Milli Piyango 2. Dünya Savaşı'nda bile ikramiyeyi vermişti: Yıl 1940: Milli Piyango büyük ikramiyesi, Bakkal Recep'e çıktı

Milli Piyango 2. Dünya Savaşı'nda bile ikramiyeyi vermişti: Yıl 1940: Milli Piyango büyük ikramiyesi, Bakkal Recep'e çıktı

Bu yıl da talih kuşu sahibinin (Demirören) başına kondu. Çeyrek bilete (4 bilet) çıkan ikramiye, sadece İzmir'de satılmış mış. Biz ABC Gazetesi'nde 1940 yılından güzel bir haberi paylaşmak istiyoruz. Bakkal Recep'in büyük ikramiye sevinci haberi.

Serkut BOZKURT / ABC Gazetesi

Bu yıl da talih kuşu sahibinin (Demirören) başına kondu.
Çeyrek bilete (4 bilet) çıkan ikramiye, sadece İzmir'de satılmış mış... Sedat Peker'in iddialarıyla tekrar gündeme gelen, Ziraat Bankasına milyon dolar borcu olan Demirören Holdingin sabıka dosyası büyük. 

1940 yılındaki büyük ikramiye
Biz ABC Gazetesi'nde 1940 yılından güzel bir haberi paylaşmak istiyoruz. Tüm dünyanın ekonomik buhranın etkisinden yavaş yavaş çıktığı, Hitler faşizminin büyüdüğü, 2. Dünya Savaşının sürdüğü 1940 yılından Milli Piyango haberi.
1940 yılının ilk günü. 1 Ocak 1940. Akşam gazetesi muhabiri Milli Piyango'nun büyük ikramiyesini kazanan talihli(ler)sini arıyor.  1 Ocak 1940 yılında Akşam'da yer alan büyük ikramiyeyi kazanan bakkal Recep'in haberini hem fotoğraflı hem de metinli hali ile paylaşıyoruz.

1940-yili-bakkal-recep-milli-piyango.png

Yeni senenin talihlileri

Dün gece piyango gişelerinin önünde yüzlerce meraklı bulunuyordu
Büyük ikramiyeyi kazanan bakkal Recep: "Elim ayağım zırıl zırll titriyor!"  diyor

Her yılbaşı gecesi yeni senenin talihlilerine  piyango ikramiyeleri düşer. Bana da her sene düşen bir piyango vardır. Gece yarılarına kadar yeni senenin talihlilerini semt semt aramak, onların ihtisaslarını dinlemek...
Bu yıl da öyle oldu. Büyük ikramlyeyi kazanan talihliyi saat on bire kadar büyük bayilerde aradık, durduk. Lakin 600,000 lirayı kazanan zat 
Nimet gişesinden aldığı biletinin yerine adres olarak sadece 'Bir bey' kelimelerini yazdırmıştı.

Bunun üzerine piyango müdürlüğüne gittik. Gece saat 12 ye yaklaştığı halde talihlilerin adresini bulamamıştık. Bu yıl binlerce bilet sahibi
adres olarak bayilere 'Bir bey' yahut
'Bir bayan' kelimelerini yazdırmışlardı.
Ellerdeki kayitlere göre 600,000 lira
kazanan biletin bir parçası İstanbulda, bir parçası Muğlada, bir parçası Zonguldakta, bir parçası Bartında,
bir parçası da Borda idi.

300,000 lira kazanan biletin iki parçası Ankarada, üç parçası İstanbulda bir parçası Tosyada, bir parçası Malatyada, bir parçası Elaz1ğda. bir parçası da Mesudiyede idi.
Ayrıca 600,000 lira kazanan biletten bir tane onda birlik yani on liralık bilet satılmıştı.
Zelzele mıntakası olan Erzurumda
100,000 liralık biletten blr parça satılmıştı.
İşin en garip tarafı bayilerin önünde gece yarısına kadar bekliyen meraklı halk kalabalığı idi. Bileti olan, olmayan yüzlerce kişi yeni talihlileri görmek istiyorlardı. Artık bu mesud insanlardan hiç bir isini bulmakdan ümidimizi kesmiştik. Meraklı kitlesinden biri yanımıza
koştu:
- Ağabey, burada... Burada talihli... dlye bağırdı.
Kalabalığın arasında yeni sene talihlisi paralan deste deste sayarak alıyordu. Bu ufak tefek bir zattı. Heyecan içerisinde idi. Ustü başı çamur
olmuştu. Arkadaşları onu Recep diye çağırıyorlardı.
Yanına yaklaştık. Lakin paraları
tamamile sayıp bitirmedikçe bizimle
konuşmadı. Sayıda şaşırmamak için
son derecede büyük bir dikkat gösteriyordu.
Nihayet para hesabı bitince anlatmağa başladı:
- Adım Recep... Bakkalım... Bugün dükkanımı kapattıktan sonra bir ahbabıma gitmiştim. Küçük bir
kainbiraderim var. O biletlerin numarasını almıştı. Ben ahbabımda otururken koşup geldi.
- Enişte, dedi. Senin bilete büyük
ikramiye düştü...
Kızdım, inanmadım:
- Ulan alay etme benimle... dedim.
- Vallahi sana çıktı enişte... dedi.
- Çocuk... Akşam akşam beni gü-
naha sokma .. .
- Billahi sana çıktı enişte...
Baktım çocuk maytap etmiyor. Hemen fırladım.
Yolda gazetelerin harıl harıl satıldığını görerek bir tane aldım. Ne göreyim? Vallahi bizim numara ... Doğru buraya koştum: 'Ver bakalım Nimet abla paraları' dedim.
- Niçin adresinizi evvela yazdırmamıştımz.
- Bırak Allah aşkına beyim ... Benim başımı belaya sokacaksın... İstemem... Herkesin gözü bende kalır...
Yoksa siz bunları gazeteye mi yazacaksınız?
- Öyle ya...
Yeni tallhl1 büyük bir telaşla:
- Öyle ise sus pus oldum Çenemi
kapadım...
- Bu para ile ne yapacaksınız?
- Ne mi yapacağım? Ne bileyim ben? Şimdi elim ayağını tiril tiril titriyor. Bana bir hal oldu. Hele bir kere
aklım başıma gelsin... ondan sonra.
İki çocuğum var... Onları okutacağım inşallah...
- Daha?
- Bilmiyorum. Şaşkına döndüm...
Sarhoş gibiyim... Aklım tepemden bir
karış yukarda... 
- Zelzele için yardım düşünüyor
musunuz?
- Tabii... Zaten çıksa da çıkmasa
da verecektim. Bugün mahalleden
para topladılar, iki buçuk lira verdim. Belki onun yüzü suyu hürmetine bu parayı kazandım...
- Biletin1ze ikramiye çıkacağını
umuyor mu idiniz?
Bay Recep boynunu büktü:
- Ehhh... dedi. Allahdan ümid kesilmez...
- Şimdiye kadar hiç piyango kazanmış mı  idiniz?
- Bir kere 60 lira aldım. 600 lira
çıkmıştı... Dur bakayım? 936 senesinde galiba... Bana 60 lira ikramiye çıktığını işitince bütün tanıdıklar,
akrabalar eve üşüşmüştü. İşte ondan
sonra bilet alırken adres vermedim.
Yeni talihli memnun bir tavırla yoldan geçen bir taksiyi çevirdi, bizim suallerimize top yekün!
- Aklım başımda değil... Sonra
görüşürüz ...
Diye cevap vererek uzaklaştı. 

1940-yili-milli-piyango-listesi.png

Röportajdaki Erzurum Zelzelesi bilgisi:

1940 yılına Türkiye yaslı girmişti. Çünkü, yeni yıldan 5 gün önce, merkez üssü Erzincan olan 7,2 büyüklüğünde deprem olmuştu.

Yüzey dalgası büyüklüğü 7,9 Richter ölçeğine göre büyüklüğü 7,2 olan deprem sonucunda toplam 32.962 kişi hayatını kaybetmiş, yaklaşık 100.000 kişi de yaralanmıştı.

O dönemin gazeteleri depremi Erzurum Zelzelesi olarak manşet yapmışlardı. 

1 Ocak 1940 Akşam manşeti ve haberin yer aldığı sayfa

1940-yili-milli-piyango-listesi-001.png

piyango-saysfasi.png

 

Önceki ve Sonraki Haberler
ABC Kritik