NELER OLUYOR? Diyanet, sigara 'haram' diyemedi

NELER OLUYOR? Diyanet, sigara 'haram' diyemedi

Erdoğan sigaraya haram dedi. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş daha da ileri gitti; alkol ve uyuşturucu ile eşdeğer gördü. Ama Diyanet’in fetva veren kuruluna bunu kabul ettiremedi. Din İşleri Yüksek Kurulu sigaraya haram demedi.

Ömer ŞAHİN - Ankara

Bugün size diyanet ve siyasetin işin göbeğinde olduğu ama aslında sağlıkla ilgili bir konudan bahsedeceğim.
Ankara’da epeydir konuşulan bir konuydu. Üst üste yapılan fahiş zamlar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözleri üzerine yürüyen polemikler sayesinde yeniden hatırladım.
Konumuz sigara…
Hani, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın, 'içmeyin, haramdır' dediği sigara.
Peki, bu konuda Diyanet yani fetva makamı konumundaki Din İşleri Yüksek Kurulu ne diyor? Cumhurbaşkanı hatta Diyanet İşleri Başkanı ile aynı görüşü savunmuyor olabilir mi?
Bu sorunun cevabını ve hikayesini sona bırakıp önce tütünün/sigaranın din ve yasalarla ilişkisine dair kısa bir yolculuk yapalım.

Sigara içen canından oldu

Osmanlı Padişahı 4.Murat’ın tütün yasağını hepimiz biliriz. 1633 yılında Cibali’de çıkan yangın İstanbul’un neredeyse beşte birini kaplamış şehre büyük hasar vermişti. Bunu fırsat bilen 4.Murat faturayı tütüne kesince kahvehaneleri kapatmış tütünü yasaklamıştı. O kadar sert uygulanmıştı ki yasak… Padişah kılık değiştirip bizzat denetimlere çıkıyor. Kahvehane, meyhane basıyordu. Tütün içtiği görülen çok sayıda insan canından olmuştu. Adı bugün “yasak” ile anılan Padişah 4.Murat tütüne karşı mücadeleyi neredeyse devleti ayakta tutacak ‘beka’ meselesi görmüştü. Padişahın bu keskin tutumunda dönemin etkin dini grubu Kadızadelilerin de büyük etkisi vardı. Onlara göre tütün hatta kahve bile haramdı.

İki ayrı fetva

Fetva da hazırdı. Şeyhülislam Ahizade Hüseyin Efendi tütün yasağına uymayanların katlinin vacip olduğu fetvasını vermişti bile. Alkol ve tütün yer altına inmişti iyice. Her yasak gibi bu da çözüm olamadı. İnsanlar gizlice içmeye devam etti. Yakalanan canından oldu. Bir süre böyle devam etti. 4.Murad’ın ölümünden sonra yasağın etkisi azaldı ve 1649 yılında Şeyhülislam Bahâî Efendi'nin tütünün “mubah olduğuna” dair fetva vermesiyle de son buldu.

Erdoğan'ın sigarayla savaşı

Günümüze gelince…
Kısa bir süre önce yine tütün yasağı ile tanıştı Türkiye. Doğrusu bu yasak Osmanlı dönemine benzemiyordu ve toplumun geniş kesiminden destek görüyordu. Çağdaş batı ülkelerinde örnekleri görülen insan sağlığını korumaya dönük düzenlemeler olarak sunulmuştu. 19 Ocak 2008 tarihinde yayınlanan 5727 Sayılı Kanun ile ev hariç tüm kapalı alanlarda tütün mamülleri yasaklanıyordu. Türkiye, 'dumansız hava sahası'na giren 3.ülke olmuştu. Daha sonra yasak genişledi 2013 yılında taşıtların içinde de sigara içilemez oldu. Yasağa uymayanlara idari para cezası da kondu.

Kapalı alanlarda sigara yasağı düzenlemelerin kararlı bir şekilde çıkarılmasında şüphesiz dönemin Başbakanı olan Recep Tayyip Erdoğan’ın sigaraya karşı bakışı etkili olmuştu. Meclis’te kendisi gibi düşünen Sağlık Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Cevdet Erdöl’ün varlığı da yasal düzenlemelerin hızla hayata geçirilmesini kolaylaştırmıştı. Erdoğan, nerede sigara içen birisini görse bırakmasını tavsiye ediyor hatta cebindeki paketin üzerine yazı ile sigarayı bırakacağına dair imza attırıyordu. Bunu sokakta elinde cebinde sigarayla gördüğü vatandaşa da; bakan, milletvekili, vali aynı şekilde kimi görse yapıyordu. Bu yöntemle söz alarak çok sayıda isme sigara bıraktırdı. Çok yakınında olup sigarayı bıraktıramadıkları da oldu. Eski milletvekili, danışmanı Hüseyin Besli gibi. Yine de kimse yanında sigara içemedi. Kimi danışmanları ve bakanlar purolarını hep Erdoğan’ın göremeyeceği yerlerde gizlice tüttürmek zorunda kaldılar.

Yeni tartışma: Sigara haram mı?

Kim ne derse desin bazı tiryakiler mırın kırın etse de yasak toplum tarafından benimsenmişti. Hakkını yemeyelim bu konuda ilk uyarı ateşini yakan isim usta sanatçı rahmetli Neşet Ertaş olmuştu. ATV ekranlarında canlı yayına birlikte katıldığı Başbakan Erdoğan’ın yüzüne karşı, “Garibanın cuvarasından ne istiyorsunuz Başbakanım?” diyerek zamları da yasakları da eleştirmişti.

Sağlık ve hukukun sorunu olarak tartışılan sigara son birkaç yıldır dini tartışmanın merkezine yerleşti. Sağlığa etkisinden çok dini hükmü “haram, helal” boyutu konuşulur oldu.

Bunu başlatan da yine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan oldu. 20 Ekim 2019 tarihinde Rize Tanıtım Günleri’ne katılan Erdoğan sigaranın dini açıdan haram” olduğunu açıklamıştı: 
Ben Cumhurbaşkanı olarak sevdiklerime diyorum ki; inanın bu haramdır. Kasaya, emanet-i ilahi olan bu vücuda zararı var mı? Var. Doktorlar da burada. Öyleyse haram…

Erbaş: Sigara eşittir uyuşturucu

Cumhurbaşkanı net konuşuyordu. Dini hüküm dile getirilince gözlerin çevrildiği makam Diyanet olacaktı. Öyle de oldu. Kurumsal bir açıklama yerine Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın açıklaması yansıdı medyaya. Erbaş Hoca’nın iki açıklaması var bu konuda. İlki 1 Haziran 2021 tarihinde. Sigaranın haram olduğunu söylüyor. 11 Şubat 2022 de ise daha da net konuşuyor: Alkol ve uyuşturucu neyse sigara da odur.

Tütün/sigara dinen haram mıdır? Bu soruya belki yüzyıllardır cevap aranıyor. İslam inancına göre haram ve helalin neler olduğu Kuran'da  yazıyor. Haram, dince günah kabul edilen yasak anlamına geliyor. Tütünle ilgili böyle bir ibare yok. O yüzden din bilginleri kendilerince yorumlar yapmış. Yıllarca Diyanet’in tepe yönetiminde görev almış AK Parti milletvekilliği de yapmış bir siyasetçi ile görüştüm. Özetle söylediği şuydu:

Dinimizde sigaraya haram denmiyor. Kuran’da böyle bir hüküm yok. Yiyiniz, içiniz israf etmeyiniz ve benzeri ayet ve hadisleri yorumlayan din alimlerinin çoğunluğu sigaranın ‘tahrimen mekruh’ olduğunu söylemiştir. Sağlığa zararı, israf olduğu düşünülmüş içilmesi tavsiye edilmemiştir. Dinen ‘haramdır’ diyemeyiz.

Tütün konusunda tarihte birbirine zıt iki fetvayı görüyoruz. Katline fetva veren Şeyhülislam Ahizade Hüseyin Efendi’ye göre tütün haram ve içenlerin katli de vacipti. Şeyhülislam Bahai Efendi ise tütünü dinen ‘mübah’ yani sakıncasız görmüş ve yasağı sona erdirmişti.

Fetva krizi: Diyanet 'haram' diyemiyor

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın dini konularda fetva yetkisi Din İşleri Yüksek Kurulu’na ait. Vatandaşlar da Alo Fetva aracılığıyla herhangi bir konuda soru gönderip bunun dini açıdan hükmünü öğrenebiliyorlar. Diyanet bu konuda ne demiş, sigarayı ‘haram’ mı görmüş diye baktığımızda ortaya ilginç bir durum çıkıyor.

Din İşleri Yüksek Kurulu, “Sigara içmenin hükmü nedir?” sorusuna bakın nasıl cevap vermiş:

Son yıllarda yapılan birçok araştırma sigaranın insan sağlığı üzerinde pek çok zararlı etkisinin olduğunu bilimsel olarak ortaya koymuş bulunmaktadır. Bazıları ölümcül olmak üzere çok sayıda hastalığın sebebi olması itibariyle sigaranın mübah görülmesi düşünülemez. Bazı alimler; sigaranın "tahrimen/harama yakın mekruh" olduğunu söylemişlerdir. Günümüzde bir çok alim ve fetva meclisi, kişinin kendisini tehlikeye atmama ve öldürmeme, başkalarına zarar vermeme, zararı giderme, sağlığı koruma yönündeki temel ilkeleri esas alarak sigaranın haram olduğu görüşündedir. Dolayısıyla bir Müslümanın, pek çok zararı bünyesinde barındıran sigarayı içmesi caiz değildir.

Görüldüğü gibi Diyanet İşleri Başkanlığı sigaraya net bir şekilde “haram” demiyor. Sadece “caiz değildir” diyor. Yıllardır genel kabul gören “tahriren mekruh” yani haram değil ama içilmez ise iyi olur anlamında bir fetva bu.

Belki de bu yazının en kritik noktası şimdi yazacaklarım. İktidar cenahında çok sayıda ismin konuştuğu bir mevzu bu. Anlatılanlara göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “sigara haramdır” sözünün ardından benzer açıklama yapan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş hoca bunun fetvasını almak istemiş. Danışmanını Anadolu’nun bir şehrinde kanaat önderi denebilecek bir Nakşi Şeyhi’ne de göndermiş. Nakşi Şeyhi, sigarayla ilgili, “Haramdır diyemeyiz. En fazla içmeyin ya da içiyorsanız azaltın diyebiliriz” demiş. Daha da önemlisi Din İşleri Yüksek Kurulu da Erbaş Hoca’ya karşı çıkmış. Sigara haramdır diye bir fetva vermemiş. Sigara için haram yerine caiz değildir hükmünü vermiş.

Daha önce oldu mu böyle bir şey bilmiyorum ama Diyanet İşleri Başkanı kesin ve net bir şekilde haram dediği bir konuyu Diyanet’e kabul ettiremiyor. O zaman şöyle bir tablo ile karşı karşıya kalıyoruz: Sigaranın dini açıdan haram olduğu Diyanet’in fetvası değil Diyanet İşleri Başkanı’nın şahsi görüşü oluyor. Nereden baksak ilginç bir durum…

Yasak ve zamlar işe yaramıyor

Bu satırların yazarı sigara içmiyor ve kapalı alan yasağını genel olarak desteklemiş birisi. O yüzden “tiryaki”lerin neler yaşadığını yeterince hissetmiyor olabilir. Yine de son yapılan zamların ve söylenen sözlerin onların iç dünyalarında ne denli fırtınalar kopardığını tahmin edebiliyorum. Bu tartışmaların ardından sigara fiyatlarına bakınca şaşkınlığım arttı. Bu kadar pahalı olduklarından habersizdim. En ucuz sigara paketinin 25 TL civarında olduğunu gördüm. İstatistiklere göre halkımızın yüzde 15’i günde en az 1 paket sigara içiyor. Bu da neredeyse aylık asgari ücretin beşte birine karşılık geliyor. Hele tek maaşın ve birden fazla sigara içenin olduğu aileler için büyük bir yük.

Hükümet’in “tiryaki”ye acıyacağı yok. Bundan keyif alır hali bile var. O yüzden sık sık alkollü içecek ve sigaraya zam geliyor. Bunun “Kötü alışkanlıklara karşı caydırıcı” olduğunu düşünenler fena halde yanılıyorlar. İstatistikler bize bunu söylüyor.

Daha iki gün önce açıklanan OECD verilerine göre, 15 yaş üzeri sigara kullanımında dünya birincisi çıkmışız. (https://www.haberturk.com/15-yas-ustu-nufusta-sigara-kullanimi-3455028).

Google’dan sigara içimine dönük istatistikleri tarıyorum:

2004 yılında sigara tüketiminde 30.sıradaymışız.
2016 sigara içme oranları, %24 ile dünyada 10. Sırada görülüyoruz.
Ocak 2002 yılında yapılan araştırmada ise Bulgaristan’ın ardından Avrupa ikincisi çıkmışız.
Türkiye’de insanımızın yüzde 27.3’ü sigara kullanıyor.
Yüzde 15’i günde bir paket tüketiyor.
Avrupa Birliği ortalaması yüzde 18.4.
En az sigara tüketiminin İskandinav ülkeleri olduğunu da söyleyelim.
Ocak 2022’de Türkiye, Bulgaristan’ın ardından Avrupa’da ikinci. Yüzde 15’i günde bir paketten fazla içiyor.

Velhasıl… Ne yasaklar ne de zamlar çare olmamış, “tiryaki”yi yolundan döndürmemiş.

Önceki ve Sonraki Haberler
Gündem