Murat Muratoğlu: İyice saçmaladılar

Murat Muratoğlu: İyice saçmaladılar

''Burada sorulması gereken soru böyle saçma sapan günlük kararlarla sağlıklı bir ekonomi inşa edilebilir mi''

Ekonomi ile ilgisi olan herkes BDDK'nın “Ben yaptım oldu!” adlı eserinden sermaye kontrolü kısmının karmaşıklığını konuşuyor. Niye ihtiyaç duyulduğunu onu pek konuşmuyor.

Bariz sebep sonuç ilişkisi… Düşük faiz, yüksek döviz talebinin yolunu açtı. Talep hızlı yükseliş getirdi. Buna karşın Kur Korumalı Mevduat diye ülkeyi batırma potansiyeline sahip bir enstrüman geliştirildi.

Tabii ki kesmedi. Her geçen gün bu döviz talebinin önüne geçmek için çeşitli düzenlemeler yapılmaya devam edildi.

Burada sorulması gereken soru böyle saçma sapan günlük kararlarla sağlıklı bir ekonomi inşa edilebilir mi?

Bu durumu anlamak için bir adım geriye atıp ülkenin Milli Eğitim Bakanlığı'na bakmalı…

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer muhteşem bir vizyonla ekmek fabrikası kurma misyonunu dile getirirken “Biz ekmeği 1.5 TL'ye vereceğiz, belediyemiz de 2 TL civarında satacak. Meslek Lisemize ekmek fabrikası kuracağız ve günlük 1 milyon ekmek üretim kapasitesiyle o liselerin çıkışındaki satış büfelerinde vatandaşımızın düşük fiyatla ekmekle buluşmasını sağlayacağız…” açıklamasını yaptı.

Ekonomi ile ilgili gelmedi gibi değil mi? Aslında tam tersi…

Türkiye'nin eğitim sistemi açık ara dünyanın en kötülerinden biri… Tescilli… Ülkedeki eğitim seviyesi yerlerdeyken, Milli Eğitim Bakanı ekmek fabrikası kuracağız diyor.

Eğitmeyi başaramadık bari ekmek işine girelim diye anladım ben… Ne alaka Milli Eğitim ile hamur işleri esasen?

Okula değil fırına, öğrenciye değil ekmek üretimine öncelik verip geleceğimizi güvenceye alıyoruz. Yeni nesil yazılımcı, yapay zeka programcısı olacak dedik ama kürekçi, hamurcu yapıyoruz.

Bakanın kurduğu mantığın dayanak noktası muhtemelen ucuz iş gücüne dayanıyor.

Eğitim, öğretim ayağıyla fırıncı yerine öğrenci kullanırsak ucuz ekmek popülizmi yapabiliriz diye düşünüyor herhalde… Yoksa ne alaka!

Kendisi o makamı hak etmesi için belli ki kırk fırın ekmek yemeli… Sıkıntı ekmek kıtlığı mı, yoksa ekmeğin üretiminde kullanılan hammaddelerin pahalılığı mı?

Okul bahçelerine buğday ekme projesini getirse hadi neyse…

Hazır eli değmişken okullara hamam açıp tellak yetiştirse hem de milleti temizlese… Manikür pedikür salonları ile halkımız daha bakımlı hale getirse…

İşte Milli Eğitim için muhteşem projeler üreten bu bakan yarın bir kararname ile “kendisi yeni Hazine ve Maliye Bakanı olarak atanmıştır” denilse, kim ne diyecek ki?

Kimi, Milli Eğitim'de fırın açar, kimi Kur Korumalı Mevduat'ı getirir. Biri ekonomiyi diğeri eğitimi batırır. Liyakat olmadığı sürece itina ile saçmalanır.

Önceki ve Sonraki Haberler
Ekonomi