Kemal Kılıçdaroğlu: Ülke bu haldeyken hiçbirimiz bu masayı deviremeyiz

Kemal Kılıçdaroğlu: Ülke bu haldeyken hiçbirimiz bu masayı deviremeyiz

Kılıçdaroğlu, 6 partinin bir araya gelmesine ilişkin açıklamalarda bulundu. Cumhur İttifakı'nın masayı çoğu kez bozmayı denediğini belirten Kılıçdaroğlu, "Ülke bu haldeyken hiçbirimiz bu masayı deviremeyiz" dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu, Fox TV'de İsmail Küçükkaya'nın Çalar Saat programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik askeri müdahalesine ilişkin konuşan Kılıçdaroğlu, "Ukraynalılar kendi topraklarını, halkını, ülkesini ve bayrağını savunuyor. Bu da gayet doğaldır. Burada yanlış olan Putin'in tutumu ve davranışı" dedi. Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin tarafsızlığını koruması ancak savaşın bitmesi için elinden geleni yapması gerektiğini vurguladı.

Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin önemine vurgu yapan Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ın da Montrö'nün önemini anladığını ifade etti ve "Dolayısıyla Kanal İstanbul'u da bir kenara bırakacaktır diye düşünüyorum" diye konuştu.

"Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemi Mutabakat Metni'nde laikliği unuttular" eleştirilerine de yanıt veren Kılıçdaroğlu, "Hayır unutmadık. 'Din ve vicdan özgürlüğünü güvence altına alan toplum düzeninin temelidir' diyoruz. Zaten yazmışız buraya" ifadelerini kullandı.

6 partinin bir araya gelmesine ilişkin konuşan Kılıçdaroğlu, "Bu masa devrilmez. Tarihin bize yüklediği bir sorumluluk var ve gereğini yapmak zorundayız. A partisi B partisi yoktur, liderlerin Türkiye'nin geleceği açısından kararlı bir duruş vardır" dedi ve ekledi: "Cumhur İttifakı'nın siyasi ve siyasi olmayan aktörleri bu masayı bozmayı çok denedi. Ülke bu haldeyken hiçbirimiz bu masayı deviremeyiz."

Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI

"Ukrayna'da çok sayıda öğrencimiz, yatırımcımız ve yurttaşımız var. İthalat ve ihracat ilişkilerimiz var. Burada enerji alanında kontrolsüz bir ilişki kurulduğunu da söylemek isterim. Rusya ile çatışırsak ve şalteri indirirse perişan oluruz. Türkiye tarafsızlığını korumalı ancak savaşın bitmesi için de elinden geleni yapmalı. Sıcak mesajlar vermeli.

Rusya'dan isteseniz de vazgeçemezsiniz çünkü enerji açısından bağımlısınız. Ukrayna'dan da isteseniz de vazgeçemezsiniz ticari ilişileriniz var. Biz hiçbir ülke için "vazgeçiyorum" diyemeyiz çünkü dünya artık küçük bir dünya. Bu nedenle sıcak ve samimi ilişkiler kurmalıyız.

Ukraynalılar kendi topraklarını, halkını, ülkesini ve bayrağını savunuyor. Bu da gayet doğaldır. Burada yanlış olan Putin'in tutumu ve davranışı. Putin ekonomik olarak böyle zor bir duruma düşeceğini sanırım tahmin etmedi. Rusya büyük bir ekonomik krizle karşı karşıya kalacaktır diye düşünüyorum. Akılcı bir şekilde yaklaşırlarsa imzalar atılır ve süreç sonlanır. Müzakere iyidir ancak müzakere masasına otururken Rusya'nın savaşı sürdürmesi doğru değil.

MONTRÖ SÖZLEŞMESİ

Ülkeyi biz yönetsek Montrö sözleşmesinin gereğini yerine getirir, asla ve asla tartışmaya açmazdık. Geçmişte hatırlarsanız "Savaş gemileri gerekirse Kanal İstanbul'dan geçer" şeklinde Erdoğan'ın bir açıklaması var. Erdoğan tarihi bilmediği için, Boğazlar’ın ne kadar güvenli olması gerektiğini bilmediği için, Karadeniz'in anahtarının Montrö olduğunu bilmediği için bunları söylemiştir. Ama artık eminim o da anladı ve Montrö'nün önemini kavradı. Dolayısıyla Kanal İstanbul'u da bir kenara bırakacaktır diye düşünüyorum.

İTTİFAKIN CUMHURBAŞKANI ADAYI

Cumhurbaşkanı parti rozetini çıkaracak. Tarafsız ve partisiz olacak. Elbette cumhurbaşkanı hangi partiyi istiyorsa ona oy verir ama ilişkilerinde tarafsız olması lazım. 24 saat konuşmaması lazım. Parlamentoyu açış konuşmaları bir partinin propagandasına dönmemesi lazım. Bir partinin genel başkanı hakim tayin edemez. Ederse bu doğru olmaz. 'Ben tarafsızım' demek yetmiyor. Anayasa diyor ki yemin edeceksin. Cumhurbaşkanı namusu ve şerefi üzerine yemin ediyor. Cumhurbaşkanı kısır tartışmaların parçası olamaz.

6 PARTİNİN BİR ARAYA GELMESİ

6 siyasi partinin programları ayrı, dünyaya bakışımız ayrı ama Türkiye'nin geleceği açısından ortak hedefler belirlemek zorundaydık. Demokrasimiz daha güçlü olmalı. 6 saygın siyasi lidere bir tarihsel görev düşüyor. Ülke bu konumdayken ülkeyi bu içinde olduğu konumdan çıkarmamız lazım. Ortak hedefler belirlemek zorundayız. Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemle aslında hukuku yeniden inşa ediyoruz. Tek adam rejimine de son veriyoruz. Bütün bunların hepsi bizim ortak noktamız oldu.

Her evde bile farklı görüşler çıkıyor ama bu evin dağılmasına yol açmıyor. Ülkenin kazanmasını istiyoruz. Yaşayan insanların kutuplaşmasını istemiyoruz. Kucaklaşma istiyoruz. Kutuplaştılar, biz şimdi toparlamak istiyoruz.

Bu masa devrilmez. Tarihin bize yüklediği bir sorumluluk var ve gereğini yapmak zorundayız. A partisi B partisi yoktur, liderlerin Türkiye'nin geleceği açısından kararlı bir duruş vardır. Sayın Akşener Türkiye'nin siyasi hayatında çok önemli bir aktördür. Düşünceleri bizim için son derece değerlidir. Masayı bozmak istiyorlar, denediler de zaten. Cumhur İttifakı'nın siyasi ve siyasi olmayan aktörleri bu masayı bozmayı çok denedi. Ülke bu haldeyken hiçbirimiz bu masayı deviremeyiz. Biz ülkemizi aydınlığa kavuşturup huzura eriştirince her parti kendi yoluna gidebilir. Şu aşamada biz bu masayı dağıtırsak bu yanlış olur ki liderlerin de böyle bir niyeti yok.

'LAİKLİĞİ UNUTTULAR' ELEŞTİRİLERİNE YANIT

Hayır unutmadık. 'Din ve vicdan özgürlüğünü güvence altına alan toplum düzeninin temelidir' diyoruz. Zaten yazmışız buraya. Raporu okumadan görüş beyan etmek doğru değil.

TANSU ÇİLLER'İN YENİ PARTİ KURMA İDDİALARI

İçeriden yıkamayınca dışarıdan hamlelerle yıkmaya çalışıyorlar. Yeni parti kurdurma konuları gündeme geldi. Tansu Hanım "geçmişe dönmek istiyorlar" diyor. Demek ki kendi döneminin kötü olduğunu o da kabul ediyor. Biz geleceğe bakıyoruz, "Yarının Türkiye'si" diyoruz.

Bireysel hiçbir çıkar beklemeden sadece ülke sorunlarına odaklanıyor ve sorunları samimi olarak arka plansız nasıl çözüleceğine odaklanıyorsanız karşılıklı güveni oluşturabiliyorsunuz. Bireysel beklentimiz yok, ülkenin bu kadar sorunu varken bireysel beklentimiz olamaz. Ben ülkemin geleceğinden kaygılıyım, diğer genel başkanlar da kaygılı. Biz bir araya geldiğimizde oturup konuşuyoruz, her ilde kanaat önderleriyle de toplantı yaparım. "Bana istediğiniz soruyu sorabilirsiniz" derim. Böyle böyle güveni oluşturduk ve büyütmeye çalışıyoruz.

FATURA AÇIKLAMASI

Elektrik faturamı ödemiyorum, hazirana kadar KDV sıfıra indirmeden de ödemeyeceğim. Yüzde 170 olan zam, yüzde 125'e falan indi. En azından bunu hazirana kadar sıfır yap, kışı insanlar rahat geçirsin. Elektriğimi kesebilirler, Bahçeli'nin gönderdiği kandiller var onları yakarız."

Önceki ve Sonraki Haberler
Politika