Putin Dünya’ya ne mesaj verdi?

Putin Dünya’ya ne mesaj verdi?

Rusya Devlet Başkanı Putin ülkesinin Ukrayna’yı işgal girişiminin 75’inci gününde tüm dünyanın merakla beklediği “Zafer Günü Geçit Töreni” konuşmasını yaptı. Gazeteci Mehmet Kancı, Putin'in konuşmasının şifrelerini Gündeme Dair Her Şey için yazdı.

Konuşmanın içeriği Moskova’nın Kızıl Meydan’ına sinen coşkudan yoksun hava kadar zayıftı. Putin ne bir zafer ilanıyla “özel operasyonun” bittiğini duyurdu, ne de Ukrayna’ya daha geniş çaplı bir saldırının mesajını verdi. Peki Ukrayna’daki savaşın geleceğine dair bugün Kızıl Meydan’dan ne çıktı? 

Öncelikle Putin her ne kadar “genel seferberlik” ifadesini kullanmasa da Ukrayna’daki savaşta ölen askerlere ve onların ailelerine dair hem devletin, hem hükümetin hem de yerel yönetimlerin sorumlulukları olduğunu ve bu konuda bir kararname imzaladığını ilan etti. Konuşmasında, İkinci Dünya Savaşı sırasında Stalin’in sıklıkla vurgu yaptığı “anavatan savunması” kavramına da başvurdu. Bugün Ukrayna’da sürdürdükleri mücadeleyi İkinci Dünya Savaşı’nda Nazi Almanyası’na karşı verilen mücadele ile özdeşleştirerek aslında seferberlik demeden seferberliğin yürürlükte olduğunu dile getirdi. 

Putin’in savaşın gidişatına dair mesajı ise “mücadelenin kesintisiz süreceği” yönünde oldu. Sahada başvurulacak seçenekler konusunda elindeki kozları bu aşamada masaya sürmeyen Rusya Devlet Başkanı, NATO’nun genişleme politikaları devam ettiği sürece geri adım atmayacaklarını ilan etti. Ukrayna’da başlattıkları “özel operasyonun” başından itibaren gündeme getirdiği, Kiev yönetiminin nükleer silah edinme amacında olduğu iddiasını tekrarladı. Mağdur pozisyonundaki ülkenin Rusya olduğuna dair yaklaşımını savunmaya devam etti. 

Ukrayna ordusunu ve çeşitli ülkelerden onlara yardıma gelen gönüllüleri Neo Nazi olarak niteleyen Putin, Donbas bölgesindeki ayrılıkçı Rus güçlerine ve bölgedeki Rusya Silahlı Kuvvetleri mensuplarına seslenerek 2. Dünya Savaşı’nda alınan dersleri hatırlamalarını istedi. Bu ifade Donbas bölgesi ve Azak Denizi çevresinde Rus ordusunun tutunması için Moskova’nın sahadaki askerlerinden daha fazla fedakarlık beklediği şeklinde yorumlanabilir.

Putin’in konuşmasında ABD ve NATO’nun başlıca hasımlar olarak işaret edilmesi yakın gelecekte mücadelenin Ukrayna toprakları ile sınırlı kalmayacağının göstergesi olabilir. Rusya, Avrupa’nın ABD-İngiltere ikilisi ile konsolide olmasına yanıt olarak enerji silahını daha etkili kullanmaktan çekinmeyecektir. Kendisine sağlanacak güvenlik garantileri kapsamında Batı ile eşit şartlarda bir ilişki istediklerini vurgulayan Putin diyalog kapısının açık olduğuna da vurgu yaptı. 

Genel bir perspektiften bakacak olursak Putin’in Kızıl Meydan’daki konuşması hasımlarını caydırmaktan ve müttefiklerini coşturmaktan uzaktı. Hiç şüphesiz Kızıl Meydan’daki protokolün detaylarına ve vücut dillerine ilişkin olarak önümüzdeki günlerde daha detaylı analizler yapılacak belki de Kremlin Sarayı içerisindeki anlaşmazlıkların 9 Mayıs Zafer Günü törenlerine yansıyan olumsuz izdüşümlerine dair ayrıntılı bilgilere ulaşılacaktır. 

Zafer Günü’ne dair akıllarda kalacak belki de en ilginç ayrıntı geçit resmi başlamadan yarım saat kadar önce Kremlin Sözcüsü Peskov aracılığıyla hava unsurlarının törene katılmayacağı yönünde yapılan açıklamaydı. Buna gerekçe olarak olumsuz hava koşullarının gösterilmesi ise halihazırda Rus ordusunun cephedeki kabiliyetlerinin sorgulandığı bir ortamda daha da fazla şüphe çekti. Bir başka soru işareti ise herhalde Putin yönetiminin Moskova’nın güvenliğini sağlama kabiliyetinin olup olmadığına dair ortaya çıkmış olsa gerek. Şüphesiz Rus hava unsurlarının geçişi sırasında Ukrayna ordusunun eline ulaşmış bol miktardaki omuzdan fırlatılan hava savunma füzelerinden birinin Moskova’da zuhur etmesi, cephedeki skandalların anavatan topraklarına taşınması bakımından daha derin bir hayal kırıklığı yaratırdı. 

Önceki ve Sonraki Haberler
Gündem