devlet yönetiyoruz biz, devlet’ duygusu verilmedi. Hukuk güvencesi ve koruması için devreye girecek gür naralar, işitilmedi.

Savcıyla polis de havada uçuşan tehditleri gösterinin parçası, şov filan mı sandı acaba? Havayı bozmamak için mi, niyeyse karışmadılar, müdahaleye yeltenmediler.

Ve İçişleri Bakanı Soylu, bir kez daha doğrulandı böylece. Türkiye, artık o eski Türkiye değil. En olması gerektiği zaman dahi devlet, ortalarda görünmediğinde “nerede” diye sorulmuyor.

Yürütmesi, yargısı ve kolluğuyla devletin işi, başından aşkın. Gözden kaçmış eski şarkı sözlerini, münasebetsiz şakaları ve provokatif paylaşımları bırakıp ölüm tehditlerinin mi üstüne gidecek!

Sırası olmadığının herkes farkında. Devletin ortaya çıkmasını ve kanunun gücünü göstermesini beklemiyor kimse. “Nerede bu devlet” diye sormayı aklına dahi getirmez oldu millet.

Unutturdular, “nerede bu devlet” dedirtmiyorlar, az başarı mı!

(Akif Beki)

Etiketler :