Nazilerin yenildiği gün...

Nazilerin yenildiği gün...

9 Mayıs , 2. Dünya Savaşı sonunda Almanya’nın kayıtsız şartsız teslimiyetini imzaladığı Sovyetler Birliği tarafından Den Pobedi (Zafer günü) olarak ilan edilen ve kutlanan gündür.Nazi güçleri 8 Mayıs 1945’te, Avrupa’nın...

9 Mayıs , 2. Dünya Savaşı sonunda Almanya’nın kayıtsız şartsız teslimiyetini imzaladığı Sovyetler Birliği tarafından Den Pobedi (Zafer günü) olarak ilan edilen ve kutlanan gündür.

Nazi güçleri 8 Mayıs 1945’te, Avrupa’nın neredeyse tamamını büyük yıkıma uğratan 6 yıllık savaş sonrasında, gerilediği Berlin’de kayıtsız şartsız teslimiyet anlaşmasını imzaladı.

Sovyetler Birliği, Moskova zamanına göre 9 Mayıs olan günde zafer ilan etti.

72 yıl sonra bugün, 9 Mayıs başta Rusya olmak üzere çeşitli ülkelerde Zafer Günü olarak kutlanıyor.

73 yıl önce Almanya’nın başkenti Berlin’deki Reichstag binasına Sovyetler Birliği’nin kızıl bayrağı dikildi. Faşizmin göbeğine saplanan bu bayrak, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin Anayurt savunmasından saldırıya geçip faşist Almanya’ya karşı savaşta kazandığı zaferin bir sembolü olarak dünya tarihine geçti.

1939-1945 yılları arasında yaşanan 2. Dünya Savaşı’nda yaklaşık 70 milyon insanın hayatını kaybettiği tahmin ediliyor, Sovyetler Birliği’nin asker ve sivil can kaybı ise yaklaşık 27 milyon…

zafer.jpg

ALMANYA'DA FAŞİZME GÖZ YUMULDU
Faşistlerin İtalya'da iktidarı ele geçirmesinden 10 yıl sonra, 1933 yılında Nazi Partisi Almanya'da iktidara geldi. Devleti ele geçirmeye giden yolda her türlü entrikayı çeviren Nazi Partisi, Alman sermayesinden büyük destek gördü.

Birinci Dünya Savaşı'ndaki yenilgisinin ardından imzaladığı ağır anlaşmalarla silahlanmasına sınır getirilen Almanya'nın, uluslararası işçi sınıfı hareketine ve SSCB'ye karşı Avrupa'da kapitalizmi korumak için bu anlaşmaları ihlal etmesine ve hızla militaristleşmesine göz yumuldu. Naziler iktidardayken dahi ABD'li şirketler Almanya'ya büyük yatırımlar yapmaya devam ettiler.

19-004.jpg

Nazi Almanyası ve Mihver güçleri olarak anılan faşist ordular, adeta herhangi bir direnişle karşılaşmadan Polonya'yı, Paris dahil olmak üzere Fransa'nın yarısını, Yunanistan'ı, kısacası Avrupa'nın büyük bir kısmını ele geçirdi.

Nazi Almanyası'nın ilerleyişine herhangi bir direniş gösterilememesinin altındaysa Alman savaş makinesinin gücünden çok, Avrupa hükümetlerinin baş düşman olarak işçi sınıfı hareketini ve Sovyetler Birliği'ni görmesiydi.

İkinci Dünya Savaşı'nın hemen öncesinde Fransa'da muhabir olan İlya Ehranburg, Paris Düşerken adlı romanında Fransa'daki burjuva siyasetçilerinin içerisinde bulundukları çürüme ve ihaneti çok etkileyici bir şekilde anlatıyor.

DÖNÜM NOKTASI: STALİNGRAD
Elbette ihanetin yanında direniş de vardı. Nazi işgalinden sonra Fransa'da, Yunanistan'da, Çekoslovakya'da, Arnavutluk'ta ve Yugoslavya'da büyük direniş örgütleri kuruldu.

Ancak savaşın seyrini değiştiren gelişme ABD ve İngiltere gibi emperyalist güçleri de Nazi Almanyasına karşı geniş kapsamlı bir çıkarma operasyonu düzenlemek zorunda bırakan Stalingrad zaferi oldu.

Yaklaşık 1 milyon 100 bin Sovyet askeri çarpışmalarda hayatını kaybetti. Çarpışmalarda ölen sivil halkın sayısı da inanılmaz boyuttaydı. Kuşatmadan önce 500 bin olan Stalingrad nüfusu, savaş bitiğinde bine inmişti.

CANAVARA SAPLANAN STALİNGRAD KILICI
Almanlar 900 uçak, 500 tank, 5 bin top ve daha büyük miktarlarda daha pek çok teçhizat kaybettikleri Stalingrad Savaşı'nda büyük bir darbe aldılar ve moral üstünlüğü de kaybettiler.

Stalingrad'ın ardından Kızıl Ordu'nun savaşın seyrini değiştirdiğini ve Nazileri önüne katarak Berlin'e doğru ilerlediğini gören "Müttefikler", savaş sonrasını düşünerek Nazi Almanyasına karşı askeri çabalarını yoğunlaştırdılar.

1933'ten itibaren gerçekleştirdiği diplomatik temasları ve faşizme karşı ortak mücadele çağrıları sonuçsuz kalan SSCB, Stalingrad Zaferi'nin ardından Tahran Konferansı'nda ABD ve İngiltere'yi masaya oturmaya zorladı.

Tahran Konferansı'nın ilginç olaylarından biri, Britanya halkının Stalingrad'ı savunan savaşçılara saygısını ifade etmek üzere Kral tarafından dövdürülen Stalingrad Kılıcı'nın takdim edilmesi sırasında yaşandı. Churchill'in sunduğu, üzerinde "Stalingrad'ın çelik yürekli yurttaşlarına" yazan kılıcı alan Stalin, bir jest yaparak kılıcı öptü.
 Stalingrad Zaferi'nden iki yıl sonra hiç bitmeyecekmiş gibi hissedilen Nazi kabusu son buldu. İtalya'daki Ulusal Faşist Parti'nin iktidara geldiği 1922 yılından, Reichstag'a kızıl bayrağın dikildiği 9 Mayıs 1945 tarihine kadar geçen 23 karanlık yılın ardından, eğrisiyle doğrusuyla, tarihte yeni bir sayfa açıldı.

Öte yandan 1922'de ve 1933'te faşizmi iktidara taşıyan ve insanlığın başına musallat eden sermaye sınıfı, en sevdiği hizmetkarlarına mal olan ağır bir darbe almış olsa da, yenilmedi. Pek çok Nazi işkencecisi, İkinci Savaş'tan sonra ABD ve İngiltere tarafından Sovyetler'in ve Nürnberg Mahkemesi'nin elinden kurtarılarak CIA operasyonlarında ve savaş sanayisinde kullanılmak üzere işe alındı.

Dünya