Murat Ağırel yazdı: Motor almak isterken başıma neler geldi

Murat Ağırel yazdı: Motor almak isterken başıma neler geldi

''Artık 10 kilo fiyatına 1 kilo alabiliyoruz, 5 fatura yerine 1 fatura ödüyoruz, araba fiyatına motor, ev fiyatına araba, yalı fiyatına da sokak arası 3+1 ev alıyoruz''

Ülkede denge kalmadı.

Her hafta pazara gidiyorum. Kilosu 30 liraya sarımsak, 10 liraya domates, kabak, patlıcan, 30 tanesi 35 liraya yumurta, tanesi 5 liraya yeşillik satılıyor. Bakın en temel şeyleri yazdım. Soğan patates de aynı fiyatlarda.

Yani meyve alayım derseniz yandınız. "Uygunmuş" deyip aldığım şey, kilosu 5 liraya havuç oldu. Allah'tan domates geçen hafta 15 liradan bu hafta 10 liraya düştü. Akşam pazarı 7.5 liraya buldum. Marketlerdeki fiyatlara hiç girmeyeyim.

Artık 10 kilo fiyatına 1 kilo alabiliyoruz, 5 fatura yerine 1 fatura ödüyoruz, araba fiyatına motor, ev fiyatına araba, yalı fiyatına da sokak arası 3+1 ev alıyoruz.

Ülkemizde bilinçli şekilde yapılan ekonomi politikaları neticesinde işler şirazeden çıktı...

Bakın gelin size motosiklet demişken başıma gelen bir olayı anlatayım.

Öyle bir şeyle karşılaştım ki bu iş dolandırıcılık mı ticaret mi siz karar verin.

Çünkü millet parasının değerini koruyabilmek adına türlü yatırımlara giriyor, dolandırılıyor. Fiyatlar daha fazla artmadan elinde bulundurduğu parayı veya bankalardan borç aldığı parayı enflasyon karşısında korumak istiyor.

Bu durumu kazanç kapısı haline getirmeye çalışan da bir kesim var.

Çevrenize bakın. Memur, işçi herkes al-satçı oldu. Ben bunu bizatihi yaşadım.

Başıma gelen olayı anlatayım.

Biliyorsunuz benzin-mazot 30 lira oldu. Haliyle ultra zengin değilseniz kimsenin parası artık akaryakıt masrafına yetişmez oldu.

Ben de İstanbul'da televizyon programıydı, semineriydi, imza etkinliğiydi, konuşmasıydı, töreniydi, haber koşturmacasıydı derken hem yakıttan hem de zamandan tasarruf orta halli bir motor almaya karar verdim.

İkinci el satış yapan sitelere girdim. Fiyatlara baktım. Alacağım motor fiyatlarını karşılaştırdım.

İlginçtir 2020-2021 model fiyatları 2022 model fiyatlarından pahalı… Motosiklet markalarının satış sitelerine girdim gerçekten arada uçurum var. Almak istediğim motorun sıfır fiyatı dolar artışından sonra uçmuş ve 112 bin TL olmuş.

Başımdan aşağıya kaynar sular indi.

Gel gör ki ikinci el ilan bulunan sitelerde de 2020 model motorun fiyatı 117-130 bin aralığında. 2021 model motorun fiyatı 130-150 bin aralığında 2022 model de var o ise 150 binden başlayıp gidiyor.

"Nasıl yani" deyip, motosiklet markalarının genel müdürlüklerini aradım. Yetkili kişiye ulaşmak imkansız. Müşteri hizmetlerindeki sorununuzu dinliyor ama sizi bayiye yönlendiriyor. Arayan kişi müşteri vs. önemsizleşmiş onlar için. Mecburi köle olarak görüyorlar.

Bayiye ulaştım. Bir dokun bin ah işit derler ya…

Tedarik sıkıntısı inanılmaz bir boyuta gelmiş. Motosiklet için sıraya giriyorsunuz en az 3 ay sıra bekliyorsunuz. O da şanslıysanız tabii ki…

Bir de al-satçılar var. Adeta çeteleşmişler. Fiyatları istedikleri gibi indirip çıkartıyorlar. Sıraya aile boyu, arkadaş çevresi ile birlikte galerilere yazılıp ülkeye giren sıfır model araç ve motosikletlerin hepsine anında çöküyorlar.

Hepsini alıp, aldığı gün fiyatının neredeyse yarısını üzerine ekleyerek satışa çıkarıyorlar. Bayiler buna bir çözüm bulamamışlar.

İnternette bu şekilde satanlardan birine ulaştım.

"Abi ben yazıldım ama ailem motosiklete karşı çıktı. Mecburen satmak zorunda kalıyorum dedi. Aslında sen bayileri araştır. Ellerinde motosiklet var stokluyorlar" ifadelerini kullandı.

"Neden aldığın fiyata satmıyorsun o zaman" diye sordum. "Ben enayi miyim" karşılığını verdi.

Doğru, millet enayi…

Sadece motosiklet için düşünmeyin. Araçlarda da aynı sorun söz konusu. Sıfır araç için 3-6 ay sıraya giriyorsun. İkinci el araç, sıfır araçtan pahalı durumda şu anda.

İşte ülkede denge kalmadı dememin sebebi bu.

Bu sadece bir sektördeki örnek. Karaborsa ekonomisine dönüştük. Bu sistemde öğütülen, ezilen kim, biziz. Yoksul halk. Sabit maaşlı insanlar. Yani Türkiye nüfusunun yüzde 99'u…

Geriye kalan 800 bin kişi milyonlarca insanın sırtında ultra lüks hayatları içerisinde herhangi bir ekonomik göstergeyi umursamadıkları gibi her ne hikmetse zenginliklerine zenginlik katıyor.

Koç'un, Arçelik'in, Vestel'in, Garanti Bankası'nın, Akbank'ın, Yıldız Holding'in, Ülker'in kârlarını gördünüz. Görmediyseniz hiç bakmayın. 4253 lira maaş alan vatandaşım bunları hak etmiyor.

Bir motor mevzusu bakın bizlere neler gösterdi.

Artık zenginler daha zengin, ama yoksulluk ise dört bir yanda. Aralarda ise al-satçı gibi parazitler, ihale takipçileri, mafya bozuntuları geziniyor…

Önceki ve Sonraki Haberler
Gündem