Karar yazarı Mustafa Karaalioğlu: Altılı Masa’nın da Erdoğan gibi bir hakkı var

Karar yazarı Mustafa Karaalioğlu: Altılı Masa’nın da Erdoğan gibi bir hakkı var

En nihayet, liderlerin son toplantısında hızlanma kararı aldılar ve yaptıkları çalışmayı ilan ettikleri gibi kamuoyunun huzuruna çıkarıyorlar.

Altılı Masa bugün Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem önerisini açıklayacak. Bir süredir üzerinde çalışıyorlardı ve biraz da ağır ilerliyordu.

En nihayet, liderlerin son toplantısında hızlanma kararı aldılar ve yaptıkları çalışmayı ilan ettikleri gibi kamuoyunun huzuruna çıkarıyorlar.

Elbette, Altılı Masa’dan beklenen asıl açıklama Cumhurbaşkanı adayının kim olacağıdır. Bununla birlikte yeni döneme ilişkin başta parlamenter sistem taslağı olmak üzere, geçiş dönemi haritası ve ortak söylem belgesi ve devamında ortak seçim beyannamesi olmazsa olmaz önemdedir. Aday daha önce açıklanmış olsa da bu belgeler yazılmak zorundaydı, son güne kalsa da. Altı ayrı partinin bir araya gelme şartlarının bir mukaveleye dökülmesi kadar normal bir şey olamaz. Seçmen için de gereklidir çünkü masadaki partiler kadar seçmen tabanları da ortak hedefe yürümek ve ortak adayı seçmek için, sınırları ve sonrasını bilmek, görmek ister.

Dolayısıyla, ortak adayın açıklanmamasıyla Altılı Masa’nın her durumda yapmak zorunda olduğu işlerin önemi azalmaz. Tek bir parti gibi olmayacaklar ve olmasınlar da ama kendilerini tek bir iktidar gücü haline getirecek vizyona ihtiyaçları vardır. Umarız bu belge gerçekten “vizyon” içerir ve uzun süredir düşük profilli yürüyen Altılı Masa’nın kamuoyunu beklettiğine değer…

Kamuoyu deyince… Masa’nın birbirine yakınlaşma, anlaşma ve aradaki farklılıkları giderme mesaisinin kamuoyunda daha hızlı geliştiğini, ortaklaşma duygusunun seçmen tabanında partilerden daha çok mesafe aldığını görüyoruz. Altılı Masa’ya uzlaşmazlık eşiğini geçirten ve partileri birlikte çalışmaya mecbur bırakan da muhalefet kamuoyundaki bu uzlaşma halidir. Seçmen, Masa’nın adaylık dahil herhangi bir gerekçeyle anlaşmazlığa düşeceğine ihtimal vermiyor. Sadece muhalefet değil, Cumhur İttifakı partileri ve tabanı da böyle düşünüyor. Elbette Masa’nın dağılması ya da eksilmesine memnun olacaklar ama bu sadece iyimser bir beklentiden ibaret. Umuyorlar ama bu noktadan sonra anlaşmazlığa prim vermiyorlar.

Altılı Masa’nın “Altılı” olarak seçime gitmesi muhalefetin en büyük sermayesidir. Altı partinin yan yana durması, seçimdeki iddiayı güçlendiriyor ve onları doğal favori durumuna taşıyor. Farklılıklara rağmen aynı masa etrafında siyaset üretebilen, plan ve programları belli ve adayının arkasında güçlü şekilde duran bir blok seçmene güven verecektir. Bugün biraz yavaş gidiyor görünseler de final turuna tam kadro çıkmak muhalefete avantaj sağlayacaktır. Yani, nasıl Erdoğan dört yıllık ekonomik kriz sürecinde, son birkaç ayda en kötüyü geride bıraktıysa ve oylarında kıpırdanma gözleniyorsa aynı fırsat Altılı Masa’nın ayağına da gelecektir. Yani, Masa’nın hala kullanmadığı bir hakkı ve fırsatı bulunuyor… Sadece birlikte yürümeye devam etmek bile Masa’ya bu fırsatı sunacaktır. Altılı Masa, işlerin çok kötü gittiği dönemde aktif muhalefet yapmayarak ve erken seçim baskısını artırmayarak iktidara karşı fazla cömert davranmasına rağmen hala avantajlı konumdadır. İktidar bloku ile Altılı Masa dahil bütün muhalefet arasındaki fark hala bir hayli yüksek görünmektedir.

Genel tablo böyle… Ancak daha gerçekçi değerlendirme ve hatta sağlıklı anketler için bile, kritik eşik adayın açıklanmasıdır. Aday belli olmadan partilerin oy oranları bile yerine oturmuyor. En iddialı analizler bile adayı beklemek zorundadır. Adayın kim olacağı, nasıl bir elektrik vereceği ve ülkeyi kimlerle yöneteceği her şeyden daha önemlidir.

Altılı Masa için de mesele gayet tabii, hala güçlü olan siyasi sermayesinin üzerine ilave oy getirebilecek bir isim belirlemektir.