'Makul yandaş' isyan etti: Tayyip Bey'le birlikte Gül'ü ve Davutoğlu'nu sevmek günah değildir

'Makul yandaş' isyan etti: Tayyip Bey'le birlikte Gül'ü ve Davutoğlu'nu sevmek günah değildir

'Makul yandaş' isyan etti: Tayyip Bey'le bir... AKP cenahında ve destekçisi havuz medyasında bir süredir devam eden iç çatışma, referandum sürecindeki kampanyaya da yansıdı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım'ın 'Hayır diyenler teröristtir' şeklinde özetledikleri...

AKP cenahında ve destekçisi havuz medyasında bir süredir devam eden iç çatışma, referandum sürecindeki kampanyaya da yansıdı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım'ın 'Hayır diyenler teröristtir' şeklinde özetledikleri referandum kampanyasına, AKP desekçisi kimi çevrelerden gelen itirazlar, Saray'ın ve partinin etikçiliğini yapan yandaş köşe yazarları ve Ak Troller tarafından hedef haline getiriliyor. 

Bu isimlerinbaşında yer alan Star yazarı Ahmet Taşgetiren, bugünkü yazısında yine Erdoğan öncülüğünde yürütülen kampalaştırıcı kampanyaya itiraz ettiği yazısını ilginç bir notla bitirdi: " Tayyip Bey'le birlikte Abdullah Gül'ü ve Ahmet Davutoğlu'nu sevmek günah değildir."

İşte Ahmet Taşgetiren'in AKP içinde yaşanan çatışmanın ipuçlarını verdiği o yazısı:

Balkon dilini öne taşımak

Ak Parti'nin kendi tabanını tahkim (konsolide) etmek için kamplaştırıcı dil kullanmasını öteden beri eleştirdim. Gerekçem: Ak Parti'nin ruh dokusunun, aldığı oydan çok daha geniş toplum kesimlerini kapsayıcı nitelikte olduğu, ya da olması gerektiği kanaatiyle alakalı. Ben öteden (taaa Erbakan Hoca'dan) beri “Biz 78 milyon -bugün 80 milyon- insanın partisiyiz'' söylemini önemsedim ve bu söylemin içinin davranışlarla doldurulması gerektiğini düşündüm.

“Din dili''nin “Kalb dili'' olması gerektiğini düşündüm hep.

Danışmanlığını yaptığım Erkam Radyo'nun tanımlayıcı sözcüğü“Kalbin Sesi'' ifadesini de ben teklif ettim.

“Bizim siyasetimiz''in bir boyutunun “İslam Daveti'' ile alakalı olduğuna da inandım. Biz öyle görmesek de dışardan bakanların bizim “Müslüman kimliğimiz''le “Siyasetimiz'' arasında ilişki kurabileceğini, artılarımızın insanların yüreklerine artı, eksilerimizin eksi olarak yansıyabileceğini düşündüm.

Bu yaklaşım, “Naif'' diye nitelenebilir, ama ben insanın siyasetinin de değerleriyle iç içe olduğunu düşünüyorum.

O sebeple de toplumu kategorize ederek, hatta başkaları zaten kategorize ediyor gerekçesiyle- kategorize ederek, kendi alanımızı tahkim adına bir kesimi dışlamayı pozitif söylem çerçevesinde görmüyorum. Açık yazayım: Evet ve Hayır'ları “ihanet'' bağlamında görmenin her şekline karşıyım.

Bunun için “Balkon dilini öne çekmek'' gibi bir başlık koydum yazıma. “Öne çekmek'' yani, referandum sonrasında “Balkona çıkılacaksa'' orada söylenecek olanların iç dokusunu bugünlerde seslendirmek...

Herkes biliyor, Ak Parti seçim zaferlerinden sonra balkona çıktı ve halka “Seçim sürecinde ne söylendi ise söylendi, şimdi tüm Türkiye olarak kalplerimizin ortak çarpması zamanı'' çerçevesinde konuşmalar yaptı. Ak Parti bu söylemi sevdi. Aslında bu söylem, ilk defa icra edildiğinde, Ak Parti'ye oy vermeyen toplum kesimleri tarafından da sevildi. “İşte böyle'' dendi. Kucaklayıcı tavır selamlandı. Daha sonra gerginlikler arttıkça, “Balkonda şöyle konuşulmuştu'' gibi hatırlatmalar yapıldı. Sonra da sanki “Balkonda konuşuluyor, orada kalınıyor'' gibi ifadelerle serzenişler dile getirildi.

O dönemler, seçim söz konusuydu, parti yarışlarında “sertlikler – kendi kampını tahkim etme refleksleri'' tolere ediliyordu. Bugün sistem değişimi çerçevesinde bir halk oylaması söz konusu. İşin lokomotifi olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ak Parti herhalde çok yüksek bir “Evet'' yüzdesi çıkmasını ister. Taşın altına elini koyan ve riske katılan MHP - Bahçeli de, düşük yüzdelerden rahatsızlık duyacaktır.

Peki nasıl yükselir oylar?

Tabanlar, kategorize edilmiş söylemlerle konsolide edilerek mi?

Üstelik trol takımının hiçbir ahlaki hassasiyet göstermeden önüne gelene çamur attığı bir ortamın, bu kategorizasyonda rol alması hatta “ön yüz'' haline gelmesi ile mi?

“Balkon konuşması''demek, parti ayrımını aşıp, “Ak Parti'ye oy vermiş vermemiş herkese hizmet için buradayız'' demektir.

İşte bu dilin, bugün referandum için devreye sokulmasını kastediyorum “Balkon konuşmasını öne çekmek''le.

Ortamı -toplumsal algıların nasıl seyrettiğini- doğru görmek lazım.

Olağanüstü halin yeni gelecek sisteme bir yükleme yaptığını, “Böyle bir sistem mi oluşacak?'' sorusunun zihinlerde iz bıraktığını görmek lazım.

Diyelim “Bana savaş açmış bir çevre'' neresinde duruyor bu “Evet'' kampanyasının? Beni boğunca, beni yazdırmayınca kaç puan gelecek Evet'e? Benim gibi onlarca insan var, hepsi bir çamur odağının boy hedefi... Kim nereye yerleştiriliyor, bir kampanya planlanırken?

Ben derim ki, Tayyip Erdoğan'ın hizmetleri anlatılsın, memleket sevdası anlatılsın, 80 milyona yönelik kuşatıcılığı öne çıkarılsın, “Evet diyen de Hayır diyen de bizimdir'' söylemi öne çıksın. Bence düşmanlaştırmaktan çok daha etkili olacaktır. Yine diyorum, evet demokratik sonuç olacaktır ama, yüzde 40'larda “İhanet''le tanımlanan bir “Hayır'' Türkiye için sağlık göstergesi olmayacaktır.

Son not: Tayyip Bey'le birlikte Abdullah Gül'ü ve Ahmet Davutoğlu'nu sevmek günah değildir.

"'Makul yandaş' isyan etti: Tayyip Bey'le birlikte Gül'ü ve Davutoğlu'nu sevmek günah değildir" haberi, 14 Şubat 2017 tarihinde yazılmıştır. 14 Şubat 2017 tarihinde de güncellenmiştir. Medya kategorisi altında bulunan 'Makul yandaş' isyan etti: Tayyip Bey'le birlikte Gül'ü ve Davutoğlu'nu sevmek günah değildir haberi 2017 yılına aittir. Bu haberin yanı sıra sayfamızda birçok güncel bilgi ve son dakika haberler yer almaktadır. 'Makul yandaş' isyan etti: Tayyip Bey'le birlikte Gül'ü ve Davutoğlu'nu sevmek günah değildir 2024 konusundaki bu haber içeriği objektif bakış açısının yansımasıdır. Medya konusunda 21 Şubat 2024 tarihlidir, bugüne ait güncel gelişmelerden haberdar olmak için bizi Twitter ve Facebook sayfalarımızdan takip edin.

Hubbard Editör

YORUM YAZ

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON HABERLER
  1. 11:42 İsrail'in füze saldırısı, Şam'ı vurdu
  2. 11:41 THK'de kayyum yönetimi kuruma çöktü: Para kazandıran işler yandaşlara
  3. 11:36 Ekrem İmamoğlu: Biz kendilerine yakın vakıflara para aktaran kirli hortumu kestik
  4. 11:35 İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener: "Bazı şeylere inanamıyorum"
  5. 11:31 Selena dizisiyle ilgili yeni gelişme
  6. 11:25 Davutoğlu: Erdoğan'ın İstanbul'a ihanetinin bedelini deprem olursa enkaz altında kalanlar ödeyecek
  7. 11:24 Yargıtay 10. Ceza Dairesi başkanı belli oldu: Yüksel Kocamış seçildi
  8. 11:23 Feyza Altun'un serbest bırakılmasına yapılan itiraz reddedildi
  9. 11:19 Erkan Baş aday olmuştu: CHP ve DEM Parti, Erkan Baş'ın aday olduğu Gebze'de aday çıkarmadı
  10. 10:54 Feyza Altun gözaltı anını Fatih Altaylı'ya anlattı: Savcıdan 5 dakika izin isteyip rakı koymuş
  11. 10:48 Sekiz yaşındaki çocuk, satranç ustasını yenerek tarih yazdı
  12. 10:45 İsrail Ekonomisi: Gazze Saldırısının Gölgesinde Yüzde 19,4 Daralma!
  13. 10:40 Ahmet Yılmaz: MTP, Ankara’da Yavaş’ı Destekliyor
  14. 10:38 Özgür Özel: “Hatay’ı AK Parti yerine Lütfü Savaş’a emanet etmeyi tercih ederim”
  15. 10:29 İlaçta radikal değişim: Vatandaşlar denek olarak kullanılacak
  16. 10:22 Yıldıray Oğur: İttifak fikrinden de uzaklaşmış, ona lanetler okuyarak bir seçime giriyor muhalefet
  17. 10:19 Gram altında yeni rekor!
  18. 10:16 Hüsnü Şenlendirici: Aday gösterildim ama AK Parti'den değil
  19. 09:52 CHP'de adayı beğenmeyen İlçe başkanı ve yönetimi istifa etti!
  20. 09:48 Parayı ver stajı kap: Üstüne para istiyorlar
Otomotiv Haberleri