Murat Ağırel yazdı: NATO'nun Atatürk Havalimanı ile ne alakası var?

Murat Ağırel yazdı: NATO'nun Atatürk Havalimanı ile ne alakası var?

''Ülkenin en değerli havalimanını böyle yok edemezsiniz. 1912'de açılmış kaç tane havalimanınız var bu ülkede?''

Atatürk Havalimanı üzerinden tartışmaları takip ediyorsunuz. İktidarın sırf adı "Atatürk" diye, sırf Cumhuriyet mirası diye yaptıklarını az çok görüyorsunuz.

Mesele havalimanı meselesi olmadığı gibi stratejik bir tarafı da var.

Bakın…

Ülkenin en değerli havalimanını böyle yok edemezsiniz. 1912'de açılmış kaç tane havalimanınız var bu ülkede?

Avrupa'nın en önemli transit yolcu havalimanıydı.

Her 59,46 saniyede bir uçak iniş ya da kalkışı ile tüm zamanların rekorunu kırdı.

Ama bir sorun vardı, rant yoktu burada. Hemen propaganda işlerine başlayıp milyarlarca lirayı toprağa gömerek, on binlerce ağacı keserek yeni bir havalimanı yaptılar.

Atatürk Havalimanı'na ise ne yapacaklarını şaşırdılar. Önce saçma sapan hiçbir işe yaramayan bir hastane inşa ederek pisti bozdular. Sonra da gördünüz beton kırıcı iş makineleriyle görüntü veriyorlar.

Şimdi de çocuk kandırır gibi 132 bin ağaç dikileceğini vaat ediyorlar. Ağaç kesip yeni havalimanına milyarlarca lira harcayacağınıza bunların hiçbirini yapmasaydınız zaten 132 binden kat be kat fazla ağacı kurtarmış olurdunuz.

Olur mu… Müteahhitler kapıda ellerini ovuşturuyor, ihale kapmak için birbirlerini ezecekler. Oraya dikecekleri ağacı bile devletin kasasından 1 lira yerine 100 liraya satın alacaklar.

Biz bu filmi çok gördük.

Vatandaş elektrik faturasını zar zor ödüyor. Patates, soğan, domates alırken hesap kitap yapıyoruz. AKP'nin hiçbir şeye çözümü yok ama birden çıkıp Atatürk Havalimanı'na Millet Bahçesi yapacağız diyor.

Madem o kadar samimisiniz üç beş tane AVM'yi yıkın yerine park yapın. Ha pardon oraları da park ve deprem toplanma alanlarıydı zaten değil mi?

Neyse şuraya geleceğim…

Meselenin stratejik tarafı var dememin nedeni NATO.

Bugünlerde İsveç ve Finlandiya üzerinden posta koyduğumuz (kaç gün sürecek bu durum onu da tahmin etmek zor değil) askerî ittifakta Türkiye'nin yeri sorgulanır oldu.

Uzun zamandır Cumhurbaşkanı Erdoğan ve çevresindekiler Türkiye'yi Batı'dan koparacak hamleler yapıyor.

Her ne kadar bugün haklı olsak da İsveç-Finlandiya konusunun bu hamlelerden biri olarak tarihte yerini almasından endişe ediyorum.

Toparlayayım…

Bugün Rusya-Ukrayna savaşının ardından tam Batı ülkeleri, enerji sevkiyatını geçireceği bir ülke arıyorken Türkiye'de Atatürk Havalimanı hamlesi gelmesi bana ilginç geldi.

Mesela Türkiye'de tamamen NATO'ya ait bir boru hattı olduğunu biliyor musunuz?

Rusya ve diğer ülkelerle entegre değil. En azından denetimi ve işletimi ittifaka ait.

Bu hat Türkiye'de Millî Savunma Bakanlığı'na bağlı, Akaryakıt İkmal ve NATO POL Tesisleri İşletme Başkanlığı denetliyor ve işletiyor. Uzunluğu 3 bin 200 kilometre, toplamda 1 milyon metreküp depolama kapasitesi var.

Hatta açıklaması şöyle:

"Türk Silahlı Kuvvetleri ve NATO'ya bağlı Dış Takviye Kuvvetlerinin ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla kurulan, yaklaşık 3.200 km. boru hattından ve yaklaşık 1.000.000 m3 depolama kapasitesi bulunan depolardan oluşan Türkiye sathına yayılmış NATO Akaryakıt Boru Hattı Sistemi işletilmektedir. TÜPRAŞ Rafinelerinden alınan yakıtlar gemi, vagon ve boru hattı ile Türkiye NATO Akaryakıt Boru Hattı Sistemine alınmakta, depolara boru hatları ile nakledilmekte ve buradan Askerî Birliklere ulaştırılmaktadır."

Bu hattın geçiş ve toplanma noktası neresiydi biliyor musunuz?

Doğru tahmin: Atatürk Havalimanı'nın altı…

Yani Türkiye zaten Batı ile diplomatik ilişkilerini sonlandırmışken tek resmî temasın kaldığı NATO'da da ayrık bir ülke halini almamız politik açıdan tuhaf geliyor.

Her hafta Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Suudi Arabistan ziyaretleri, Suriye'den, Afganistan'dan, Pakistan'dan gelen toplamda milyonlarca göçmen, altında NATO hatları bulunan Atatürk Havalimanı gibi ülkenin en stratejik noktasını dağıtmak, Kanal İstanbul açmaya çalışarak Boğazlar Sözleşmesi'ni kadük bırakmak istemek…

Daha da uzatabilirsiniz.

Komplo teorisi kurmaktan öte, gazetecilik gereği şüphe duyuyorum.

Biraz da son gelişmeleri olay olay değil, daha yukarıdan bakarak görmeye çalışın.

Bakalım daha neler olacak, hep birlikte takip edelim…

Önceki ve Sonraki Haberler
Politika