Kılıçdaroğlu'ndan Erdoğan'a 'silahlı güç' benzetmesi

Kılıçdaroğlu'ndan Erdoğan'a 'silahlı güç' benzetmesi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Hatay'da STK temsilcileri, muhtarlar, meslek odaları, iş insanları ve kanaat önderleriyle buluştu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Hatay'da STK temsilcileri, muhtarlar, meslek odaları,...

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Hatay'da STK temsilcileri, muhtarlar, meslek odaları, iş insanları ve kanaat önderleriyle buluştu.

 CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Hatay'da STK temsilcileri, muhtarlar, meslek odaları, iş insanları ve kanaat önderleriyle buluştu.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satır başları:

Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satır başları:

LÜTFÜ SAVAŞ'I BİR CÜMLE İLE ANLATTI

Baktım başkan anlatırken onun başarılarını gören tanık olan sizler büyük bir dikkatle onu izliyorsunuz. Gazeteci arkadaşım, "Bir cümle ile Lütfü Başkanı özetler misiniz?' dedi. Ben de 'Hatay'ı birleştiren güç derseniz' yeter dedim.

Gerçekten de Hatay bizim Türkiye coğrafyamızın en ender kentlerindendir. Kültürü, tarihi, insanları güzel bir kentimiz. Bütün güzellikleri bağrında toplayan bir kentte yaşamanın ayrıcalığını yaşıyorsunuz. Burası acılar da çekti ama Hatay halkı büyük bir soğukkanlılıkla bunu aşmasını bildi.

Sabah oda yöneticilerimize Ortadoğu'da barışın nasıl sağlanabileceğini anlattım. Bu sürecin başını Türkiye'nin çekmesi gerektiğini söyledim. Biz Ortadoğu'yu nasıl bir barış havzasına dönüştürebiliriz bunun yollarını bulmamız lazım. Onlar bizim akrabalarımız. Savaştan değil barıştan yana politika izlemesi, bütün bölge halkını kucaklaması, düşmanlıkları değil dostluğu öne çıkarmamız gerek.

SURİYELİLER

Bunun en güzel örneğini Atatürk vermiştir. Zorunlu olmadıkça savaşlar cinayettir demiştir. Hayatı savaş meydanlarında geçen bir komutan bunu söylemiştir. Birlikte var olan kaynakları başlarına bela oldu. Emperyal güçler orada cirit atıyor. Binlerce çocuk hayatını kaybetti. 3,5 milyon Suriyeli topraklarımıza geldi.

Bu kadar büyük bir kitle gelmesine karşın Hatay'a hazineden bir kuruş gelmedi. Saray'ın başındaki çıkıp 35 milyar dolar harcadık diyor. Belediye Başkanımız burada verdiğin tek dolar yok, hala bu paranın nereye gittiğini bilmiyoruz.

AMİK OVASI'NI SU BASMASI

Şehre geliyoruz Amik ovası sular altında tam 58 gündür. Bakanlardan biri gidiyor biri geliyor ne yapıyor bu bakanlar?

Sorun çözülmüyor, sorun gelmekle çözülmez akılla çözülür. Tahtaköprü barajı yapıyorlar, müteahhitin parasını vermemişler. Bırakıp gidiyorlar, yağmur yağıyor barajın kapaklarını açıyorlar bütün ürün suyun altında kalıyor. Afet bölgesi ilan edin diyoruz etmiyorlar.

ERDOĞAN'A: VATANDAŞIN ARASINA 'SİLAHLI GÜÇ' OLARAK GİDİYORSUN

Saray'da yaşayanlar bunu göremez. 3 bin kişilik koruma ordusuyla 'Ben halkın arasına giriyorum' dersen sen vatandaşın arasına 'silahlı güç' olarak giriyorsun demektir.

LÜTFÜ SAVAŞ'A ÖVGÜ DOLU SÖZLER

Başkanımız "Bu şehrin stratejik önemini bilerek hizmet veriyoruz" dedi. Evet bu şehir çok önemli. Bu şehir bütün dünyaya barışı göstermemizin bir sembolüdür. Bu topraklarda insanlar inançlarını özgürce yaşar. Kimse inancından, siyasi kimliğinden ötürü ötekileştirilmiyor. Dolayısıyla ben Lütfü başkana Hatay'ın birleştirici gücü derken bunu kast ediyorum.

EXPO konusunda büyük bir başarı elde etti. Bu sıradan bir olay değildir, uluslararası bir başarıdır. 2 milyon turistin Hatay'a gelmesi demektir. Hatay'ı bütün dünyanın öğrenmesi demektir. Bu önemi bütün Türkiye'nin bilmesi lazım.

"İSTANBUL'U ALACAĞIZ"

Biz birlikte düşüncelerimizi ifade edebileceğimz bir kentte yaşamak isteriz. CHP'li belediyelerde bunu rahatlıkla görürsünüz. İstanbul'u ele alalım, insanlar haftasonu nereye gider. Neden yeşillik var, huzur var, hoşgörü var. Allah'ın izniyle İstanbul'u alacağız, Hatay'da yaratılan atmosferi İstanbul'da da hayata geçireceğiz.

Belediye başkanlığı koltuğuna oturduğunuz andan itibaren A partisi, B partisini bırakacaksınız, herkesi kucaklayacaksınız derim. Tam tersine bir bölge yoksulsa oraya pozitif ayrım yapacaksınız. Orada yaşayan insanların hayat standardını yükselteceksiniz. Onların da parka, güzel okullara, ibadethaneleri ihtiyacı var. Bütün bunların tamamını belediye başkanlarımız sağlayacak.

'Bu mahalle bize oy vermedi buna bakmayacağım' bu anlayışı kabul etmiyoruz. Belediye başkanları para harcarlar, başkanımız verdiği hizmetlerin bir kısmını anlattı. Bütün bunlar ne ile yapılıyor parayla, vatandaşın parasıyla yapılıyor. Benim arkadaşlarımıza söylediğim ikinci şey şeffaf olacaksınızdır.

Bir kentte yaşayanların spor, kültür gibi ihtiyaçlarının ayrımsız karşılanması lazım.

Bizim dışımızda da canlılar var. Biz o canlıların da yaşayabileceği ortamı yaratmak zorundayız. Aksi halde insan olarak görevimizi yerine getirmiş olamayız. Tabiat bir bütündür. Bizim dışımızdaki canlıların olmadığı bir yerde insan yaşayamaz. Her canlının tabiatta bir görevi vardır. Biz insana hizmeti, insanlığa hizmet eden canlıları da korumak zorundayız.

HATAYSPOR

Gençleri kötü alışkanlıklardan onlara iyi olanaklar sunarak kurtarabilirsiniz. Bu bağlamda başkanımızın Hatay Spor'a da katkıları var.

Kırsal ile kent arasındaki standartları dengelemek önemli. Kırsal kesime destek verilmesi gerek. İzmir'de ister fakir, ister varlıklı olsun bir çocuk doğuyorsa o aileye süt gönderilir. Süt üreticisi memnun, kooperatif kurun ben oradan alayım diyor belediye. Siz de kazanın çocuklar da kazansın diyor. Bununla ilgili olarak 50'nin üzerinde araç sadece süt dağıtıyor. Uzun zamandır bu uygulama hayatta bir tek çocuk zehirlenmedi. Bir de bakanlığın yaptığını hatırlayın, çocuklar hastalandı. Beceremediler.

EKONOMİK KRİZ

Bugün bir kriz yaşıyoruz. Ekonomik krizi en derin yaşayan kentlerden biri de Hatay. İşsizlik var mı var, fabrikalar çalışmıyor. Kriz reel sektörü vurmaya başladı. 1 kişi alacaklar 7 bine yakın kişi başvurmuş. Şanlıurfa'da geçici işçi alacaklar başvuran sayısı 40 bin. İşsizlik bu boyutta.

SARAY'DA OTURANLAR BUNDAN HABERDAR MI?

Yaklaşık 7 buçuk milyon işsiz. Sarayda oturanlar işsizlik nedir biliyorlar mı acaba? Evine ekmek götüremeyen bir babanın, çocuğuna yemek veremeyen bir annenin dramını biliyorlar mı acaba? İşsizim tahammül edemiyorum diyerek kendini asan kişinin dramından haberdarlar mı acaba?

Ayın 31'nde gideceğiz. Ben sizden sadece birşey istiyeceğim, elinizi vicdanınıza koyun öyle oy kullanın. Dünyada kendi kendine yeten 7 ülkenden biriydik. Saman dışardan, canlı hayvan dışardan, saman dışardan herşey dışardan. İthalatla güçlü olan bir ülke yoktur. Türkiye üretimden koparıldı. 2 Trakya büyüklüğünde alan ekilmiyor. Benzine zam yaparsın, elektiriğe, gübreye, ilaca zam yaparsın bir de çıkıp niye pahalı diye sorarsın.

"KRİZİN NEDENİ ÜLKEYİ YÖNETEMEMELERİ"

Çitfçiyi, halciyi, esnafı terörist ilan edersin. Benim bildiğim zammı yapan teröristtir. Kim pahalıya satmak ister, ucuza mal eden niye pahalıya satsın. Bu memleketi dün gelip yönetmeye başlamadılar. 17 yıldır yönetiyorlar, ne istedilerse imkanları vardı. İstedikleri kanunu çıkardılar, istedikleri kararnameyi çıkardılar. Şunu söylemezler ben bu kararnameyi çıkaramadım hayır efendim neden kriz var çünkü ülkeyi yönetemiyorlar.

ÖZELLEŞTİRME HATIRLATMASI

Vatandaş vergisini verdi, yetmedi 60 milyarlık özelleştirme yaptılar. O da yetmedi borçlandırdılar. Bir değişime ve dönüşüme ihtiyaç var. Bunları biz yapacağız. Biz dönüp bütün dünyaya diyeceğiz ki bütün baskılara rağmen halk demokrasiye sahip çıktı.

"İYİ PARTİ İLE İŞBİRLİĞİ"

Bizim İYİ Parti ile yaptığımız iş birliğinin aslı demokrasinin korunmasıdır. Demokrasi yoksa partilerin bir anlamı olmaz ki.

Bu yerel seçimlerde sandığa giderken elinizi vicdanınıza koyun, oyunuzu öyle kullanın. Sorun parti sorunu olmaktan çıkmıştır. İşsizlik, kapanan fabrika sayısı daha da artacak. Biz bu krizden çıkarız, bu ülkede bu potansiyel vardır. Ben tüm belediye başkanlarımıza verdikleri hizmetler için yürekten teşekkür ediyorum. Umarım önümüzdeki 5 yılda çok daha güzel şeyler yapılacaktır. Hatay bir dünya kenti olmaya hızlı adımlarla yol alacaktır.

"31 MART'TA KÖPRÜBAŞI'NDA KUTLAYACAĞIZ"

Hatay Belediye Başkanı CHP'li Lütfü Savaş'ın açıklamlarından satır başları ise şöyle:

"Bir kooperatif kuruyoruz ve Hatay'ın el emeği ürünlerini ithal edeceğiz. Burada zeytincilik çok iyi üreticilerimiz için kasalar alıp zeytin yağını daha kaliteli hale getirecek adımlar atıyoruz. biz her şartta yalnız olmadığımızı biliyoruz.

Her şarta rağmen Hatay ayakta kalacak, biz onların duası ve desteği ile ayakta kalacağız ve zaferi 31 Mart'ta Köprübaşı'nda kutlayacağız."