Murat Muratoğlu: Rüşvet ağı

Murat Muratoğlu: Rüşvet ağı

''Yahu bırakın çalışmayı, Bank Asya'da üç kuruş hesabı olan, maaşı yatan, kredi alan, sıradan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları işinden kovuldu, hayatı alt üst oldu, hapse atıldı. Bütün bunlar yetmedi eşi, kardeşi bile ihraç edildi''

Biri AKP milletvekili… Hani cumhuriyeti “ayaklarına takılmış 100 yıllık bir pranga” olarak gören kişi… Şu şansa bak ki, Amerika'da doktora yapmış kendisi…

Diğeri Cumhurbaşkanı'nın danışmanı… Üzerinde konuşmaya gerek var mı? Yanlış anlamayın, sağlık nedeniyle istifayı bastı. Yoksa para ağıyla ne alakası vardı?

Ve üçüncü saç ayağı… Eski SPK Başkanı Ali Fuat Taşkesenlioğlu… Bank Asya'nın yöneticilerinden…

Yahu bırakın çalışmayı, Bank Asya'da üç kuruş hesabı olan, maaşı yatan, kredi alan, sıradan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları işinden kovuldu, hayatı alt üst oldu, hapse atıldı. Bütün bunlar yetmedi eşi, kardeşi bile ihraç edildi.

Sen yıllarca bu bankanın yöneticiliğini yap sonra da SPK başkanlığını kap!

SPK da öyle sıradan bir kurum değil… Sermaye Piyasası Kurulu… Sermaye Piyasası Kanunu ile akla hayale gelmeyen yetkiler ile donatılmış kurum. Yeter ki istesinler, denetleme kapsamında uzanamayacakları nokta, edinemeyecekleri bilgi yoktur.

İşin ilginç tarafı zaten Halk Bank'ı, Bank Asya kadroları yönetiyordu. Ali Fuat Taşkesenlioğlu, Halk Bank'a, Bank Asya'dan gelen 7 yöneticiden biriydi… Gelir gelmez yönetim kurulu üyesi yapıldı. Aynı gün genel müdür oldu.

Hakan Atilla'yı Amerika'ya gönderen yine aynı isim, Ali Fuat Taşkesenlioğlu'ydu… Hakan Atilla tutuklandı. Amerika'da hapis yattı.

Kısaca nedir bu işin Türkçesi? Binlerce insanı işinden edersin. Ortamlarda FETÖ ile mücadele ediyoruz, hassasiyet gösteriyoruz dersin, geçersin. Kim bilecek?

Milyonlarca dolarlık rüşvet iddiaları… Kanıtlı, belgeli, itiraflı…

Ülkemizi parçalayamayacaklar… Bayrağımızı indiremeyecekler… Milletimizi bölemeyecekler… Ezanımızı susturamayacaklar… Deyip dururlar. Hâlâ bunları yiyen var!

Faiz batağı

Ülkede faize karşı, faiz ile mücadele eden bir ekonomi yönetimi olduğunu sanıyorsunuz değil mi? Beraber bakalım o zaman faiz düşmanlarının yarattığı tabloya…

Ülke ekonomisi her 100 liralık anapara borcuna karşılık 143 lira faiz ödeme mecburiyetiyle karşı karşıya…

Nasıl yani? Hazine ve Maliye Bakanlığı açıkladı resmi verileri…

Geçen yılın ağustos ayında iç borç anapara stoku 1.2 trilyon lira, faiz tutarı 699 milyar liraydı

Bu yıl ağustos rakamlarıyla iç borç anapara tutarı 1.7 trilyona lira, faiz ödemesi tutarı ise 2.4 trilyon liraya yükseldi.

Yani bir yılda iç borcun anapara tutarı 524 milyar lira artarken, faizdeki artış 1.7 trilyon lira oldu.

Bakın bu çok sert mücadele etmiş halleri… Ya etmeselerdi?

İç borç stokunun ve faiz yükünün bu noktaya gelmesinde en önemli etkenin kur ve enflasyondaki artış… Zira enflasyon düşecek, kur artmayacaktı. Öyle demişlerdi. Demek olmadı!

Hazine geçen yıl faiz indirimi politikasından önce enflasyonu yüzde 18, döviz endeksli tahvil ihraçlarında dolar kurunu 8.50 lira üzerinden baz alıyordu.

Hay Allah, yüzde 80'e dayanan enflasyon ve 18 lirayı aşan dolar kuru iç borç stoku adeta patlattı. Şansızlık işte! Ne alakası var işi bilmemekle?

Eminim durum çok daha iyi olurdu ekonomiyi kimse yönetmese!