Kılıçdaroğlu gündeme ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu!

Kılıçdaroğlu gündeme ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu!

Kılıçdaroğlu, AKP'li Kürşat Ayvatoğlu için, "Buradan kokain şeker falan bunlardan söz etmek istemiyorum. Tepeden tırnağa vurgun tablosudur" ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kılıdçaroğlu, Meclis Başkanı Şentop’un “Montrö’den çekilmek mümkün” sözleri için, "TBMM Başkanı Montrö Sözleşmesi'nin ne anlama geldiğini bilmiyorsa o koltukta oturmaz. Oturmamalıdır" dedi. Kılıçdaroğlu, uyuşturucu kullanırken görüntülenen ve lüks yaşamıyla dikkati çeken AKP'li Kürşat Ayvatoğlu için, "Buradan kokain şeker falan bunlardan söz etmek istemiyorum. Tepeden tırnağa vurgun tablosudur" ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları şöyle: "Devleti yönetenler aynı zamanda eleştirilere tahammül etmek zorundadır. İlhan alacakları en büyük kaynak kendilerine yönelik eleştirilerdir. Eleştirdi diye insanı hapse atmak çağdaş devlette söz konusu değildir. Devleti yönetenler devletin kaynaklarını yandaşın çıkarları için kullanmaz. Çünkü o paraların tamamı millete aittir. Devleti yönetenler harcadıkları her kuruşun hesabını vermek zorundadır. Çağdaş devletlerde devleti yönetenler israftan kaçınır. İsraf batağında yüzerlerse bütün dünyada alay konusu olurlar. Devleti yönetenlerin 13 uçağı olmaz. 13 uçak demek ki milyonlarca insanın hakkını gasp etmektir. Devleti yöentenler kendileri ve aileleriyle birlikte topluma örnek olurlar.

CUMARTESİ ANNELERİ

Devleti yönetenler kinle öfkeyle intikam duygusuyla devleti yönetemezler. Cumartesi Anneleri, Diyarbakır'daki anneler... Nedir bu annelerin dertleri. Cumartesi anneleri diyor ki, eşim yok oğlum kayıp bari mezarının yerini gösterin ve siz cumartesi annelerini toplayıp yargılıyorsunuz. Bu hangi devlet anlayışında vardır. Hakkını talep eden anneyi zorla mahkemeye çıkarıp neden hakkını talep ediyorsun diyorsun. Hangi vicdan bunu kabule der. Böyle bir devlet yönetimi kaos getirir. Biz şiddetten ve kaostan uzak bir toplum istiyoruz. Devleti yönetenler hukukun üstünlüğüne inanmak zorundadırlar, yargıya müdahale etmemek zorundadırlar. Yargıya müdahale ettiğiniz zaman çürüme başlar Bir siyasi partinin başkanı mahkemelere hakim tayin edemez aksi halde çürüme başlar.

İŞSİZLİK SORUNU

Devleti yönetenler işsizliğin bir felaket olduğunu bilmek zorundadırlar. İşsizlik bütün kötülüklerin anasıdır. İşsiz insandan bir şey bekleyemezsiniz. Aylardır iş arayan birinin derdini kim bilir? Devleti yönetenler, işsizlik bütün kötülüklerin anası ise işsizlere iş bulmak zorundadır. Bunu yapmadığı zaman toplumsal sorunlar ortaya çıkar. Çaykur mevsimlik işçi alacak. Bir yıl bile değil. 210 kadroya 23 bin kişi başvurmuş. AK Partiye oy veren kardeşlerime seslenmek isterim. Bu tablodan memnun musunuz? Bu ülkenin evlatları hepimizin evlatlarıdır. Bir kişi işsizse hepimizin düşünmesi lazım. Neden çocuklarımız işsiz? AK Partiye geçmişte oy veren kardeşlerime sormak isterim. 19 yıl devleti yönetecek, 10 milyonun üzerinde işsiz yaratacak. Saray'da oturanlar farkında mı? Bu tablonun acaba farkında mı? Benim içim yanıyor ama onların içi yanmıyor. Temel sorunumuz da bu. Devleti yönetenler Türkiye'nin ekonomik ve siyasal bağımsızlığına özen göstermek zorundadırlar. Devleti yöneten kadro, bağımsızlığı korumak ve devleti, yurttaşları bir avuç kişiye mecbur etmemek zorundadırlar. 83 milyon kişi Londra'daki 1 avuç kişiye hizmet eder hale getirdiniz diye niye söylüyorum ben? Yüz milyarlarca lira faiz ödeyeceğinize, iyi bir politika ile Türkiye'de o parayı yatırıma dönüştürseydiniz ne olurdu? Borç alan emir alıyor. Emir aldıkları için bu hale geliyor Türkiye. Sözüm sözdür. Sözüm sözdür, iktidar olduğumuzda ilk yapacağımız işlerden biri Borçlar Genel Müdürlüğü'nü kapatmaktır. Yeter artık ya, yeter artık! Özellikle AK Partili kardeşlerime seslenmek istiyorum: Gelişmiş ülke tanımı nedir? Gelişmiş ülke küçük ayrıntılarda iş bölümüne giden ülkedir. Bir kişiye bütün yetkilerin verildiği ülkede felaket ülkesidir.

ŞENTOP TEPKİSİ

Devleti yöneten kadroların kendi tarihini bilmek zorundadır. Bürokrasiye sağlıklı bir talimat veremez. Eğer Türkiye'de, TBBMM Başkanı Montrö Sözleşmesi'nin ne anlama geldiğini bilmiyorsa o koltukta oturmaz. Oturmamalıdır. Şimdi, "Efendim ben öyle söylemedim", bırakın onları. Bir gece yarısı, bir kararla TBMM iradesine ipotek kondu mu konmadı mı? Kondu. İstanbul Sözleşmesi ne oldu? Ben feshettim diyor. Meclis Başkanı'ndan bir haber var mı? Cesaret edemiyor. Neden, koltuğunu ona borçlu. AK Parti milletvekilleri ve MHP milletvekilleri, tamamı Türkiye Cumhuriyet Devleti'nde bir kişiye hizmet ediyorlar. 83 milyona değil. Bir kişiden talimat alıyorlar. Saray'ın vekilleri ile milletin vekilleri ayrıdır, biz milletin vekilleriyiz. Devleti yöneten kadroların asgari düzeyde kendi tarihlerini bilmesi lazım. Türkiye'de Türkiye Cumhuriyeti Devleti Meclis Başkanı Montrö Sözleşmesi'nin ne anlama geldiğini, bilmiyorsa o koltukta oturamaz, oturmamalı. Koltuğunu bir kişiye borçlu, bir kişiye hizmet ediyor. Bir kişiye hizmet edenler millete hizmet edemezler. O zorba gidecek İstanbul Sözleşmesi yeniden gelecek. Türkiye neden kıpkırmızı oldu. Lebaleb doldurdun salonları ve bununla övündün bir de doktorluğa soyundu kar yağdı mikroplar öldü. Akla bakın. Bunlar devleti yönetiyor.

DIŞ POLİTİKA

Mısır’la kavga ediyorsun, Suriye’yle kavga ettiniz ne oldu? Türkiye’nin ne çıkarı oldu? Ne kazandı Türkiye. İdlib’de şehitlerimiz oldu hesabını sormaya bile korktular. Ak Partili kardeşlerime özellikle sesleniyorum. Türkiye’nin Cumhurbaşkanı 33 şehidimiz var ve sen gidiyorsun Putin’in kapısında dakikalarca bekliyorsun ve sonra da Türkiye’ye itibar kazandırdım diyorsun. Hesap sorulacak yerde hesap vermeye gidiyorsun. Devleti yönetenler, bütün yetkileri kendi üstlerinde toplamazlar. Bir kişiye bütün yetkiyi verdiğiniz zaman felaket hazır demektir. Bir kişi her şeyi bilir mi? Ameliyata da o kişi girecek, kaynak ustası da o kişi olacak böyle bir anlayış yok. Özellikle AK Partili kardeşlerime seslenmek istiyorum: Gelişmiş ülke tanımı nedir? Gelişmiş ülke küçük ayrıntılarda iş bölümüne giden ülkedir. Bir kişiye bütün yetkilerin verildiği ülke, felaket ülkesidir.

ÇİFTÇİLERE SÖZ

Emekli ikramiyesi Ramazan ve Kurban Bayramı'nda 1500 lira yap. Bu toplumun huzuru, barışı için veriyorum diyeceksin. Verir mi? Vermesini isterim. Vermezse biz vereceğiz arkadaşlar. Çiftçilerin durumu da sıkıntılı. Kamu özel bankalarına çiftçilerin borcu 134 milyar lira. Tarım kredi kooperatiflerinden alınan borç da 8 milyar 260 milyon lira. Toplam 142 milyar lira çiftçilerin borcu var. Ayrıca mazot, ilaç, gübre , bayilere borç bunlar hariç. Kanun geldi buraya çiftçilerle ilgili yeniden yapılandırma yapalım dedik. Hayır dediler ve yapmadılar. Ama bankalar birliği şöyle bir açıklama yaptı 173 firmanın 35 milyar liralık borcu yeninden yapılandırıldı. Yüz binlerce çiftçinin borcu yapılandırmıyor, 153 firmanın borcu yeniden yapılandırıldı. Niçin? Bunlar iktidara yakın. Seçim zamanında para veriyorlar. Biliyorsunuz Katarlı bir firma sözleşmeye bile uymadı. Firma Türkiye Cumhuriyeti Devletine rest çekti. 90 milyon dolar bir seferde indirdi. Bütün çiftçilere sözüm var pandemi döneminde tarım krediden veya bankalardan aldığınız kredilerin faizlerini sıfırlayacağız ve ana parayı da makul takside bağlayacağız. Sözümdür.

"50 BİN AVROLUK ÇANTAYLA GEZEMEZSİNİZ"

Bahçeli, açıklama yapıyor, "Kılıçdaroğlu her muhtarlığa bir özel kalem müdürü atanırsa işsizliğin sona ereceğini cahilce müjdelemiş"... Erdoğan da, "Bay Kemal kalkmış muhtarlara özel kalem müdürü atayacağız diyor, eğer gelirsen atarsın..." Geleceğim ve atayacağım. Devleti yönetenlerin en azından kendi ülkelerinin tarihini bilmelidir. Kiziroğlu'nun ne olduğunu bilirler mi acaba? Muhtar yardımcısı. E ben yardımcı vereceğim. Muhtarı aşağılıyor. Bütün muhtar kardeşlerime sesleniyorum, sizin haklarınızı savunacağım. Onlar duymadı bi daha söyleyeyim, hem yardımcı vereceğim hem de size özel bütçe vereceğim. Her kesimin sorunu var. Devleti yönetenler topluma örnek olmak zorundadır. Tutarlılık olması lazım. Efendim pandemi var sosyal mesafeyi koruyalım, sokağa... En tepedeki adam koro halinde söylüyorlar. Peki Türkiye niye kıpkırmızı oldu? Lebaleb kongreleri doldurdu, bir de onunla övündü. Bunlar devleti yönetiyor. Şimdi yeniden kapanma başladı. Fatura kime? Esnafa. Saray'dakilere fatura mı çıkar. Esnaf kardeşim sana sesleniyorum, beni ve ailemi biliyorsun Saray'dakileri de biliyorsun. Bütün bu tabloyu vicdanına bırakıyorum. 50 bin Avroluk çantayla gezemezsiniz. Bu kadar açlık, yoksulluk, fakirlik, fukaralık varken 50 bin Avroluk çantayla kimse gezemez. Ahlaklı olan gezmez.

KÜRŞAT AYVATOĞLU YORUMU

Bir tarafta zevki sefa olan AK Partili gençler var. Altlarında lüks arabalar, vurgun deseniz gırla gidiyor. E ben de yapayım diyor. Ben de malı götürürsen ben de yükselirim diyor. Buradan kokain şeker falan bunlardan söz etmek istemiyorum. Allah şifalar versin inşallah sağlığına kavuşur. Tepeden tırnağa vurgun tablosudur. Bir büro personeli, kimse görmüyor mu bunu 'nasıl böyle yaşıyor' diye. Görmüyor, hepsi aynı durumda. Bir rüşvetçiyi büyükelçi yaptığınız anda itibarı sıfırlıyorsunuz. Onu da büyükelçi yaparlar." şeklinde çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Kaynak:Haber Kaynağı

Önceki ve Sonraki Haberler
Politika