Merdan Yanardağ: Erdoğan kendisini desteklemeyenlere savaş açtı

Merdan Yanardağ: Erdoğan kendisini desteklemeyenlere savaş açtı

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın 14 Mart Tıp Bayramı münasebetiyle düenlenen toplantıda söylediği "Elinde silahı olan, bombası olan teröristle konumunu, kalemini, unvanını amacına ulaşabilmesi için teröristin emrine verenin...

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın 14 Mart Tıp Bayramı münasebetiyle düenlenen toplantıda söylediği "Elinde silahı olan, bombası olan teröristle konumunu, kalemini, unvanını amacına ulaşabilmesi için teröristin emrine verenin de hiçbir farkı yoktur. Unvanın milletvekili, akademisyen, yazar, gazeteci olması, sivil toplum kuruluşu yöneticisi olması o kişinin aslında bir terörist olduğu gerçeğini değiştirmez. Bombayı patlatan, tetiği çeken terörist olabilir. Ama o eylemin amacına ulaşmasını sağlayan işte bu destekçiler, bu yardakçılardır. Bu bakımdan terör ve terörist tanımını en kısa sürede yeniden yaparak ceza kanunumuza derç etmeliyiz diye düşünüyorum." şeklindeki sözler, terör bahne edilerek toplumda yeni bir tutuklama ve yıldırma operasyonu başlatılacağının işaret fişeği olarka yorumlandı.

Erdoğan'ın sözlerine tepki gösteren ABC Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Merdna Yanardağ, Halk Tv canlı yayınında o sözleri yorumladı. 

"ERDOĞAN KORKU İÇİNDE"

Erdoğan'ın büyük bir korku ve panik içinde olduğunu belirten Merdan Yanardağ, "Yarattıkları kaos ortamının artık kendi iktidarını da sallamaya başladığını gördüler e kendilerine oy vermeyenlere, muhalefet güçlerine karşı düşmanca saldırıya geçtiler" dedi. Yanardağ, "Bu açıkça haka karşı savaş ilanıdır. Kenan Evren bile bunu yapmamıştı. Bomba patlatan bir teröristle, elinde kalem olan bir akademisyen, demokratik hak mücadelesi veren bir sendikacı aynı tutulabilir mi? Bu büyük bir korku ve panik yaşadığını gösteriyor" diye konuştu.

 "AKP 1 YIL DAHA İKTİDARDA KALAMAZ"

Yanardağ şöyle devam etti:

"AKP içindeki bir kesim de bu tehlikeli gidişin farkında. Gidişattan rahatsız olan sadece Bülent Arınç, Hüseyin Çelik ve Abdullah Gül değil, AKP içinde geniş bir kesim bu gidişin sürdürülemeyeceğini görüyor. Zaten erken seçim senaryoları da gündemde. Türkiye bir yol ayrımnda. Ya Cumhuriyetin kuruluş ayarlarına, ilkelerine dönerek aydınlığı seçecek ya da siyasal islamcı AKP'nin dayatmaya çalıştığı Ortaçağ karanlığını... Burada muhalefete de büyük görev düşüyor. CHP'de bu açıdan bir pozisyon değişikliği görülüyor. HDP ve MHP de önümüzdeki süreçte pozisyonlarını net olarak belirlemek zorundalar. 

"HDP, siyasal islamcı bir partiyle ve kadrolarla Kürt sorununun çözülemeyeceğini anlamalı. MHP de sadece PKK karşıtlığı ve kürt düşmanlığı üzerinden AKP'ye destek olmak dışında bir politika üretmeli. Yoksa bu milliyetçi hezeyanla AKP'nin içinde eiriyip gidecek."

Önceki ve Sonraki Haberler
Politika