Kore yalanları ve gerçekler: Amerikalılar Kore’de

Kore yalanları ve gerçekler: Amerikalılar Kore’de

Alp Yanardağ - Özel HaberHamptoninstitution.org adresinde ki Think Tank kuruluşunda yayımlanan bu yazıda; ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’ın yaptığı açıklama üzerine, Kore Demokratik Halk Cumhuriyet’ne seyahat yasağı...

Alp Yanardağ - Özel Haber

Hamptoninstitution.org adresinde ki Think Tank kuruluşunda yayımlanan bu yazıda; ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’ın yaptığı açıklama üzerine, Kore Demokratik Halk Cumhuriyet’ne seyahat yasağı getirileceğini öğrenen ve bu ülkeye gitmeye karar veren Amerika’lı 5 kişilik bir grubun gözünden Kore.

ABD pasaportlarıyla seyahat eden bu 5 kişi daha önce de dünyanın pek çok yerini ziyaret etmiş insanlar. Üstelik aralarından biri 30 yılı aşkın süredir seyahat eden bir gezgin.

----------------------------------------------------------------------------

İşte o yazı;

Rex Tillerson, 1 Ağustos'ta ABD hükümetinin vatandaşlarını Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti'ne (ABD’nin dayattığı isimle Kuzey Kore yada kendilerine verdikleri isimle KDHC) yolculuk etmesini yasaklayacağını ilan etti. Birkaç gün sonra Air Koryo uçağına bindik ve o ülkeye araştırma ve barış heyeti olarak gittik. ABD pasaportlarıyla seyahat eden toplamda beş kişiydik. İsterseniz bize şüpheci deyin fakat biz, sözde barış ve adalet adına verilmiş bir karar olduğunu söyleyen Trump yönetiminin bizim güvenliğimiz ve sağlığımız konusunda hareket ettiği sözünü yemedik. Nitekim, iniş yaptığımızda hegemonik ABD anlatısı, ülkeyi görmemizle beraber parçalanmaya başladı.Yaşadığımız ülkenin sunumuyla son derece eleştirel bir tavır takınmış olsamda gerçekliğin aslında ne kadar farklı olduğunu bir Amerikan vatandaşı olarak gözlerimle görünce anladım. Sadece radikal bir biçimde yaşamın farklılığı değil, aynı zamanda seyahet tecrübelerim de son derece etkileyiciydi.

Bu son kısımla başlamak zorundayım, zira KDHC’a karşı yapılan propaganda öylesine kapsamlıydı ki, kişinin kendi edindiği tecrübeden bile şüphe etmesini sağlıyor. Birinin yeryüzündeki gözlemleri genel anlatıdan herhangi bir şekilde farklıysa, o zaman bu demektir ki, oldukça iyi düzenlenmiş ve dikkatle seçilmiş bir propaganda gösterisini gözlemlendiği ve tanık olduğu içindir.

kore-gezi-foto.jpg

KDHC'deki turizm düzenlenmiş bir endüstridir ve bunun için iki iyi nedeni vardır. Birincisi ABD, istikrarı bozma kampanyaları düzenlemek için onlarca yıldır casus ve ajitatörleri ülkeye göndermeye çalıştı. Ulusal Demokrasi Vakfı, ülkeye propaganda yapmaya ve muhalif bir hareketi teşvik etmeye çalışan bir kamu politikasına sahiptir. İkinci olarak, ülke için tüm dünyada ki Batılı turistlerin yıkımı göz önüne alındığında, Batılıların ziyaretleri sırasında dikkatle polis kontrolünden geçmeleri ve izlenmesi gerektiği konusunda bir düşünce var. Hatta KDHC’nın buna hakkı da var.Egemen ve yerli bir ulus olarak, KDHC, kimin ülkesine kimin girdiğini kontrol etme ve hangi koşullara uyması gerektiğini söyleme hakkına sahiptir. Buna saygı gösterilmesi gerekir.

Bununla birlikte, tecrübelerim bunlarla sınırlı değildi. Hiçbir zaman kısıtlanmış veya polis baskısı altında olduğumu hissetmedim. Orada ki zamanım boyunca herkesle konuşabiliyordum ve herhangi bir yere gitmekte tamamen özgürdüm.Restoranlarda yemek yiyorken, vahşi doğada yürüyüş yaparken ve sokaklarda yürürken insanlarla çok sayıda spontan sohbet ettim. Göç ve gümrükten geçmek bile ABD'den çok daha kolaydı. Telefonlarımızı veya dizüstü bilgisayarlarını aramamışlardı.(Ancak dönüşümüzde heyetimizin bir üyesi üç saat boyunca ABD gümrük birimleri tarafından gözaltına alındı. Telefonu ve bilgisayarı arandı).

Ben daha ülkenin en iyi ve en parlak noktalarını gösteremedim. Pyongyang'da harcadığım zaman kadar ülkenin kırsal kesimlerinde de zaman geçirdim. Yolculuk boyunca ülkenin dört bir yanına giderken saatlerce yol aldık. Koreli arkadaşlarım, şehirlerdeki yeni yükselişlerden, kırsaldaki eski konut yapılarına kadar, ülkelerindeki her şeyden gurur duyuyordu. Otelimiz Raknang Guesthouse, ABD’de ki herhangi bir şehrin beş yıldızlı bir otelin tüm olanaklarına sahipti. Ancak başka bir otelde sadece birkaç saat sıcak suyumuz vardı ve klima ara ara bozuluyordu. Kent ve kır arasında belirgin bir farklılık olduğu doğru, ancak bu sadece Kore için geçerli bir duırum değil. Her yerde geçerli, ben ABD’de kırsal yerde yaşıyorum ve orayı büyük şehirlerle kıyasladığımda da aynı şeyleri söyleyebilirim. Kısaca bu problem ABD’de bile var.

kore1.jpg

Gezimizin hiç bir noktasında güvensiz veya tehdit altında hissetmedik. Gördüğünüz üzere herhangi bir kanunu kasıtlı olarak çiğnemezseniz, KDHC ziyaret etmek için hoş bir yer.

"Sadece nereden geldiğimizi anlamaya çalışıyor ve kendi fikirlerimizi yeniden oluşturuyorduk"

Ülkedeki hem devletten hem de iktidar partisinden ayrı yeni bir medya grubu olan Dawn Media(Şafak Medya) tarafından ağırlandık. Bir tur şirketi değillerdi. O yüzden etkileşim kurduğumuz tek resmi tur rehberleri müzelerde, özel etkinliklerde ve silahsızlandırılmış bölgeye aitti.

Eğer ülkedeki resmi tur şirketleri propaganda şovu yapsaydı turizm sektörleri batardı. Zaten böyle olsaydı korkunç bir tablo olurdu. Ben gezime başlamadan önce açıkçası önyargılarım vardı. Ancak bu noktada itiraf etmeliyim ki gezi rehberlerimin son derece objektif ve makul olmalarına şaşırdım.

Askeri bölgeden önce son kontrol noktasına yaklaştığımızda sınırda bize eşlik edecek bir askerle tanıştık. Gitmeden önce bize şöyle dedi: "Size göstereceğim ve anlatacağım şey aslında bize olan şey. Sizin bizim bakış açışımızdan anlatacağım. Sadece nereden geldiğimizi anlamaya çalışın ve kendi kararınızı verin."

Amerikan Savaşı Vahşeti Günleri Müzesi'nde de aynı şeyle karşılaşmıştık. Rehberimiz, "Kendinizi bizim yerimize koymaya çalışın" demişti.

Seyahat yasağı ilan edildikten birkaç gün sonra ülkeye girmiştik. Pek çok kişi ABD'den geldiğimizi öğrenince şaşırdı. Kısa bir süre önce yabancı dil üniversitesinden mezun olan genç bir kadın nereli olduğumuzu öğrenince yasaktan dolayı üzüldüğünü söyledi."İnsanların bildiklerini görmek çok önemlidir" dedi. " İnsanlar ülkemiz hakkında kendi fikirlerini oluşturup, kendi kararlarını verebiliyorlar."

kuzey-kore-kutlama.jpg

Bir kez bile bizim gezimizden biri yada bir turist rehberi veya ev sahiplerimiz, ne dostlarımıza ne de bize söylenenleri kabul etmek zorunda olduğumuzu söylemedi.

Bununla beraber hiçbir zaman saygısızlık ya da düşmanlık muamelesi görmedik. Bu gerçekten olağanüstüydü. Sinchon katliamından kurtulan 72 yaşındaki Jong Gun-Song'la tanıştık. ABD askerleri onu ve diğer 400 çocuğu bir depoya attığında sadece üç yaşındaydı ve bir hafta boyunca soğukta yiyecek veya su olmadan bırakılmıştı. ABD askerleri gaz deliklerinden benzin döküp ateş yaktıklarında Jong bir köşeye sıkıştı ve yoğun dumandan bilincini yitirerek komaya girdi. Günler sonra uyandı Jong. Böyle korkunç bir travma yaşamış bir adamın bizimle konuşmayı reddetmesi veya öfkeyle konuşması oldukça makul karşılanabilirdi. Bunun yerine, bize alçakgönüllülük ve saygı ile yaklaştı.

sinchon.jpg

Sinchon katliamı nedir?

17 Ekim - 7 Aralık 1950 tarihleri arasında Güney Hwanghae Eyaleti, Sincheon ilçesinde yaşanan bir olaydır. General Douglas MacArthur'un komutasında Birleşmiş Milletler güçlerinin koalisyonu Incheon Landing'i takiben kuzey yönünde bir saldırı başlattıktan sonra Eylül 1950'nin sonunda Seoul düştü. 150 kilometre kuzeyindeki Sincheon, 17 Ekim'de işgal edildi. ABD kuvvetleri bölgedeki evlerin, fabrikaların, çiftliklerin ve tarıma elverişli arazilerin çoğunu yok etti. Kuzey Kore resmi resmi belgesine göre, 52 gün içinde tam 35.383 kişiyi öldürdü. Bunu yaparken de anlatılan hikayelere ve kanıtlara dayandırılarak "en acımasız şekilde" yapıldığı ifade ediliyor. O zamanlarda ülkenin çeyreğine denk gelecek bir toplam ABD tarafından vahşice katledildiği için ''’ Sinchon Katliamı’’ ismi veriliyor.

sinchon-katliami.jpg

Ülkedeki medya ve eğitim sistemleri, ABD halkı ve hükümetimiz arasında açık bir ayrım yapıyor. Özellikle barış isteyen ABD halkı ve hükümet arasında ayrım daha keskin bir hal alıyor.

KDHC: Başka Bir Ülke

ABD'li bilim adamı Bruce Cumings’in popüler kitabı " Kuzey Kore: Başka Bir Ülke" 2004 yılında yayımlanmıştı. Başlık iki farklı seviyede çalışıyor. Birincisi, Kuzey Kore gerçekten de ABD'ye kıyasla çok farklı bir ülke olduğu için başka bir ülkedir. Hiçbir kurumsal reklam panosu veya reklamı, McDonald'ın restoranları veya Starbucks kafeleri yoktur. Kadınlar ve çocuklar kendine güvenle herhangi bir saatte yalnız başına sokakta yürüyebiliyorlar. Kır bölgelerinin her yerinde otostopçulara rastlamak mümkün. Sokaklarda polis sayısı az. Ordu var ama yaptıkları şey çöpleri toplama veya inşaat projelerinde çalışmak olduğunu gördük. Dahası taarruz tüfekleri taşıyan ya da herhangi bir silah taşıyan asker bile görmedik. (Hatta bir vatandaşın bir askere şakayla vurduğunu bile gördük).

kore.jpg

Ayrıca birçok gözetleme kamerası da görmüyorsunuz. Çoğu insanın ateist olduğunu gördük. (Ancak bazı Budistlerle de tanışmıştık)

Kitap isminde de söylendiği gibi Kore bir başka ülkedir sadece başka bir ülke. İnsanlar işe gidiyor, çalışıyor, flört ediyor, evleniyor, çocuk sahibi oluyor, spor ve egzersiz yapıyor, alışveriş yapıyor, cep telefonlarında konuşuyor, bisiklet sürüyor, parklarda kitap okuyor, müzik dinliyor, ensturman çalıyor, şarkı söylüyor, dans ediyor. Üstelik onlar şarkı söyleyip dans etmeyi çok seviyorlar bu yüzden bunu çok sık yapıyorlar. Sokaklarda bunu görmek çok mümkün yetmiyor size de şarkı söyletiyor ve dansa kaldırıyorlar). Anlaşmaları ve anlaşmazlıkları var, kahkahaları ve ağlamaları var. Oyunlara ve konserlere giderler, tatillere giderler, nehirlerde yüzerler. Sinirlenirler ve birbirlerine bağırırlar yada şaka yaparlar ve birbirleriyle gülüşürler. Onlar da insan, sadece insan. Bu sadece başka bir ülke.

Sert Gerçekler

Bu benim ilk gezimdi, fakat çok sayıda ve başka yolculuklar yapmış insanları da tanıyordum. Bana eşlik eden arkadaşlarımdan biri tam anlamıyla 30 yılı aşkın süredir seyahat ediyordu. 1990'lı yıllarda ülkenin tarihindeki en kötü yıllarda oradaydı. Sovyetler Birliği'nin devrilmesi ve dağılması, şiddetli seller ve kuraklıklar yüzünden şiddetlenen ekonomik krizi de beraberinde getirdi. Yardım göndermek yerine ABD, ülkeye karşı yaptırımları arttırdı. (Tıpkı Küba'ya yaptığı gibi). Yaşam fecii zor bir hal aldı.

abd-bayragi.jpg

Ülkeye yapılan cezai yaptırımlar sona ermeli. Ancak bu yaptırımlar KDHC’nin ekonomisini çeşitlendirmesine ve güçlendirmesine engel olamadı. Küresel piyasada açıkça ticaret yapılamayan KDHC, gıda üretiminde de dahil olmak üzere birçok alanda kendine yeterli hale geldi.

2006 yılından bu yana, KDHC yoğun bir şekilde hafif sanayi sektörüne yatırım yaptı. Her yerde, KDHC'de yapılan gümüş eşyalar, cips ve atıştırmalıklar, şişelenmiş su, cüzdanlar, sırt çantaları, kıyafetler, ayakkabılar, ilaçlar, güneş panelleri (her yerde bulunuyor) ve balık ağları gibi yapılan her türlü ürünü görüyorsunuz. Her yıl yeni yüksek katlı apartmanlar, mağazalar, restoranlar ve eğlence mekanlarıyla yeni sokaklar inşa ediyorlar. Kendi internet ve cep telefonu şebekesi (4.5 milyon cep telefonu) var. Gittiğin her yerde inşaat görüyorsun. Birçok binada son tadilatların kanıtlarını görebilirsiniz. KDHC ekonomik verilerini açıklamazken Hyundai Araştırma Grubu(Research Group), GSYİH'nın 2015 yılında yüzde 9 oranında astronomik bir artış gösterdiğini tahmin ediyor.

kuzey-kore-bayragi-foto.jpg

Dürüst olmak gerekirse, KDHC’ni, ABD'nin ya da Avrupa'nın en zengin kısımlarıyla karşılaştırırsak, çok fazla tutmaz. Fakat KDHC yüzyıllar boyu sömürgeleştirmek ve dünyayı köleleştirerek refaha ulaşmadı. Aksine sömürgeciliğin kurbanlarıydı ve Japonlar tarafından köleleştirildi.

Sarsıcı gerçek şu ki, KDHC yaptırımlardan ötürü parçalanmıyor. Dahası orada insanlar Trump'ın ortalığı ateşe veren konuşmalarını ciddiye almıyor.

Anavatan Kurtuluş Savaşı olarak adlandırdıkları 1950-1953 ABD savaşı Kore'ye karşı kesinlikle çok yıkıcıydı. Üç yıl üst üste ABD halı bombardımanı ülkeyi tamamen düzleştirdi. Ancak hava kuvvetleri olmadan bile, Kore Halk Ordusu zaferle çıktı. ABD emperyalizmine ilk darbesini dile getirmişler ve 27 Temmuz 1953'te bir ateşkes uygulamaya zorlamışlardır.

Daha sonra ülkelerini tamamen yeniden inşa ettiler. Bunu büyük oranda kendi başlarına yapıyorlardı ve sürekli ABD saldırganlığını seyrederken yapıyorlardı. Her şeyi bize göstermekten gurur duymalarının, hatta Batı standartlarına uymayan şeylerin bir parçası olmalarının nedeni budur.

Geri çekilmemelerinin nedeni de budur. 1948'de kurulmalarından bu yana, KDHC bağımsızlığını sürdürdü. Hiçbir zaman başka bir ülke tarafından işgal edilmedi. Sovyetler Birliği ya da Çin Halk Cumhuriyeti’nin hatta herhangi bir ülkenin küçük ortağı haline bile gelmediler. Bu bağımsızlıktan şiddetle gurur duyuyorlar.

ABD her zaman ülkenin çöküşün eşiğinde olduğunu ileri sürdü. Bu sözü edilen ekonomik ve doğal trajedilerin vurduğu 1990'ların ortalarında ve kurucu lideri Kim Il Sung'un öldüğünde anlaşılabilir bir konuma gelmiş olabilir. Ancak o zaman bile azmediyorlardı.

kore4-001.jpg

KDHC, ABD ile sonsuz bir mücadeleye girişmek istemiyor. Onların isteği kaderlerini belirleyebilmek ve barış içinde gelişebilmek. Fakat ABD'de bize böyle anlatmamışlardı. Bize öğretilen ve anlatılan KDHC’nin tek hedefinin bizim yok oluşumuzu görmekti. Bu yanlış anlatıyı desteklemek için, hükümetimiz Kuzey Kore’ye seyahat yasağı koydu. Gidip kendi gözlerimizle görüp, tecrübe etmemizi engelledi.

KDHC'de konuştuğum herkes kendi ülkeleri hakkında kendi kararımı vermemi istedi. ABD hükümeti ise, şu zamana kadar benim yerime karar vermeye çalışıyordu.

Hampton Enstitüsü'nde yer alan yazının orjinalini okumak için tıklayınız.

Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti'nden grubun çektiği videolardan bir derleme;

f1-033.jpg

Önceki ve Sonraki Haberler
Dünya