MİT’in yeni binasının açılışında Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş ‘Erbaş hangi inanç için dua etti?’

MİT’in yeni binasının açılışında Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş ‘Erbaş hangi inanç için dua etti?’

T24 yazarı Mehmet Yakup Yılmaz, MİT’in yeni binasının Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın duasıyla açılmasını eleştirdi. Yılmaz, ...

T24 yazarı Mehmet Yakup Yılmaz, MİT’in yeni binasının Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın duasıyla açılmasını eleştirdi. Yılmaz, “Erdoğan rejiminin belirgin özelliklerinden birisi otoriterlik ise ikinci özelliği de Sünni İslam’ın belli bir yorumunun rejimin eylemlerine hakim olmasıdır” diye yazdı.

Mehmet Yakup Yılmaz’ın yazısının ilgili bölümü şöyle:

“MİT’in yeni binası Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın duasıyla açıldı. Önce Erbaş dua etti, ardından kırmızı kurdele kesildi. Erbaş’ın duasını, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının hangi kısmının inancına göre yaptığını bilemiyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi bir dini yok. Vatandaşları da neye isterlerse ona inanmakta serbestler. İktidar partisinin zaten en önem verdiği konu da buydu hatırlarsınız: Tüm insan hakları içinde, birincilik ‘inanç özgürlüğünün’ idi. Onun için haliyle merak ediyor insan, Diyanet İşleri Başkanı hangi inanç adına dua etti, diye.

Bilinen demagojiyi tekrarlamak isteyenler olacaktır kuşkusuz: Halkımızın yüzde 99’u Müslüman. Evet bazen öyle diyorlar ama bazen de öyle değilmiş gibi davranabiliyorlar. Kendileri gibi inanırsan Müslüman olabiliyorsun da aynı kitaba ve peygambere inancını onlardan farklı biçimde dile getirirsen Müslüman sayılmayabiliyorsun. Belli olmuyor yani, duruma göre bazen ülkenin yüzde 99’u Müslüman, bazen değil. Kaldı ki geri kalan yüzde 1’i ne yapacağız? MİT onlara da hizmet vermeyecek mi? Onların vergileri de MİT gibi kamu kurumları için harcanmıyor mu? Onlar da askere gidip, vergi vermiyorlar mı? Eğer ille de dua etmek gerekiyorduysa bir haham ile birlikte Katolik, Protestan, Ortodoks papazları da bulundurulmalıydı. Böylece MİT’in dua koruması altına alınması meselesi vatandaşlar arasında ayrımcılık görüntüsü vermeden halledilebilirdi. Ateistler zaten dua etmiyorlar, onlar için bir çaba göstermek gerekmezdi ama deistleri de ihmal etmek doğru olmadı. Erdoğan rejiminin belirgin özelliklerinden birisi otoriterlik ise ikinci özelliği de Sünni İslam’ın belli bir yorumunun rejimin eylemlerine hakim olmasıdır. Hatta bunun ‘resmi bir din’ görüntüsü de veriyor olduğunun altını çizelim. Bunu da devlet içinde Diyanet İşleri Başkanlığı temsil ediyor.

CHP'DEN MİT'TEKİ DAVETLİ LİSTESİNE TEPKİ: AKP'NİN DEĞİL DEVLETİN KURUMU

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanlığı’nın Ankara Etimesgut ilçesinde inşa edilen yeni binası ‘Kale’ dün törenle açıldı. CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, MİT’in yeni binasının açılış töreninde AKP Sözcüsü Ömer Çelik’in bulunmasına tepki göstererek, “MİT, AK Parti’nin değil, parti devletinin değil, devletin kurumu olmalı, öyle pozisyon almalıdır. Ama görüyoruz ki tersi bir süreç işliyor. MİT binasının açılışı için tüm partilere davetiye gönderildi mi? Gönderilmediyse AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in o törende ne işi var?” dedi.

Gazete Duvar'ın haberine göre MİT’in herkese eşit mesafede, siyasetten ve günlük politikadan uzak olması gerektiğini vurgulayan Altay, “Tam tersi bir yaklaşımla, bir siyasi partinin her tür düzeydeki yöneticileri, eski vekilleri, eski bakanlarıyla en önemli gününde böyle bir görüntü vermesi, tarafsızlığına ve milliliğine büyük zarar vermiştir” açıklamasını yaptı.

MİT Başkanı Hakan Fidan’ın 2015 milletvekili genel seçimlerinde istifa ederek AKP’den milletvekili adayı olduğunu hatırlatan Altay’ın, şu eleştiride bulundu:

"GÜVEN EROZYONUNA NEDEN OLDU"

"MİT’in başındaki Hakan Fidan’ın 2015 milletvekili genel seçimlerinde istifa ederek, AK Parti’den milletvekili adaylığı için başvurması, dönemin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Sır küpüm. Olumlu bakmıyorum’ sözleri üzerine tekrar geri dönmesi, kurumla ilgili ciddi bir güven erozyonuna neden olmuştur. Sonrasında yaşananlar da göstermiştir ki, MİT, bir kişiye ve bir partiye hizmeti öncelemiş, parti devletinin bir kurumu niteliğine bürünmüştür. Dün verilen fotoğraf da bu tabloyu tescilleyen örneklerden

"TEK ADAM ZİHNİYETİNİN TAHRİBATI"

"Törenin ev sahibine ve Cumhurbaşkanı’na sormak gerekir. Adında milli olan kurumun törenine, milletin temsilcisi olan TBMM’de yer alan siyasi partilere bir davet gitmiş midir? Gitmediyse AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in törende ne işi vardır? Tek adam yönetimi, ne yazık ki ülkenin tüm kurumlarını tahrip ediyor, kurum kültürlerini yok ediyor. Eğitimden sağlığa, adaletten dış politikaya tüm alanlarda yaşanan çöküş ve çürümenin de kaynağı işte bu tek adam zihniyetinin devletin kurumsal yapısındaki tahribatıdır.

Önceki ve Sonraki Haberler
Son Dakika